1️⃣⚠️ Çok önemlidir⚠️
Kesinleşmiş mahkumiyet kararlarına karşı CMK m.308 kapsamında itiraz yoluna gidilmesi ile ilgili bir dilekçe örneğidir. TALEP bölümünü dikkatlice okuyunuz! Ceza ve tazminat davalarında delil olarak kullanılacak bu dilekçeler MUTLAKA kayıtlara girmelidir.
👇
Manevi tazminat davası nasıl açılabilir ve ne miktar istenebilir ?
Öğretide ve yargıda bu konu üzerinde fazla durulmamıştır. Biz yıllardan beri manevi tazminatın ölçüsü üzerinde çalışmalar yapıyoruz ve çözümler üretiyoruz.
Aşağıda önce manevi tazminat davasının nasıl açılabileceği konusunda görüşlerimizi açıklayacağı ve önerilerde bulunacağız. Daha sonra ne miktar istenebileceğine ilişkin çalışmalarımızı açıklayacağız ve maddi tazminat benzeri hesaplama örnekleri vereceğiz.
Manevi tazminat davası nasıl açılabilir ? Bu konuda üç seçenek sunuyoruz.
1) Birinci seçenek:
Trafik ve iş kazası gibi zamanaşımı süreleri uzun maddi tazminat davalarında, kusur oranları ile bedensel zararlarda güç kaybı oranı belli olduktan, destek tazminatında hak sahipleri ve pay oranları belirlendikten, hatta dava çok uzun sürmemişse, sonuçlandıktan; böylece kusur ve sorumluluk dereceleri ile zararın kapsamı belli olduktan sonra, az çok bir değer ölçüsü ortaya çıkacağından, ayrı bir dava açılarak manevi tazminat istenmelidir.
2) İkinci seçenek:
HMK. 106.maddesine göre bir tespit davası açılıp, kusur ve sorululuk ile beden gücü kayıp oranının belirlenmesi istenebilir. Destek payları için bir tespite gerek yoktur.
Her ne kadar, yargıda yerleşmiş anlamsız bir zihniyetle, yıllardan beri tespit davaları çoğu kez “hukuki yarar” yoktur denilerek geri çevrilir ise de, iş kazalarında Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu kararlarına karşı açılan “tespit davaları” örnek gösterilebilir. Böylece tespit davasında, (yukarda ilk seçenekteki açıklamaları yinelersek) kusur ve sorumluluk dereceleri ile zararın kapsamı belli olduktan sonra, az çok bir değer ölçüsü ortaya çıkacağından, gene ayrı bir dava açılarak manevi tazminat istenebilecektir.
3) Üçüncü seçenek:
Tek davada hem maddi ve hem manevi tazminat istenebilir. Nasıl olacak bu ?
Bundan birkaç gün önce yayınladığım “Yeni dava açacaklara uyarılar ve öneriler” başlıklı yazıda, yasa değişikliği Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra, Öğretiden aldığımız destekle, belirsiz alacak davası benzeri bir dava açabileceğinizi söylemiş ve bunun nasıl yapılabileceğini anlatmıştım. Bunu yineleyelim ve dilekçenizi nasıl yazacağınızı bir kez daha açıklayalım:
a) Dava dilekçenizde asla dava türü belirtmeyiniz.
Yalnızca olayı anlatıp, ne istediğinizi açıklayınız.
b) Dilekçenin davacı-davalı başlıklarından sonrası şöyle olsun:
Dava konusu:
Yargılama sonunda toplanacak delillere göre hesaplanacak maddi tazminat tutarının: kusur, sorumluluk ve zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak olan manevi tazminatın (harcı tamamlanmak suretiyle) faiz, masraf ve avukatlık ücretiyle birlikte hüküm altına alınması dileğidir.
Harca esas:
Kısmi istek anlamına gelmemek üzere, Maddi tazminat için : ……TL. Manevi tazminat için:……..TL.
c) Dilekçenin içeriğinde de kimler için ne tür tazminat istediğinizi (destekten yoksunluk, beden gücü kaybı, yaşam boyu bakım gideri vb) istek kalemlerini açıklayınız.
Sorun:
Yukarda önerdiğimiz manevi tazminat davası açma biçimlerini Yargı ve Yargıtay kabul eder mi ? Manevi tazminatın belirsiz alacak davası biçiminde açılmasını, Danıştay kabul ettiği halde, Yargıtay ısrarla kabul etmediğine göre, yukarda önerdiğimiz seçenekleri Yargıya ve Yargıtaya kabul ettirmek kolay olmayacaktır. Tam da Anayasa Mahkemesi 25.12.2024 gün 29-226 sayılı kararıyla HMK, 326. maddesi 2.fıkrasını “manevi tazminat ” yönünden iptal etmişken ve iptal kararının gerekçesinde, istemlerdeki belirsizlik ve ölçüsüzlük nedeniyle manevi tazminatın “belirsiz alacak davası” biçiminde açılabileceği sonucuna varılmışken ve bu karardan sonra Yargıtay, manevi tazminatın belirsiz alacak davası biçiminde açılmasını kabul etmek zorunda kalacakken, HMK 107.maddesi iptal edilmiştir. Ama, Yargıtay gene de, HMK 326/2.maddesinin iptaline ilişkin gerekçeyi dikkate almak zorundadır. Bu kapsamda yukarda önerdiğimiz dava biçimleri kabul edilmezse, yargıçların temel kültürden, akıl ve mantık yürütme yeteneğinden ve hukukun doğasını kavramaktan yoksun kişiler olduğu sonucuna varacağız. Böyle bir durumda da klasik liselerin yeniden açılmasını ve Hukuk Fakültelerinin meslek okulu gibi değil, bilim yuvası haline getirilmesini bekleyeceğiz.
(Yarın, ne miktar tazminat istenebileceği, manevi tazminata ortak bir ölçü bulunabilir mi, maddi tazminat benzeri bir manevi tazminat hesabı yapılabilir mi konularını işleyeceğiz ve hesaplama örnekleri vereceğiz.)
@avdemirk@yankibuyuksezer Hocam ben bilmiyorum 11. Yargı paketi ile değişen şufa hakkı Rg de yayımlanmadan önce açılan davalarda sıkıntı mı oldu? Bu işçilik eşimin davası bi de riske atmak istemiyorum
Hakkında soruşturma başladıktan sonra kendi rızasıyla yurda dönen kişiye kelepçe takılması açıkça hukuka aykırıdır. Zira kelepçe ancak kişinin kaçacağına veya tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı halinde takılabilir.
Ayrıca, kolluğun kişinin kelepçeli görüntülenmesinin önüne geçmesi gerekirken bu görüntülerin kamuoyuna sızması ise suç teşkil etmekte olup masumiyet karinesinin de özünü zedelemektedir.
@Erkeklerlokali Ya şu videoyu türk kızı çekse çoktan burda sağlık geçmişine kadar dökülüp linç edilmişti siz neyden bahsediyorsunuz hala allah askına gidin bi rus kadınıyla evlenin de kurtulalım zaten sizin gibilerden belki ozaman susarsınız
@pekfenadegil İş etik kuralları türkiyede beyaz yakada asla geçerli değil aşırı dekolte ve aşırı mini giyiyorlar asla bir business dress code ları yok kadın haklı