Sevgili ve değerli İber Ortaylı ben cezaevinden çıkınca hemen bir program yapalım diye tutturdu. Bu sevgili dostum ile çekilen son program oldu. Ağlamaktan izleyemedim. Tek tesellim bu yayınlar durdukça o da yaşayacak. https://t.co/PTLm5ir87T
“Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, anbean insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer. Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar.”
İLBER ORTAYLI
— İlber Ortaylı'nın şubat ayında kaleme aldığı yazısından bir kesit:
“Pazar gecesi fenalaştım.
Hasta bakıcı Sevim Hanım, Dr. Şevval Kanlı, hemşirelerden Tuğba ve Çağla hepsi birden seferber oldular. Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa’ya telgraf çekeceğim:
Paşam, dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır."
Yeni adli yılın başlangıcında bu ülkenin hukukunu, adaletini dünyaya rezil ediyorlar!
İstanbul İl Başkanımız ve yönetim kurulumuzun görevden alınarak, 39. Olağan Kurultay sürecimizi sekteye uğratmak büyük acizliktir.
Bu karar, demokrasimize yönelik açık bir darbedir!
Hukuk yoluyla irademizi gasp etmeye çalışanlara karşı hukuki ve siyasi mücadelemizi sürdüreceğiz.
Örgütümüzün iradesini hiçbir güç gölgeleyemez. Partimiz, bu süreçten daha da güçlenerek çıkacaktır.
Değerli yol arkadaşlarım,
Telefonlarım kilitlenmiş durumda. Aramalara ve mesajlara dönmem mümkün değil.
Süreci takip etmek ve yönetmek üzere İstanbul İl Başkanlığımıza geçiyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi halktır, halkın evidir, baba ocağıdır. Teslim alınamaz!