Bir öğretmen intihar ettiğinde, bir MESEM öğrencisi çalışırken kolunu kaybettiğinde, yaşamını yitirdiğinde, kaybolduğunda, bir öğrenci şiddete, bir öğretmen mobbinge maruz kaldığında, bir köyde servis olmadığı için bir çocuk okulu bırakmak zorunda kaldığında, bir çocuk beslenme çantası götüremediği için aç kaldığında, bütün bunlar karşısında ilgili devlet kurumunun yapması gereken ilk şey sorumluluk almaktır. Ardından da bu sorunların tekrar yaşanmaması için her eleştiriyi önemsizleştirmek değil, önleyici ve koruyucu politikaları hayata geçirmektir.
Ağrı’daki öğretmen de, tarlada çalışan çocuk da, okul yolundan dönen öğrenci de kendisini yalnız ve sahipsiz hissetmemeli. Sosyal devlet, sorunları görmezden gelen değil, yurttaşının acısını hisseden, utanan, özür dileyen ve ilk sorumluluğu kendi üstüne alan ve çözüm üretendir. @tcmeb
Yine iddianamenin altında imzası bulunan Savcı Ömür Örücü ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Akdeniz de Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili oldu.
Ankara'da araç muayene istasyonunda çıkan kavgada 20 kişi tarafından darbedilip ardından beyin kanaması geçirerek hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin'in ölümüne ilişkin davada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Davada tutuklu yargılanan sanıklardan Murat Yıldırım tahliye edilirken, Keskin'in ailesi karara tepki gösterdi. Mahkeme, diğer sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 30 Eylül'e erteledi.
Sanıkların savunmalarını dinleyen mahkeme başkanı, bir sanığın "küfür ettiği için yumruk attım" sözleri üzerine, "Siz kabadayı mısınız? Siz teknikersiniz. Aracın önünden çekilmedi diye yumruk mu atıyorsunuz? Siz böyle mi çalışıyorsunuz? Biri size küfür ettiği için yumruk mu atıyorsunuz?" dedi.
Utanç duydum, 20 kişi Polis memurunun üzerine saldırdı ve bunlardan biri tahliye mi edildi? Ee ozaman biz Adalet kelimesini
hayatımızdan çıkaralım!
@adalet_bakanlik
#Polis #Emniyet #MelihOkanKeskin
İBB Davası'nda iş insanı Nihat Sütlaş savunma yapıyor:
💬İhale almak suç gibi gösteriliyor. Televizyonda yatlar katlar anlatılıyor. 2019'dan sonra 16 tane tapusu olmuş yazıyorlar. Çoğu 2019'dan önce miras yoluyla edindiğim tapulardır
https://t.co/GppbuvYUxo
Medya A.Ş.’den ihale almanın suçmuş gibi gösterildiğini söyleyen diyen Nihat Sütlaş, "Televizyonda yatlar katlar anlatılıyor. 2019'dan sonra 16 tane tapusu olmuş yazıyorlar. Öyle değil, çoğu 2019'dan önce miras yoluyla edindiğim tapulardır" dedi.
Hakkında yapılan yayınlara tepki gösteren Sütlaş, "Gidiyorum, ‘şuradan bir ihale ver bana’ diyorum. Sonra kamyonum var, vezneye çekiyorum, parayı dolduruyorlar” ifadelerini kullandı.
2019 öncesindeki mal varlıklarının miras yoluyla geldiğini, 2019'dan sonra sadece bir ofis aldığını onun da inşaat halinde olduğunu söyleyen Sütlaş, "Benim işim ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık olsa, bugüne kadar iş yapamazdım. Selam dahi vermezlerdi” dedi.
Fiyat politikasının firmalara çökmek için bahane olduğunu bir tek ben mi düşünüyorum?
Ya da 2026 yılı enflasyonuna bahane bulmak için gerekli olan günah keçisi bu sefer tavuk mu?
Ekrem İmamoğlu’nun o sözleri yeniden gündemde: “35 yıl sonra benim diplomamı iptal ettirmeye çalışan bu kişi, yarın sizin 40 yıllık, 50 yıllık tapularınıza, arabalarınıza, bankalardaki paralarınıza diplomam gibi çöker.”