Burası Türkiye’nin en bilinen benzin istasyonlarından birinin şadırvanı. Dışarısı pırıl pırıl, her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ama sıra mescide, şadırvana geldiğinde bize reva görülen yer maalesef burası. Böyle bir ortamda abdest almak zorunda bırakıyorlar insanları. Müslüman bu zillete layık değildir!
Asıl acı olan ise, bu durumu görüp sessizce yolumuza devam etmemiz. Artık mescitlerimiz konusunda köklü bir zihniyet değişimine ihtiyacımız var. Biz sustukça, görüp geçtikçe, sorumluluk almadıkça bu görüntüler değişmeyecek.
Lütfen böyle manzaralarla karşılaştığınızda sessiz kalmayın! Yetkilileri çağırın, şikayetinizi bildirin ve düzelene kadar takip edin. İşletmeler, vitrinlerine ve tuvalet temizliğine verdikleri önemi mescitlerine ve abdesthanelerine de yansıtmak zorundadır. Bu alanlara verilen değerin, müşteriler için önemli bir tercih sebebi olduğunu bilmelidir.
📍 Bu düzeni değiştirmek bizim elimizde. Sessiz kalma, bu harekete destek ol! #MescidimiTemizTut
@yeniakit Güncel meselelerden bir şeyler bulamadığında 15 yıl geçmişide, 30 yıl geçmişide kurcalayabiliyor. İnanılmaz haberler okumaya başladım bu haber kanalında. Gerçekten çok şaşırıyorum artık bazı haberlerinize.
@yeniakit Adam yerli olup ama kendi toplumuna zehir yediren, siyonist markaların Türkiye pazarında reklam ayağı olan BÜYÜK,TANINIR,REKLAM VEREN,BİRİLERİNİ BESLEYEN, Büyük firmaların karşısında durduğu için sizin canınızı neden sıkmış anlamadım. İnsan birini ezmek istesin yeterki!
Adana Şehir Hastanesi haberi sonrasında doktorlardan mesaj ve mail almaya başladım.
Bir doktordan gelen mesaj böyle.
Konya'da yaşanan mesaj skandalı zaten bilinen gerçeği ispat etmişti. Vatandaşın şüphesi hep haklı çıktı. Yetkililer buna kulak vermeli ve yeni düzenlemelere gidilmeli.
Tıpış tıpış, paşa paşa insanların haklarına saygı duymayı öğreneceksiniz. Öyle padişahım çok yaşa yok! Oranın bir Devlet kurumu olduğunu, vatandaşların haklarını gözetmek mecburiyetinde birer memur olduğunuzu unutmayacaksınız. Birileri çıkar, kurmaya çalıştığınız tiranlığı yıkar.
Güvenlik kameraları hastayı haklı çıkardı.
Haklarında beyaz kod verildi. Savcı da hasta ve eşini haklı buldu.
Karşı dava açan hastanın kocası Burak U. Şehir Hastanesindeki doktorların kurduğu düzenin iç yüzünü ifşa etti:
“Raziye N. isimli doktordan özellikle kadın olduğu için randevu aldık. Eskiden erkek doktorlarla ilgili bir problemimiz yoktu. Ancak son zamanlarda çıkan bazı sapkınlık haberleri, Balcalı Hastanesi'nde tüp bebek tedavisi sırasında bir doktorun spermini yüzlerce kadın hastaya enjekte etmesi iddiası ve erkek asistanların haberlerde yer alan WhatsApp yazışmaları bizde ciddi bir güvensizlik oluşturdu.
Bu nedenle Adana Şehir Hastanesi'nde kadın hastalıkları bölümünde Raziye Hanım'a randevu aldık. Ancak hastaneye gittiğimizde, her zaman olduğu gibi doktorların odalarında olmadığını gördük. Kadın doktordan randevu almamıza rağmen içeride erkek asistanlar vardı.
Bunun üzerine Hasta Hakları birimine çıktık. Hassasiyetimizi tekrar dile getirerek yasal hakkımızı kullanmak istediğimizi söyledik. Bize Raziye Hanım'ın işi olduğu, muayeneyi asistanı Sibel Hanım'ın yapacağı söylendi. Kadın olduğu için ve sonuçların her şekilde Raziye Hanım'a gideceği belirtilince, kadın doktor olması ve mahremiyet şartıyla bunu kabul ettik.
Daha sonra aşağı indik. Randevu saatinde eşim içeri çağrıldı. Ancak içeri girdiğinde kim olduğunu bilmediğimiz erkeklerin de içeride olduğunu gördü.
Jinekolojik muayenenin doğası gereği mahremiyet hakkı olduğunu düşünüyoruz. Doktorlar bunu ne kadar inkâr etse de kanunen hastanın mahremiyet hakkı var.
Eşim bu durumdan rahatsız olduğunu ve kadın doktor tarafından muayene edilmek istediğini söyledi. İçeride bulunan erkek doktorlar ise laubali bir şekilde, 'Sadece tedavi amacıyla buradayız' şeklinde konuştu.
Bunun üzerine ben de devreye girerek eşimin mahremiyet hakkını kullandığını, erkeklerin dışarı çıkmasını istediğimi söyledim.
Bizim iddiamız şu: Doktorlar hastanede kendi kurallarını oluşturarak kanunun dışında hareket ediyor. Biz de yaşananları ispat ettik.
Muayenenin ardından hakkımızda Beyaz Kod verildi ve tehdit ve hakaret suçlamalarıyla karakola götürüldük. Ancak kamera kayıtları çok uzun süre incelendi. Savcı bizi doğrudan serbest bıraktı.
Biz de bunun üzerine karşı dava açtık.
Sonrasında, kanunen hakkımız olduğunu düşündüğümüz şekilde Raziye Hanım'ın gelmesi gerekti ve kadın asistanla birlikte muayene gerçekleştirildi. Ancak yine Beyaz Kod verilerek tehdit ve hakaret iddiasında bulunuldu.
Fakat hastanenin kamera kayıtları olayın en başından sonuna kadar vardı. Görüntüler incelendiğinde bizim hakkımızdaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.”
@1966platformu Görüntüler Sakarya deplasmanı 2005/2006 olması lazım. Maç 21:00'da bitmiş, yaşanan bu üzücü olayların ardından Gece 03:00'da askeri birlikler gelip, emniyetten stadı devralarak stattan çıkartmışlardı. Artık gerginliklere gerek yok. Herkes birbirini kelimelerle anlıyor.
@yescontextKs66 İlk görüntüler Sakarya deplasmanı 2005/2006 olması lazım. Maç 21:00'da bitmiş, yaşanan bu üzücü olayların ardından Gece 03:00'da askeri birlikler gelip, emniyetten stadı devralarak statdan çıkartmışlardı. Artık gerginliklere gerek yok. Herkes birbirini kelimelerle anlıyor.
Her nimet bir şükür ister. Bir Müslüman için en büyük nimet, Hz. Muhammed'in (sav) ümmetinden olmaktır. Bu nimet de şükür ister. Bu nimetin şükrü;
Allah resulünü (sav) tanımak, sevmek, sevdirmek, onun sünnetini hayat yolu olarak benimsemek ve onun davasını dert edinmektir.
Üç kuruş için sistematik bir soykırımı örtbas etmeye çalışıyorlar.
Bir gazetecinin bu şekilde kalemini satması, bir fahişenin bedenini satmasından çok daha iğrenç bir durum.
Nasıl bir tiyatro bu ya?
TFF başkanı, “en yüksek koruma statüsündeki SİT alanı” ilan edilen Bargilya Sulak Alanı’na 4000 villa dikmek için Milli Takımı resmen kullanıyor. Biraz baktım, Ağaoğlu bu bölgeyi 20 yıldır imara açmaya çalışıyormuş. İzinlerin alındığı da kesinlikle yalan.