Doğal afet filmlerini izlemenin ayrı bir zevki var. Yattığın yerden insanların kafasına karpuz kadar büyük dolu tanelerinin düşmesini, deprem yüzünden California’nın anakaradan kopmasını, Empire State Building boyunda tsunamileri şehirleri yok etmesini izlemek çok zevkli.
Helal olsun, uzun zaman sonra tek solukta bitirdiğim nadir dizilerdendi ki ben yeni diziye bile başlayamıyorum, sürekli How I met Your Mother ve Avatar the Last Airbender kıskacında gidip geliyorum. Herkes o kadar beğendi ki ben de başlamıştım ve bir günde bitirmiştim.
Baby Reindeer earned six Emmys tonight including:
Outstanding Limited Series
Outstanding Lead Actor in a Limited Series
Outstanding Supporting Actress in a Limited Series
Outstanding Writing in a Limited Series
Outstanding Editing in a Limited Series
Outstanding Casting in a Limited Series
Damn, o kadar haklısın ki Gabriel. Yok fransız erkekleri, yok fransız mutfağı. Kaç yıldır ordasın. Danilo’nun Türkçe bildiği kadar bile Fransızca öğrenmeye tenezzül etmedin Emily 🤨
Emily in Paris isn’t good good, but the scene where Gabriel complains they only ever communicate in English and then rants to Emily in French? Man, best thing I’ve seen in a while.
Dünya üzerinde şekerli çay içen bi tek ben kalmış olabilirim. Şekerli çay içenlere sigara içenlerden daha kötü davranıldığı bir dönemin içine girdik. Hayır, tadı öyle daha güzel değil. Evet, şeker ve yanında da çay kaşığı istiyorum mümkünse.
Ben kahvaltı insanı değilim. İlk öğünümü öğlen 1’de yerim. Hayatım saat 8’de bana yemek yedirmeye çalışan insanlara sabah iştahımın olmadığını anlatmakla geçti.