@gulcanogretmenn sistemi eleştirin sistemin içindeki insanları değil! ayrıca eğitimcisiniz sürekli paylaşımlarınızdan belli ki atanmışsınız da, bişeyler yazmadan önce bi araştırın, alanı olmayan ücretli öğretmenler isterse 30 yıl öğretmenlik yapmış olsun kadro şansı yok
Gizli depresyon çok yorucudur. Çalışıyorsun şaka yapıyorsun, ailenle ilgileniyorsun ama zihinsel olarak çökmüşsün. İçinde bir boşluk hissi var ve bunu hiç kimse bilmiyor.
Çevresel baskı arttıkça insan, yalnızca ne istediğini değil, ne hissettiğini bile sorgular. Zamanla iki yol ortaya çıkar: Kendi ihtiyacını duyabilenler ve başkalarının beklentilerine göre şekillenenler. Bu bir zayıflık değil; çoğu zaman öğrenilmiş bir korunma biçimidir. Bu iki yönelim hepimizde vardır; belirleyici olan hangisinin süreklilik kazandığıdır.
“Sonra yavaş yavaş mantığım değişti. Hatta dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. Vakıa bunlar bir günde olmadı. Hatta çok güçlükle ve adım adım oldu. Hatta çok defa bana rağmen oldu. Fakat oldu.”
27 yaşında, bebeği olan ev hanımı bir kadın bir gününü paylaştı.
“Hamileyken sürekli ‘Bebeğin doğsun, göreceksin.’ diyorlardı. Bebeğim doğdu, hâlâ bir şey göremedim.
30 yaşında telefon başında beni aramasını bekleyeceğim için sürekli onunla takılmak beni hiç yormuyor.”
akışa ne zaman baksam, ya bir çocuk ya da bir kadın cinayeti… ve hep aynı manzara, haklarını aramaya çalışan aileler. neden hep öldürülenlerin yakınları adalet arıyor? hangi ülkede adalet için bu kadar çabalamak gerekiyor ki?.
gerçekten bu sadece bende mi oluyor bilmiyorum ama bazen ortada hiçbir sebep yokken içime kapanıyorum, durduk yere mutsuzlaşıyorum. her şey sönük, anlamsız geliyor. sanki hayat durmuş, etrafımda güzel hiçbir şey kalmamış gibi… ve bir daha da olmayacakmış gibi hissediyorum.
evinde bakıcı artı yardımcısı olan instamomlar nasıl mükemmel anne olduklarını anlatıyor. nice annelere kendilerini yetersiz hissettirdiklerinin farkındalar mı acaba