📌Mütalaanın özeti
💬Dr. Levent Mazılıgüney: Suçun unsurları yoksa ortada suç yoktur. Suçun unsurları içerisinde özellikle önemli olan manevi unsurdur. Yani amacı ve yöntemi bilecek ve isteyecek. Bunu da ispat külfeti iddia makamındadır.
Bunun ispat edilmediği her dosyada beraat kararı verilmelidir. AİHM'nin söylediği de budur.
📺 İzlemek için: https://t.co/tAU34b53Ej
⚖️HAKİKAT | @avhaticeyldz | @LeventisMG
Zulme verdikleri destek yetmiyormuş gibi bir de mahkemelerin yolunu da fiilen boşa çıkarıyorlar.
Zaten mahkemeler üzerinde öyle bir baskı mekanizması kurulmuş ki binde bir çıkan hakkaniyetli kararı da işlevsiz kılıyorlar.
Sonra da utanmadan 'biz hukuk devletiyiz' diyorlar. 👇
“Mecliste ilgili maddeleri kabul edilen “Milli Savunma, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet askeri ve Polis Akademisi öğrencileri ile bunların adayları ve MİT personeli hakkında” torba yasa…
Yetkililer tarafından “irtibat ve iltisak” gibi sebeplerle görevden ihraç edilmiş fakat mahkeme bunu vârid bulmayarak “göreve iade” kararı vermişse, bu kişi artık göreve iade edilmeyecek…
Ne zamana kadar? Mahkemenin kararı üst düzey yargıdan yani Danıştay’dan geçip kesinleşinceye kadar.
Bu, ‘dipsiz kuyu’ demektir. Yüksek yargıda bir dosyayı yıllarca bekletmek de mümkün!
Bu kanunla otoriterleşme sürecinde bir adım daha atılıyor: Yargı kararlarının uygulanmasını geciktirmek!.. Arkasından ne gelir bilmiyoruz.”
https://t.co/giYgN1Mg8l
TSK Paketi'ndeki İYUK düzenlemesi hakkında açıklamam: 👇🏼
🔴 Mahkeme kararlarını uygulamamak için kanun yapılmaz.
🔴 Mahkeme KHK'lıya "haksızlık yapıldı" derken devlet 10 yıl "bekle" diyemez.
🔴 Anayasa’ya aykırı teklif geri çekilmeli.
https://t.co/njln6q3fHv
BAROLARA VE TUM HUKUKCULAR DUYUN, DUYUN, BUNA SUSMAYIN!!!!
TBMM'DE ANAYASA AYAKLAR ALTINDA!
ARTIK ADLIYELERI DE KAPATIN!
RAPORUNUZ COK AZ DEMİŞ!
@NachoSAmor
KHK mağdurlarına duyurulur:
Şu anda Meclis'te, idare mahkemesi kararlarını fiilen etkisiz hâle getirecek bir yasa maddesi görüşülüyor.
Düzenleme kabul edilirse, ihraç edilen askerler idare mahkemesinden göreve iade kararı alsalar bile, karar kesinleşinceye kadar görevlerine başlayamayacak.
İzzet Özgenç Hoca'nın da belirttiği gibi FETÖ yargılamalarındaki sayısız mağduriyetler artık son bulmalı:👇🏻
"Somut bir suç işlemedikleri ve hatta somut bir suç işlemeye yönelik hazırlık içinde bulunmadıkları takdirde,terör suçlusu olarak damgalamak,hukuk vicdanıyla bağdaşmaz."
26 Şubat akşamı, doğumgününde KHK’lılarla iftar yapmayı ve adalet ve hürriyet mücadelelerine destek vermeyi tercih eden @GelecekPartiTR Genel Başkanı Sn. @Ahmet_Davutoglu’na ve parti yetkililerine teşekkür ederiz.
Bir annenin feryadı: “Evladım güneşi göremediği için artık ben de güneşe bakamıyorum.”
Bir başkası: “Herkes bilmeli ki bu devlet de bizim, evlat da bizim.”
Gönül Soframız: KHK Mağdurları
Bir annenin feryadı: “Evladım güneşi göremediği için artık ben de güneşe bakamıyorum.”
Bir başkası: “Herkes bilmeli ki bu devlet de bizim, evlat da bizim.”
KHK’lı vatandaşlarımızın sesi olmaya; onların hukukunu ve onurunu savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Ali Ünal kıymetli bir yazar ve din alimidir. Hem Türkçe hem İngilizce'de İslam'ı anlatan kitaplar yazmıştır. 10 senedir haksız yere cezaevinde tutulmaktadır. Ayrıca birçok hastalığı vardır. Hasta ve bakımı zor bir kızı vardır, eşi de hastadır. Bir an önce tahliye edilmelidir. #HastaMahkumlaraTahliye
#AliÜnalEvineDönsün
@OmerEren1975
Bu bir yakarış tweete
Lütfen elden ele ulaştıralım belki ilgilere ulaşır 🙏🏼
Hekim bir müvekkilim 1 tanığın “sohbete beraber gidiyorduk” yalan beyanı ve 3 adet ankesör araması sebebiyle 6 yıl 3 ay ceza aldı.
6,5 yıl sonra tanık Yargıtay’a dilekçe göndererek “Verdiğin isimler az dediler tutuklanma korkusu ile 2 hekimin daha adını ekledim. Bu 2 hekimin hiç alakası yok. 6,5 yıldır vicdan azabından uyuyamıyorum” diyerek dilekçe gönderdi. Tanığın bu yazılı itirafına rağmen müvekkilin cezası dün onandı.
Dünden bu yana kahroluyorum.
Hemen 308 itirazı yaptım ama bu hukuk düzeninde umudum çok düşük.
İlköğretim çağında 3 çocuk babası gencecik bir hekim 8 yıldır haksız yere çektiklerinin üzerine şimdi cezaevine girecek !
Lütfen yapmayın artık bu hukuk değil.
Dosyaların okunmadığını düşünen insanlar oluyor haksız değiller.
Bu iddialarla bir insan nasıl “terörist” kabul edilir ?
Hekim bir insanın yıllarca cezaevinde olmasının, onun çektiği/çekeceği acıların, evlatlarının babasız kalmalarının vebalini ödeyemezsiniz. Yıllarca okuyup hekim olmuş, hastalarına şifa dağıtmış biri suçsuz yere yıllarca cezaevinde kalacak. Lütfen kendinizi bu insanın yerine koyun. Kendinizi bu durumun içinde hayal edin. Hayali bile kalbinizi sıkıştırır, nefesinizi keser ama o bunu yaşamakla baş başa kaldı.
Tanığın yalan beyanına itibar ediyorsunuz da, “yalan söyledim 6,5 yıldır vicdan azabı çekiyorum” beyanını nasıl yok sayıyorsunuz ?
Hoş beyan gerçek olsa idi dahi bu eylem tarihinde suç olan bir durum değil zaten.
Rica ediyorum dosyayı okuyun.
“İnsan” olmanın, “vicdanın” hakkını teslim edin ve lütfen karardaki yanlıştan dönün.
@adalet_bakanlik@yilmaztunc@TCYargitay
Bu çocuklar gün yüzü görmeyecek mi?
5'i beşiz 6 kardeşin yıllardır mahpus anne, babasının kararını Yargıtay bozmuştu, 6 aydır gelişme yoktu, yerele gitmiyordu. Meğer Başsavcılık itiraz etmiş!
Başınız göğe erdi mi?
Ne çektirdiniz şu çocuklara!
@adalet_bakanlik
Bir röportajın hikâyesi:
6 yaşındaki Yusuf Kerim bir kanser türü olan Ewing Sarkomu hastalığına yakalanmıştı annesi Gülten Sayın, kanunlarda yazmayan yurtta kalmak, banka, sendika gibi suçlamalarla "terör örgütü üyeliğinden" hüküm giymiş ve cezaevindeydi.
Hastanede tedavi gören Yusuf Kerim'in bedeni ve ruhu yorgun düşmüştü. Hastalığı o kadar ağır ve ölümcüldü ki tedavi İstanbul Ünv. Çapa Tıp Fakültesi hastanesinde yapılıyordu.
Baba Süleyman Sayın oğlu Yusuf Kerime refakatçilik yapıyordu. O'da hedefteki cemaatin yurtlarında çalıştığı için işsiz kalmış ve terör soruşturması geçiriyordu.
İşsizdi ve maddi sıkıntılar içindeydi. Yusuf Kerim'in acı çeken ve ağlayan görüntüleri sosyal medyaya düştükçe vicdan sahibi olanların yüreğini burkuyordu.
Günden güne eriyen Yusuf Kerim günlerce "annemi istiyorum" diye ağlamaları sosyal medyada yayıldıkça Haluk Levent, Yeşim Salkım gibi sanatçıları harekete geçirdi.
Cemre Birand, Natali Avazyan gibi aktivistler Yusuf Kerim Twiter'da kampanyalar düzenliyor, Milletvekilleri Ö. Faruk Gergerlioğlu ve Mustafa Yeneroğlu meclis kürsüsünden Yusuf Kerim'in son günlerinde annesinin yanında olması çağrılar yapıyorlardı.
Gülten Sayın'a özel izinle eli kelepçeli olarak hastaneye getirilmesi ve oğlunu görmesi vicdanları daha da kanattı. Bir anne ve oğlu bu cezayı hak edecek ne yapmış olabilirdi?
Son olarak ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Yusuf Kerim'in babasını araması ve grup toplantısında Yusuf Kerim'i gündeme taşıması toplumsal kampanyaya dönüştü ve AKP/MHP iktidarı kamuoyunun baskısı karşısında kayıtsız kalamadı.
Toplumda "Yusuf Kerim Yasası" olarak bilinen yasayı meclise getirerek kanunlaştırdı. Böylece anne Gülten Sayın tutuklu kaldığı Sakarya cezaevinden 6 Nisan 2023'te çıkartıldı. Oğluyla kavuştu, ağır ve acılı tedavi sürecinde yanında oldu.
Yusuf Kerim günden güne eridi ve tükendi. Dünyadaki kısa hayatı 2 Ekim 2023'te sona erdi. Süleyman ile Gülten Sayın'ın tek evlatları ertesi gün toprağa verildi.
Bir hafta sonra Gülten-Süleyman çifti tek çocuklarının mezarını ziyarete gitti. Evlat acısı yaşayan kalbi kırık anne ile baba dönüş yolunda akşamüzeri sivil ekiplerce önleri kesilerek durduruldu. Gülten Sayın'ın yeniden tutuklanarak Sakarya Ferizli cezaevine götürüldü.
Bir hafta önce çocuğu ve eşi yanında olan baba Süleyman Sayın akşam eve döndüğünde koca evde yapayalnızdı.
Ağladı, bir kaç gün hiç bir şey yapamadı. Günlerce yemeden içmeden kesildi, işsizdi ve çevresinde görüşebileceği bir kaç arkadaşından başka yaşadığı şehirde kimse yoktu.
İşte tam o günlerde, Sakarya'ya gittim.Süleyman Sayın'ın evine.
Bana Yusuf Kerim'in odasını gösterdi. Oyuncaklarını raflara dizdiği gibi, tableti, defter ve kalemleri masasına koyduğu gibi duruyordu. Yatağının üzerinde Galatasaray forması seriliydi.
Salona geçtik, baba Süleyman Sayın ile meslek hayatımın en acı röportajını yaptım.
Defalarca ağlamaktan kayıttan çıkmak zorunda kaldım. Bazen anlattıklarını duymamak için kamerayı açtım gittim balkonda oturdum.
Gece olduğunda ikimizde tükenmiştik. Babası o gece Yusuf Kerim'in yatağında uyumamı istedi, itiraz etmedim.
Uzun süre uykuya dalamadım. Bu yaşadıklarımız bir distopya mıydı acaba diye düşündüm?
Yusuf Kerim'in kısacık hayatı bir gün film olmalıydı. Olmalı ki, bu distopyanın 2023'ün Türkiye'sinde İslamcı ve milliyetçi bir iktidar döneminde yaşandığı insanlığın belleğine bırakılmalı...
İzlemek için...
👇👇👇
https://t.co/YK0Sw6zhTn
KHK mağduriyetinde af değil, hakkın teslimi olmalı!
Devlet, vatandaşıyla kucaklaşmalı. KHK mağduriyeti adaletin gereği olarak çözülmeli.
Temel kriterimiz; suçlu ile suçsuzun ayrılmasıdır.
Yahudilerin sürgün edildiği
Piyanist filmi değil bu.
Hepimizin yahudiler için gözyaşı döktüğü Hitler dönemini anlatan filmlerden alınmadı bu görüntüler.
Bizzat sürgün yaşayan Yahudi toplumun torunları tarafından sürgün edilen Gazze halkı bu fotoğraftakiler.
Bu küçücük çocukların bu devirde bu şekilde sürgün edilmesi kimin vicdanını harekete geçirmez ki?
Maalesef bu konuda bile ayrıştık.
Ayrıştırıldık.
Kendini çağdaş , Atatürkçü , Türkçü, milliyetçi, ya da başka bir düşünce içerisinde gören tüm dostlarıma söylüyorum.
Bu bir Arap sorunu değil.
FKÖ’nün , Hizbullah’ın , Hamas’ın politik durumları da beni ilgilendirmez!
Ben insanların bu duruma düşmeleri ile ilgileniyorum.
Bu bir insanlık sorunu.
“Bize ne “ diyemeyiz.
Dünyanın en önemli müzisyenleri , oyuncuları, sanatçıları Gazze için her gün bir şeyler söylüyorlar, bir şeyler yapıyorlar. Herpi ayakta!
Hepsi Kahrol Netenyahu!!! Kahrolsun siyonizm! diye haykırıyor.
Haydi biz de kenetlenelim artık!
Twitle de olmuyor.
Birleşelim. Bütünleşelim.
Bir şey yapmalı.
Bir şey yapmalı! 🙏🙏