Herkes bilsin ki;
Türkiye bir doğum sancısındadır!
Bugün yaşanan acılar bir matemin işareti değildir.
Bugün yaşananlar, değişimin doğum sancısıdır!
Bana bu yolda kime güveniyorsun diye soruyorlar:
Ben millete güveniyorum!
08504301057 numaralı hat dolandırıcı. Edevlet’e de erişimi var. Çok fazla şikayet olmasına rağmen herhangi bir işlem yapılmamış. Biraz önce beni de arayıp dolandırmaya çalıştılar. @DrOmerileri@EmniyetGM
@AleaJactaEst101 Lan oğlum siz hiç akıllanmayacak mısınız? Barış içinde yan yana yaşamak gibi bir alternatif neden aklınıza gelmiyor. Bok kafalı ırkçı pislikler. Madem çok istiyorsunuz o toprakları, size o toprakların altını vaadediyoruz. Gelin ve ölün.
Las redes sociales actuales no son lo que nos prometieron. Cada hora que nuestros jóvenes pasan en ellas aumenta su posibilidad de sufrir depresión un 13%. Mientras nosotros debatimos, ellos sufren y los tecno-oligarcas se forran. Debemos actuar. Ya.
Hoy publico un artículo sobre esto en el @FT.
https://t.co/z7mwExt9jy
سلاحهای هستهای برای یک رژیم، اما جنگ علیه یک ملت به خاطر برنامه هستهای صلحآمیزش؟ دانشمندان در ایران، عراق و سوریه ترور میشوند، کودکان در میناب کشته میشوند— آیا وجدان انسانی در برخی از رهبران جهان از میان رفته است؟
۲/۲
سال گذشته در مجمع عمومی سازمان ملل (UNGA)، خواستار بازگشت به قاعده طلایی اسلام، مسیحیت، یهودیت و وجدان انسانی شدم «آنچه را برای خود نمیپسندی برای دیگران مپسند»—اصلی جهانشمول که به طور آشکار توسط رژیم صهیونیستی نقض میشود.
۲/۲
Çocuklar-gençler dışarı çıkıp bir burger menü yese, sonra hadi sinemada bi film izleyelim, filmden sonra da biraz muhabbet edelim kahve içelim deseler 4000’lik olurlar.
Sonra da bu çocuklar bilgisayar oyunu oynamasın falan filan.
Sen o imkanı sağlarsan oynamazlar merak etme.
Dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, bugün de Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde okullara yönelik gerçekleşen alçak saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağolsun.
Kahramanmaraş’ta yaşanan bu vahşet “münferit bir olay” denilerek geçiştirilemez!
Defalarca uyardık, araştırma önergeleri verdik, kanun teklifleri sunduk… Hepsi iktidar ve ortağı tarafından reddedildi!
Bugün yaşanan her acının sorumluluğu bu ihmalleri görmezden gelenlerdedir!
Yayın yasaklarıyla gerçekleri örtmeye çalışanlar da, çözüm önerilerimize kulak tıkayanlar da bu vebalin ortağıdır!
Bu ülkenin evlatlarını ve öğretmenlerini koruyamayan bu anlayış, yarattığı güvenlik zafiyetinin hesabını millete vermek zorundadır!
Son günlerdeki olaylardan sonra Türkiye bir gerçeği de anlamış oldu;
Yıllardır Tv kanallarında mafya raconlarının “delikanlılık” gibi yansıtıldığı ve genç beyinlere empoze edilen bu prototip’in, ülkemizde erişkin erkeklerin biraz para kazanmasıyla alt beyinlerinde hazırda bekleyen bu tipe bürünmesi.
TV kanallarında, sigarayı “kötü örnek” teşkil etmesinden dolayı buzlayan zihniyet maalesef yarattıkları çakma mafyatik nesillerin farkına varamadılar.
Bu saatten sonra “ben onurlu bir adamım” diyerek yaşamak ve haksızlığa meydan okumak bile hayati risk taşıyor çünkü kimin ne olduğu belli değil!
Sen bir durumda haklı sebeple, karını kızını korumaya çalışsan bile, bu gözü dönmüş yaratıklar kanun falan tanımaz ve seni ailenin önünde bıçaklar ya da vurur.
Şimdi, belli bir yaşa gelmiş birinin karakteri değişmeyeceğinden ve haksızlığa karşı haysiyetini korumaktan imtina etmeyeceğinden, bu gibi sebesiz öldürme olaylarını maalesef çok daha fazla duyacağız, göreceğiz.
Temel eğitim ve caydırıcı cezaların hemen aktif edilmesi şart yoksa Güney Amerika cartel ülkelerinden farkımız kalmaz.
He bu arada kaçak mültecileri saymıyorum bile…
What is neuron degeneration?
Skyler, a machine learning engineer at Neuralink, shares how brain-computer interfaces could bypass neural pathways that are broken due to ALS, helping restore the ability to speak to those who have lost it.
Çukur ve Adana 01 mi 2016-2023 arası Türkiye'yi uyuşturucu pazarının kucağına oturttu? Yada bu dizi/filmler mi Teksas çakması çetelere Kıbrıstan Balkanlara kadar yol verdi?
Dönüp dolaşıp topu dizi/film endüstrisine çakmanın bir anlamı yok. Ben de avam müzik ve avam dizi/film sektörünün popülaritesinden rahatsızım. Ancak Sorunun temeli ekonomi + yaptırım zincirlemesinin yarattığı sıkışmışlığın getirdiği çürüme.
Tek bir olaya esasen değil genel tablo ortada. Çalışmanın ederi 1+0 stüdyo dairede uyuyabilmek. Çok çalışmanın, eğitimin getirdiği eder kendi ülkende yılda 1 kez ege tatili yapmak.
Yüzlerce tanığın, binlerce kameranın önünde sebepsizce öldürülseniz dahi hak arayışınız muallak, cezalandırma muallak veya yetersiz. Üstüne bir de saçma sapan tiplerin sizin ailenizi ve yakınlarınızı tehdit etmesi, mezarınıza kadar rahat vermemeleri gibi durumlar.
Patladı işte. Eğitim sistemi patladı, hukuk sistemi patladı, refah patlayalı çok oldu, emek-değer istemi patladı. Sürdürülebilir standartlar patladı.
Tuzumuz kuru diye bunları görmezden gelip elitist yaklaşımların anlamı yok. Eleştiriyi sakınmanın da bir anlamı yok. İyi olana iyi kötü olana kötü demek yerine topu ona buna atmanın bir anlamı yok.
Kendi yarattığınız sorunları pelerin takıp kurtarıcı gibi takınmanın en azından bana karşı geçerliliği yok. Uyuşturucuyla mücadele adına yüzlerce ismi göz altına alarak "Evet mücadele ediyoruz" diyebilirsiniz.
2017-2023 arası bu memlekete uyuşturucu pazarının göbeğine atanlar belli. Bu SSÇ adı altında Redkit-dalton vs. kümeleşmelerine Kıbrıs'dan Balkanlara yol veren dönemin veya eski diplomatların kim olduğu belli. Daha çokça başlık sayılır.
Bu kadar patlamış bir sistemde yetişen ve seyreltilen bir toplumun amaçsızlaşması, emek-değer sisteminin patlamasından kaynaklı kısa yollu çıkışlara sürüklenmesi, tek otorite kaynağının avam çıktılar olması doğal sürecin bir parçası.
İyi aile çocukları diye nitelendirilen kesimlerde bile bir buhran söz konusuyken bunu çok daha negatif ortamlarda yetişen yapılar ve kültürlerde ne boyutlara ulaşacağı ortada.
Dizi-Film-Müzik vs. iş buralara gelene kadar çok çalınacak kapı var. Ancak kolay olan ve kimsenin tepkisini çekmeyecek kısım olduğu için gelen geçen topu buraya paslıyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Recep Tayyip Erdoğan hükümetine açık açık sordu:
“Ekrem İmamoğlu’nu siyasi saiklerle mi tutukladınız?”
Bakalım İmamoğlu’nun bireysel başvurusu için öncelikli inceleme kararı alan AİHM’e ne yanıt verecekler.
Erdoğan yıllar önce Demirtaş ve Kavala dosyalarındaki kararlara işaret ederek “AİHM adil değildir, siyasidir” demişti.
Şimdi aynı mahkeme kendisine soruyor işte: Sen adil misin?
FETÖ insanların yatak odalarına kamera koyuyordu; bugün ise devletin polisi kamerayla otele gidip görüntü servis ediyor.
Dün gizlenenler, bugün alenen yapılıyor!
Koskoca devleti getirdiğiniz bu halden UTANMALISINIZ!
200’ün üzerinde çalışan, kendi binasına alınmayıp karşı parkta bilgisayarlarıyla çalışmak zorunda bırakılıyor.
Bu tablo normal değildir.
Bu tablo hukuki değildir.
Mahkeme kararı olmadan fiilen binaya el konulması,
çalışanların işlerini yapmasının engellenmesi,
açıkça hukuk devleti ilkesinin ihlalidir.
Bu durum;
mülkiyet hakkının,
çalışma hakkının,
kamu hizmetinin sürekliliği ilkesinin
aynı anda ihlalidir.
Devletin görevi engellemek değil, hizmeti sağlamaktır.
Bugün burada yapılan,
hukuk değil fiili dayatmadır.
Halkın kurumu kapatılmaz,
çalışanı parkta çalışmaya mahkûm edilmez.
Bu kabul edilemez.
İZMİR’DE HUKUK NÖBETİ.
Sabah erken saatlerde bina fiilen işgal edildi.
Belediye çalışanları içeri alınmadı.
Ortada bir mahkeme kararı yok.
Bu yapılan; hukuk değil, açık bir zorbalıktır.
Bu bir işlem değil, fiili bir çökme girişimidir.
Belediyenin bina içindeki mallarının dahi verilmemesi, açıkça ihkakı hak suçudur.
Yani hukuk devleti yerine güç kullanılarak hak gasp edilmektedir.
Bu merkezden 145 bin kişi mezun oldu.
Bugün binlerce kursiyer eğitim alıyor.
Burayı kapatmak sadece bir kapıyı kapatmak değildir.
Emeği yok saymaktır.
Gençlerin geleceğini karartmaktır.
Kadınların ekonomik özgürlüğünü engellemektir.
Anayasa’ya göre eğitim hakkı engellenemez.
Kamu malı zorla el konularak kullanılamaz.
Bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.
İZMİR’DEYİZ.
NÖBETTEYİZ.