2027 yılında hayata geçirilmesi hedeflenen kamu personeli ücret reformu, yıllardır göz ardı edilen kamu mühendislerinin haklarının teslim edilmesi için önemli bir fırsattır.
Milyonlarca liralık kamu yatırımlarını planlayan, projelendiren, uygulayan, denetleyen; sahada can ve mal güvenliğinden, teknik kararlardan ve imzalarından sorumlu olan kamu mühendislerinin emeği mevcut ücret sistemi içerisinde hak ettiği karşılığı bulamamaktadır.
Mühendislik eğitimi, mesleki uzmanlık, teknik yetki, hukuki sorumluluk ve işin güçlüğü; özlük haklarında ve ücretlerde karşılık bulmalıdır.
Kamu mühendisliği, sıradan bir memuriyet değildir. Teknik sorumluluğun, liyakatin ve uzmanlığın karşılığı olmalıdır.
Beklentimiz açık: Yeni ücret reformunda kamu mühendislerinin mali ve özlük hakları iyileştirilmeli, mesleki itibarı iade edilmeli ve emeğin karşılığı verilmelidir.
#2027ReformuKamuMühendisi
@RTErdogan@tcbestepe@cbsbb@HMBakanligi@csgbakanligi@memetsimsek@isikhanvedat@senelibrahim_
Kamu mühendislerimiz, mimarlarımız ve şehir plancılarımız... Devletimizin en önemli yatırımlarında onların emeği, bilgisi ve sorumluluğu var. Ancak taşıdıkları sorumluluğun karşılığını ne çalışma hayatlarında ne de emekliliklerinde hakkıyla alabiliyorlar.
Bir köprüden geçiyoruz, bir binada yaşıyoruz, evlatlarımızı okula gönderiyoruz, hastanelerimizde şifa arıyoruz.
O köprünün hesabını yapan bir mühendisimiz var. O binayı tasarlayan bir mimarımız var. O şehri planlayan bir şehir plancımız var.
Hayatımızın her yerinde varlar. Peki hak ettikleri değeri görüyorlar mı?
Maalesef görmüyorlar!
Bakınız, bir mühendisimizin attığı imzanın altında yalnızca kendi adı yoktur. O imzanın altında milletimizin canı var, malı var, evlatlarımızın geleceği var.
Devletimiz bu insanlara büyük sorumluluklar yüklüyor. Milyonlarca liralık yatırımları, binlerce insanın hayatını ilgilendiren projeleri emanet ediyor. Bir hata olduğunda hesabını soruyor, hukuki ve cezai sorumluluğunu hatırlatıyor.
Peki aynı devlet, bu sorumluluğun karşılığını vermeye gelince nerede?
Kamuda çalışan mühendislerimizin, mimarlarımızın, şehir plancılarımızın ücretleri ve özlük hakları yıllar içerisinde hak ettikleri seviyenin gerisine düşmüş.
Yetiştirdiğimiz, okuttuğumuz, tecrübe kazandırdığımız insanlarımız emeğinin karşılığını bulabilmek için özel sektöre, yurt dışına gitmenin yollarını arıyor.
Biz bu memleketin yetişmiş evlatlarını kaybetmek istemiyoruz!
Bir başka haksızlık da emeklilikte yaşanıyor.
Yıllarca devletine hizmet etmiş, memleketin yolunda, köprüsünde, okulunda, hastanesinde emeği olan insanlarımız emekli olduklarında ciddi gelir kayıplarıyla karşılaşıyor.
Çalışırken aldıkları ek ödemelerin önemli bir kısmı emekliliklerine yansımıyor.
Düşünebiliyor musunuz?
Dün milyonlarca liralık bir kamu yatırımının sorumluluğunu taşıyan mühendisimiz, bugün emekli maaşıyla geçinmenin hesabını yapıyor.
Bu, devletimize yakışmaz!
Bir de işin mevzuat tarafı var.
Mühendislik ve mimarlık mesleğinin temel kanuni düzenlemelerinden biri hâlâ 1938 yılına dayanıyor.
1938!
Dünya değişmiş. Teknoloji değişmiş. İnşaat teknikleri, mühendislik disiplinleri, şehirlerin ihtiyaçları değişmiş. Ama biz hâlâ bu mesleklerin yetkilerini, sorumluluklarını ve haklarını günümüzün şartlarına uygun, bütüncül bir kanuni düzenlemeye kavuşturamamışız.
Üstelik biz deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkeyiz.
Mühendisimizin bilgisi, mimarımızın yetkinliği, şehir plancımızın doğru kararları doğrudan milletimizin can güvenliğiyle ilgilidir.
O hâlde burada yalnızca bir meslek grubunun ücretini, özlük hakkını konuşmuyoruz.
Biz milletimizin canını, malını ve geleceğini konuşuyoruz.
Buradan mühendislerimize, mimarlarımıza, şehir plancılarımıza sesleniyorum:
Biz sizin emeğinizi de biliyoruz, sorumluluğunuzu da biliyoruz, yaşadığınız haksızlıkları da görüyoruz.
Anahtar Parti iktidarında Mühendislik ve Mimarlık Meslek Kanunu'nu günümüzün ihtiyaçlarına uygun şekilde çıkaracağız. Şehir plancılarımızı da kapsayan, yetkileri, sorumlulukları ve mesleki hakları açıkça belirleyen bir düzen kuracağız.
Kamuda görev yapan mühendislerimizin, mimarlarımızın ve şehir plancılarımızın ücretlerini taşıdıkları sorumlulukla orantılı hâle getireceğiz.
Çalışırken elde ettikleri hakların emekliliklerine de adil biçimde yansımasını sağlayacağız.
Liyakati esas alacağız. Tecrübeyi koruyacağız. Bilgiyi ödüllendireceğiz. Devletimizin yetiştirdiği nitelikli insan gücünü kaybetmeyeceğiz.
Bizim devlet anlayışımızda insan yetiştirmek kadar, yetiştirdiğimiz insana sahip çıkmak da esastır.
Devlet, milletinin canını ve malını emanet ettiği insanları geçim derdiyle baş başa bırakamaz.
Mühendisimizin hesabına güveneceğiz, mimarımızın çizgisine güveneceğiz, şehir plancımızın bilgisine güveneceğiz.
Onlar da devletlerine güvenecekler.
Çalışırken de güvenecekler, emekli olduklarında da güvenecekler.
Biz, emeğin karşılığını bulduğu, bilginin kıymet gördüğü, sorumluluğun hakkının teslim edildiği bir Türkiye'yi hep beraber kuracağız.
ÖSYM eşdeğer sınav kitapçığını ve optik formunu inceleyecek adaylar için diğer illerde sunmadığı hizmeti Urfa için veriyor ve ayağa hizmet götürüyor.
Kamera kayıtlarının da mahkemeye elden teslim edilmesini kendilerinden rica ederiz.
Tuz koktu, tuz!
Devlet Denetleme Kurulu'nun fon işi bittiyse artık ÖSYM kurumuna geçebilir mi?
Bayram Bey, Devlet Denetleme Kurulu isterse kamera kayıtlarını inceleyebilir demiş. Mahkemeye gelmeyen bu kayıtlarda ne varmış bir de siz mi baksanız @TanrikuluSalih Bey? Her yıl şaibesi bitmeyen bir kurum için sizlere sesimizi duyurmak adına daha ne yapmamız gerekiyor? Vatandaşın sesini biraz dinlemek naçizane iyi olmaz mı?
KPSSdeHataVar
KPSS MAĞDURLARI AVUKATI
#kpsshaksızlığı#kpsslisans
Hakkıyla çalıştığı sınavda hakkı yenen tüm mağdur sınav adaylarımız için 10 Kasım günü adaletin tecellisi için Ankara İdare Mahkemelerinde olacağız. Tüm mağdurları bekleriz. @kerimcemclk@sfr_tkr
Diğer adaylarla herkesin eşit hale getirilmesi...
Gerçekten çok doğru bir söz! Lisans, ön lisans ve ortaöğretim olmak üzere üç ayrı KPSS gerçekleştirildi.
Diğer iki sınav rutin seyrinde tamamlanmışken, lisans sınavına giren adaylar neden fırsat eşitliği ilkesinden mahrum bırakıldı? Neden ilk günden beri şaibe iddialarıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz?
ÖSYM bizi neden yalnız bıraktı?
Adaylar olarak tek talebimiz adalet, şeffaflık ve şaibesiz bir sınav sürecidir!
OSYMyeSorumVar
@edipuzen@BayramAliErsoy
KPSS lisans sınavındaki şaibelerin üstünü nasıl örtebiliriz diye güven vermek istiyor ama geçti o iş. Başta şeffaf davranamadı şimdi aldığı uyarı ile hareket ediyor.
İşin sonunu getirip tüm usulsüzlükleri ortaya çıkarmak da artık bizlere düştü. Bu iş yargıda çözülecek. Yığılma yaşatan adaylar tek tek incelenecek, üstü örtülmeye çalışan her durum açığa çıkarılacak...
Meclis araştırma önergesinin reddedilmesi skandalın bittiği anlamına gelmez! Vekiller gensoru ve dilekçelerle, adaylar ise sosyal medya ve idari yargıyla bu işin peşini bırakmayacak. O Meclis Komisyonu kurulana kadar susmayacağız! MeclisinKonusuKPSS
Hukukçu ve KPSS Vatandaşlık Hocası Özgür Özkınık’tan #kpss2026 isyanı:
"392 kişiyi saklıyorsunuz, eşdeğer soruları gizliyorsunuz, kamera kayıtlarını vermiyorsunuz. Gerçekten o gün Urfa’da bu kadar saklayacak ne oldu?"
Velev ki sorun yok diyelim. Bu sınavı denetleyip 1.7 milyon insanın aklındaki soru işaretleri neden giderilmedi? İnsanların hala sınavı bitmiş değil ve kim ne yapacağını şaşırdı. Oy birliğiyle reddedip sonra bize güvenin demek aklımızla oynamaktır kimse kusura bakmasın.
@profdrorhanates@AKPartiSPBGM@HulyaTerzioglu1@AKGMTeskilat@abuyukgumus@turgutclskn Sayın vekil hiç kulak kabartınız mı? Önünüze gelen kağıdı okumakla vekil olunmuyor. Bu konu niye gündeme geldi. Nedir bu adayların sitemleri. Niye itiraz ediyorlar.Bir kerede olsun bir dinleyin, anlayın, hak verin.Neymiş başka partiden gelen her şeye red verin.Yapmayın ah almayın
Yürütme kanadı yürütememe eylemine göre hareket etmekte ısrar ediyorsa, 1.700.000 adayın da yaklaşık 5.000.000 kişilik çevresiyle birlikte seçim zamanı sergileyebileceği hareketi de göze alıyor demektir.
Lütfen kapımıza da oy için gelmeyiniz...
MeclisinKonusuKPSS
ÖSYM'deki sorunları ve 2026 KPSS süreçlerini araştırma önergemiz AKP MHP oylarıyla reddedildi!
2002'den bu yana yaşanan sınav skandallarının araştırılması, bağımsız denetim ve şeffaflık için Meclis araştırması istedik. Sınavlarda hakkının yendiğini düşünen, itiraz eden, mahkemeye giden, adalet isteyen bütün gençlere sesleniyorum:
Kim sizin yanınızda, kim sizin yanınızda değil görüyorsunuz! Meclis bu iddiaları araştırmayacaksa, ÖSYM'de yanlış gidenleri düzeltmeyecekse neyi konuşacağız? Gençlerimizin geleceğini torpile, şaibeye ve adaletsizliğe teslim etmeyeceğiz!
#KPSSdeKirliEller #KPSSMagdurları #KPSS2026 #KPSSiçinDDKgöreve #KPSShaksizligi #DDKgöreveKPSSincelensin #OSYMistifa #2026KPSS #kpssönlisans #kpsslisans #kpss #ösym @OSYMbaskanligi@herkesicinCHP
NEDEN? NEYİ GİZLİYORSUNUZ?
ÖSYM’deki sınav hataları, soru sızdırma ve kopya iddialarının araştırılması için verilen önerge, TBMM’de AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Neyin ortaya çıkmasından korkuyorsunuz?
Şanlıurfa’da KPSS’ye yeniden alınan 392 kişi kimdi? Hangi kriterlerle seçildiler? Kimlere ayrıcalık tanındı?
Sınav günü Şanlıurfa’da neler yaşandı?
Milyonlarca gencin emeği, alın teri ve geleceği üzerinden yükselen bu şaibe iddialarının üstü örtülemez!
Kimleri koruyorsunuz? Neyi gizliyorsunuz?
#kpss2026
#KPSS