Adidas, 2021’de Gazze sınırında yaralanıp sol bacağını kaybeden eski IDF askeri Shalev Biton için tek ayakkabı üretti.
Bazı boykotlarda acaba mı? diyorduk. Sağ olsun Adidas, şüpheye mahal bırakmadı.
Adidas boykot. Almayın, aldırmayın.
Bugün Zabıtamızı Çocuklarımıza Emanet Ettik!
Zabıta Teşkilatımızın 200. kuruluş yılı ve 1-7 Eylül Zabıta Haftası dolayısıyla bugün çok özel misafirlerimiz vardı.
Minik zabıtalarımız iş yerlerinde hijyen kurallarını, ürünlerin son kullanma tarihlerini ve tüketici haklarını yerinde öğrendiler. Özel gereksinimli evlatlarımızın da yer aldığı bu güzel etkinlikte hem zabıtalık görevini tanıdılar hem de bolca eğlendiler. 😊
Zabıta Teşkilatımızın 200. kuruluş yıl dönümünü ve Zabıta Haftası’nı kutluyor, şehrimizin huzuru, düzeni ve güvenliği için fedakârca görev yapan tüm zabıta personelimize teşekkür ediyorum.
İyi ki varsınız minik zabıtalar! ❤️
Ay tümlensin gecelere şan gelsin.
Gövdelerden ığıl ığıl kan gelsin.
Biz ölelim GÖK TURAN'a can gelsin.
Düğünler, şölenler, toylar konuşsun.
Dilaver Cebeci
Sanırım memlekette emeğiyle bir yere gelmiş insana karşı alerjik reaksiyon başlıyor. Ruhi Çenet’i direkt “FETÖ’cü” ilan eden mi dersin, yoksa “Siyonist, etki ajanı” mı. Ne ararsanız var.
Biz çocukken henüz YouTube ve bilgisayarla yeni tanışmışız. Ruhi Çenet YouTube videoları çekerdi. Hatırlarsınız, görüntüsü yoktu, yalnızca sesi gelirdi. Gerilimli ve gizemli olayları anlatırdı, korkardık. Sonra yüzünü gördük derken adam 2012 yılında bu işe başlamış, henüz 20’li yaşlarının başından bu yana içerik üretiyor.
Şimdiye kadar yaptığı belgesellerin bile hakkını tam verememişken, FBI ajanı gibi her şeye hakim olduğunu zannedenler tarafından hakaretlere maruz kalıyor.
Hem “Devletin vardır bir bildiği.” diyorsun hem de FETÖ’cü dediğin kişinin 10 yıldır bir kez olsun ifadeye bile gitmemiş olmasına cevap veremiyorsun.
Hepsine cevap verelim.
Yakın zamanda Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygurlara yönelik videosu silindi. YouTube kanalı olanlar bilir ki hesabı büyütmenin en zor olduğu platformdur. Öyle burada birkaç trol yazısıyla başkalarının içeriklerini paylaşarak ilerleyen bir yer değil.
Telifli bir görsel dahi hesabınızın kapanması için bir sebep. Adam bunları göze aldı.
-Bu kadar kapalı bir topluluğun arasına nasıl girdi?
Ruhi ne ilk ne de son. Daha önce de ABD’de yaşayan Hasidik Yahudiler ile program yapan birden fazla YouTuber var. Ruhi’ye özel değildi.
-Hasidik Yahudiler niye izin verdi?
Çok basit. Propagandalarını yaymak istediler. Milyonlarca insana inançlarını gösterdiler. Bundan daha iyi bir yöntem olabilir mi? Topluluğun arasında çekimlere karşı kaskatı kesilen adamlar da var. Dışarıda açılmak isteyen yeni nesil de var. Ruhi’ye yardımcı olan Hasidik Yahudi de genç bir adamdı.
-Bir video nasıl bir haftada 40 milyon izlendi?
19 milyon takipçisi var. Bugün benim Instagram’da 91 bin takipçim var. 1 milyondan fazla izlenmelerim var. Üstelik arkamda ne bir ajans, ne bir grup, ne de finansal ve manevi bir destekçim var. Ahit Sandığı’nın yerini bulmuş gibi rollere giriyorsunuz.
Kaldı ki Ruhi Çenet’in 182 milyon izlenen içerikleri var.
-Birçok dilde neden yayın yapıyor? Tuhaf değil mi?
Akıllı adam artık maddi güce ulaşmış, içeriklerini globale yayması kadar daha mantıklı ne olabilir?
-Hasidik Yahudiler, İsrail karşıtı, Gazze destekçisiymiş. Bu adam kime hizmet etti?
Hadi ya? Birkaç istisna örnek üzerinden mi karar verdiniz? İçerikte bile “Tanrı İsrail’i korusun.” diyor.
Özellikle de Satmar Hasidimleri, Yahudilerin kendi siyasi devletlerini Mesih gelmeden kurmasının dinen yanlış olduğuna inanıyor. Onlara göre Yahudi egemenliğinin kurulması Mesihi döneme bırakılmalı.
Ayrıca seküler devlet eleştirisi yapıyorlar. Bu da tamamının İsrail karşıtı olduğu anlamına da gelmiyor.
Ruhi Çenet 14 yıldır farkındalık yaratacak işlere imza attı. Bu tarz işlerin sürdürülebilir olması zordur. Dünyada gündem olmuşken bırakın da kendi vatandaşımızın hakkını teslim edelim.
@ahmet__yurdakul@lutfikasikci@metintasci83@ibrahimgulMHP@timurrsasmaz İnanıyorum ki güçlü kadınlar,güçlü teşkilatlar ve güçlü bir dayanışma, davamızın geleceğe taşınmasında en önemli güçlerimizden biridir. Biz kadınlar; gerektiğinde yükü omuzlayan,gerektiğinde yol gösteren, her şartta teşkilatımızın yanında duran anlayışla çalışmaya devam edeceğiz.
"Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda.”
Milliyetçi Hareket Partimizin 15. Olağan Hatay İl Kongresi’nde; aynı inancın, aynı ülkünün ve aynı büyük davanın mensupları olarak bir araya gelmenin mutluluğunu ve gururunu yaşadık.⬇️
Ahmet BAYRAKTAR Hatay, Oğlakören (Sünberi) Köyündendi. Oğuzhan DOKUZTUĞLU mahlasıyla şiirler yazıyor ve Ozanlık yapıyordu. Askerliğe kadar, Hatay Kur’an kursunda hafızlık tahsil etti. 1969 yılında devlet memuru olarak, Gaziantep Islahiye’de göreve başladı.
Dörtyol Orman Bölge Şefiydi. Bir süre Yayladağ'da imamlık yapmış bu süre zarfında Yayladağı Ülkü Ocakları Başkanlığı görevini de yürütmüştü. 1977 seçimlerinde MHP’den Hatay Milletvekili adayı olmuştu. Hergün gazetesinde “Oğuzhan Dokuztuğlu” mahlasıyla makaleleri yayınlanmış ve “Öç günü” adında bir de şiir kitabı yayınlanmıştı. Şehadetinden kısa bir süre önce evlenmişti.
Fakat hayata ve ailesine doyamadan 5 Eylül 1979 günü Dörtyol Orman Bölge Şefliğini basan komünistlerin silahlı saldırısında şehadete erdi.
Tokat, Zileli Şevket ÖĞÜTLÜ, Sivas Öğretmen okulunda okurken Ülkücü hareketle tanıştı. Bursa Öğretmen Okulunda öğretim hayatına devam ederken 3.sınıfta çıkan olaylardan dolayı uzaklaştırıldı ve çalışmak için Kayseri’ye gitti.
5 Eylül 1979 günü kendisini takip eden komünist militanlar tarafından kaldığı tren vagonunda başına demir sopayla vurularak şehit edildi.
Nurettin YILDIZ, Eskişehir Eğitim Enstitüsü öğrencisiydi. Evli ve bir çocuk babasıydı. Taksicilik yapıyordu.
5 Eylül1980 günü taksiye müşteri olarak binen komünistler tarafından şehir dışına çıkarıldıktan sonra kurşunlanarak şehit edildi.
Seneyi devriyesinde aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum.
Ruhları şad olsun.
Bizim Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde teşkilatlarımız var. Burada arkadaşlarımız halkla temas halindeler her zaman. Fakat bu hadiselerin ardından oradaki aşiret liderleri, kanaat önderleri ve toplumun farklı kesimlerinden partimize akın akın ziyaretler gerçekleşti. Muazzam bir kaynaşmaya vesile oldu. Halen de devam ediyor.
Allah aşkına, bu C31K denilen esfel-i safilinlerin kimliğini bulun ve tutuklayın
Bunlar insan değiller. Bunlara insan diyenin alnını karışlarım. “Çoluk çocuk, ergen, suça sürüklenmiş” diyenin de
Her gün bir kediyi işkenceyle öldürüyorlar. Bunları yakalayıp toplumdan izole edin.
Göreve geldiğimiz günden beri vatandaşımıza rağmen hiçbir karar almadık, almayız.
Antakya Atatürk Caddemizin esnaflarıyla bir araya geldik; görüşlerini, önerilerini dinledik.
Tek derdimiz ortak akılla, doğru planlamayla şehrimizi güçlü yarınlara ulaştırmak.
Kırıkhan’da yollarımızı yeniliyoruz. 🚧
Alsancak ve Yeni Mahalle’nin ortak kullandığı Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı ile Çamseki Mahallesi’nde toplam 2 kilometrelik güzergahta beton asfalt çalışmalarımıza başladık.
Bir ve beraber oldukça, hiçbir zorluk bizi yolumuzdan döndüremez.
Cumhur İttifakımızın güçlü birlikteliğiyle Hatay’ımızın ve ülkemizin yarınlarına hep birlikte sahip çıkıyoruz.
Bu vesileyle bugün gerçekleştirilen MHP 15. Olağan Hatay İl Kongresi’nin hayırlı olmasını diliyor, yeniden İl Başkanı seçilen Sn. @metintasci83 ve yönetimini tebrik ediyorum.
Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ @dbdevletbahceli : Türkiye terörle mücadele konusunda önemli mesafeler aldı. Başarılar elde etti. Ancak ülke genelinde bölücü faaliyetlerin getirdiği bazı tahrikler ve gerilimler sözkonusuydu. Ne yapabiliriz diye düşünüyor, çalışıyorduk. Kamuoyundaki tartışmaları yakinen takip ediyorduk.
Malumunuz 1 Ekim 2024 tarihinde TBMM’nin açılışında Sayın Cumhurbaşkanı bir konuşma yaptı. İç ve dış bazı meseleler üzerinde durdu. Konuşmasının son bölümünde iktidarla muhalefetin Meclis çatısı altında işbirliği yapmasına işaret etti.
Konuşma bittikten sonra AK Parti mensubu milletvekilleri Cumhurbaşkanı için ayağa kalktılar. Biz de Cumhur İttifakı tarafı olarak aynı harekette bulunduk. Ardından DEM tarafına doğru adım attım. Bir taziyeleri vardı, onu yerine getirirken el sıkışma gerçekleşti. Onlar da şaşırdı. Tabiki kamuoyunun da çok dikkatini çekti.
Biz bir yanıyla Sayın Cumhurbaşkanının meclise yönelik çağrısının gereğini yerine getirmiş olduk. Diğer yandan insani bir vazifeyi yerine getirdik. Evet o günden sonra çok konuşulup tartışıldı.
Sonra belirttiğiniz tarihte DEM Parti Grubunda PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakma çağrısında bulunulmasını talep ettik. Sonrasında süreç hızlandı. İmralı’ya heyetler gitti. Çeşitli temaslar oldu. Bize gelenler oldu. O günlerde başlayan bu konuşmalar süreci verimli bir noktaya getirdi.
Meclis'te kurulan komisyon her şeyden evvel kahir ekseriyetin katılımı ve temsiliyle yola çıktı. En kritik kararlarda komisyon üyelerinin tamamına yakını evet oyu verdi. Komisyonun nihai raporunda bu rakam 47 oldu. Meclis Başkanımızın yönetiminde 21 toplantı ve fevkalade önemli görüşmeler yapıldı.
Çerçeve Yasa’nın kabulünde doğrusu 467 rakamını ben de beklemiyordum. Ama bu düzeyde bir kabul toplumsal mutabakatın genişlemesine ve dayanışmanın güçlenmesine vesile oldu. Bu süreci fevkalade güçlü kılan bir husustur.
Bizim Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde teşkilatlarımız var. Burada arkadaşlarımız halkla temas halindeler her zaman. Fakat bu hadiselerin ardından oradaki aşiret liderleri, kanaat önderleri ve toplumun farklı kesimlerinden partimize akın akın ziyaretler gerçekleşti. Muazzam bir kaynaşmaya vesile oldu. Halen de devam ediyor.
Öncelikle daha önce de gündeme getirdiğimiz gibi kamuoyu araştırmalarının muhakkak sağlam bir yasal düzenlemeyle ele alınması gerekiyor. Toplum doğru bilgilerle aydınlatılmalı. Önüne gelenin araştırma yapması ve ilan etmesi doğru değil. Bunlar kamuoyu araştırması mı, yoksa kamuoyu oluşturma, algı oluşturma çabası mı? Bunlar kabul edilemez.
Amed konusuna gelince. Türkiye’de futbol sadece sahadaki mücadeleyle değil, stadyumdaki coşkusuyla, tribünlerde gerçekleşen bir hadise. Oralardaki hareketliliği tribün liderleri, amigo denen kişiler yönlendiriyor. Benim endişem bunların maksatlı kullanılmasına yönelik hassasiyetimle ilgilidir.
Kamuoyu hatırlayacaktır. Bir Beşiktaş maçında atılan sloganlardan duyduğum rahatsızlık nedeniyle kulüp üyeliğimden ayrıldım. Çünkü tribünlerdeki hareketliliğin kontrolsüz hale gelmesi durumunda nereye gidebileceğini kimse kestiremez.
Ne olduğu belirsiz bir araştırma üzerinden siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söylemek ve sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir. Siyasi görüşü etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir. Kimlikle bütünleştirme çabaları Türkiye’yi farklı bir yere götürür.
Türkiye’deki dini hayata dair bu anketi kim yapıyor ve ne kadar sağlıklı. Bu denli hassas konular üzerinden toplumu ayrıştırmak, yanlış bilgilendirmek son derece vahim sonuçlar ortaya çıkarır. Bu hususta yaptığımız açıklamada da dile getirdik. İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi göstermek, büyük bir saptırma ve bir beşinci kol faaliyetidir. Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır.