Ben mahkememizin sonuçlanmasından sonra sosyal medyadan uzaklaştım. Neticede 23 yaşındaki abim gözlerimin önünde katledildi ve ben aylarca adalet savaşına girdim. Yas tutmak ve kafamı toplamak istedim. Ama her zaman takipteydim yasaları, ölen çocukları. Bir süredir X suça sürüklenen çocuklar(!)’ın aileleri de ceza alsın diye yıkıldı.
Bugün abimin katillerinin annesinin röpörtajını izledim. İHA haber ajansı bugün 23 yaşında ailesini korumak isterken katledilen abimin, katillerinin annesi ile röpörtaj yapmış :).
Kamera karşısına çıkıp adaleti ve devletin hakimlerin savcıların onay verdikleri cezaları eleştirebilecek kafayı nerede buluyorlar?
Cesaretleri cezasızlıktan geliyor. “Ben bugün burada bunu konuşurum” “Birini öldürür 2 sene yatar çıkarım” “ssç indirimi” diye diye yemediğiniz bok kalmadı.
Utanmadan kamera karşısına çıkıp bıçaklar onlardaydı diyebiliyorsun, oğlumu darp ettiler üzerlerine kapandım diyebiliyorsun. Sizin darp raporlarınız nerede?
Sen oğullarına çivili sopa vurulurken üzerlerine yatmışsın ya, senin darp raporun nerede?
“Oğlum Ahmet Emir’in kafasına çivili sopalarla vurulmuş ve ağır şekilde darp edilmiş. Baş dönmesi yaşıyormuş. Fenalaştığını anlayınca kardeşi Samet’i aramış”
kamera kaydı görüntülerini bir türkiye izledi ellerinde bıçakları birbirlerine verebilmek adına ne kadar hızlı hareket ettiklerini tek tek izledik.
Bugün abimin katillerinin annesi kamera karşısına çıkıp “oğlum bir hata etti, mecbur kaldı, birinin canına kıydı, ben cezaları beğenmedim, adalet yanlış.” diyerek sosyal medyadan kamuoyundan destek istedi. ve buna izin veren katil yakınlarına mikrofon uzatabilen İhlas Haber Ajansınında 3 kuruş para için vicdanlarından olduğunu ben bugün kendi gözlerim ile şahit oldum. O kadar çok aileyle tanıştım ki ben bu süreçte. 50 yaşındaki kadınlar sesimi duyuramadım diye ağlıyor, haber ajansları o acılı anneleri red mi etmemiş, sosyal medyada haber mi yapmamış. Bir bir şahit oldum. Ama katil yakınlarına mikron uzatabilmişler bugün.
Ben aşağıya eklediğim fotoğrafları unuttturmam dedim aylar önce bu platformda. 14 yaşındaki sözde çocuğunuz arkadaşının başına silah dayayıp fotoğrafı çekildiğinde neredeydin sen?
Gerçi senin gibi anadan da öyle çocuk anca çıkardı. :)
Ahmet Emir Zeynal-9 suç kaydı
Battal Samet Zeynal-9 suç kaydı
Taha Yahya Zeynal-5 suç kaydı
Babaları Cemal Zeynal-2 suç kaydı
arsız arsız cezalarını hak etmediklerini düşünüyorum dediğin çocuklarının suç kayıtlarına baktın mı?
Biz aylarca yasa çıksın dedik, aileleri de ceza alsın dedik. Biz dedik ki o mahkemede katil savunanlar yarın katil olur dedik.
Senin o çocuğum dediğin şeytan mahkemede iki üç kez soktum bıçağı cümlesini dinlerken ciğerimizde hissettik o bıçağı.
Şimdi makyajını yapıp kamera önünde poz kesip adalet çığlığı atman bize sökmez.
Biz aylarca o çığlığı attık gerek şehir şehir gerek adliye adliye gezdik.
Üç kuruş içinde şu haberi karşımıza koyan İhlas Haber ajansını da aşağıya etiketleyin. Belki görür de evladını kaybedip kendi kendine çırpınan anaları babaları görür de bir röportaja gider ses çıkartır. Tabi bu saatten sonra yerse :))
bahsettiği suçsuz yavruları buyurun;
@ihacomtr
Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan 24 yaşındaki İzmirli öğretmen Irmak Ayşe Koparan, şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.
Genç öğretmenin, elverişsiz yaşam ve çalışma koşulları nedeniyle bir süredir yer değişikliği talebinde bulunduğu iddia edildi.
Koparan’ın başvurularının kabul edilmediği öne sürülürken, ölüm nedenine ilişkin otopsi sonucunun beklendiği belirtildi.
Irmak Ayşe Koparan’ın cansız bedeni, otopsi için Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.
Necmettin Öğretmen günlerce ortadan kaybolmuştu.
Burada ısrarla yazıp “Necmettin Öğretmen Nerede” diye dikkat çekmeye çalışıyorduk. Kürtler ise onu çoktan katledip munzur çayına atmış.
— Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’ne yakışan, Suriye’deki Kürt Kardeşlerini Amerika’nın, İsrail’in veya bazı terör örgütlerinin merhametine terk etmemesidir.
— Türkiye’deki bütün Kürtleri PKK ile özdeşleştirmek nasıl ki, doğru değilse, insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değilse; Suriye’deki bütün Kürtleri de PKK, PKK’nın uzantıları veya sempatizanı olan yapılarla özdeşleştirip onları düşman ilan etmek de o derece insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değildir.
— “Terörist”likten Suriye Cumhurbaşkanlığı’na terfi ettirilen Ahmet eş’Şara’yı ve ekibini muhatap alıp, Suriyeli Kürtlerin ileri gelenleri ile hiçbir diyalog kurmamak hangi diplomatik zihniyetin eseridir?
— Arakan’daki, Myanmar’daki, Somali’deki, Filistin’deki, özetle dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların derdi ile dertlenen, Gagauz yerindeki Hristiyan Türklere “soydaş” diye kucak açan Türkiye Cumhuriyeti ve onun muhafazakâr hükümeti, on yıllarca Baas Rejimi altında inim inim inletilen, en temel insanî haklarından mahrum bırakılan Suriye Kürtlerini hangi insaf, hangi vicdan, hangi akıl ile, sahiplenmek bir yana, nasıl düşman ilan eder?
— Üstelik Suriye Kürtlerinin milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürdün akrabası olduğunu bile bile…
— Bu insanlarla onların duygudaşlığını bile bile….
— Daha da ötesi, Millî Savunma Bakanlığı’mız, Suriye Hükümeti’nin istemesi halinde, Halep’teki çatışmalarla ilgili olarak onlara destek verebileceğini ilan ediyor.
— Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden ve Türk Milleti’nden beklenen ve yakışacak olan şey, Suriye’deki çatışan gruplar arasında arabuluculuk yapmak ve hakem rolü üstlenmektir.
— Ne var ki, bir tarafa ilan-ı aşk ederek bir tarafa ise aleni düşmanlık yaparak hakemlik yapılamaz, yapmak isteseniz de sizi kimse ciddiye almaz.
— Kuzey Irak’taki Kürtlere de yıllar yılı düşmanlık edildi ama günün sonunda Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti son derece iyi komşuluk ve dostluk münasebetleri içindedir.
— Japon atasözü der ki, “arkandan kapattığın kapıyı sert çarpma ola ki geri dönme ihtimalin olur.”
— Suriye Kürtleri ’ne yönelik bugünkü yaklaşım ve politikalarla “Terörsüz Türkiye” süreci, hayal gemisiyle rüya avcılığı yapmaktan öteye geçmez.
Benden söylemesi…
@soldaki_sifir9 Hani şu Türk milletinden çaldıkları , zorla gasp ettikleri varlık mı ? Birini şu şekil canhıraş savunuyorsan zaten ya o paradan pay alıyorsundur ya da faşistlik yapıyorsundur.
@otenazitalebi @latinavcisi31 Bebekleri , öğretmenleri , doktorları, mühendisleri, küçük çocukları öldürenlere şehit denmez. Onlardan olsa olsa ya leş ya da kalleş olur. Onlar da ancak sarı torbaya yakışır.
Gider bunu ağzı açık izler. “Neftah ew ew ew” diyerek gezer. Sonra da “Ülkede her gün kadınlar öldürülüyor.” diye post atar. Bu salaklık mı ikiyüzlülük mü anlamıyorum ben.