Sıradan vatandaşın istekleri :
*Hatalı araç parklarının cezalandırılması
*Erişilebilir ve yürünebilir kaldırımlar
*musluktan içilebilir temiz su
*temiz ve konforlu toplu taşıma
Akaplılar:
* 40 bin kişiyi katleden terör örgütünün başını affetmek
I am a U.S. permanent resident with over seven figures in U.S. dollars in savings and investable assets, a stable career, income, and property. I have never been denied a visa by any country, nor have I ever violated the immigration laws of any country.
Yet over the past four years, the Schengen visas issued to me have become progressively shorter and more restrictive.
In 2023, France granted me a 90-day multiple-entry visa. Naturally, I expected that my excellent travel history would qualify me for a longer visa upon reapplication. Instead, my second French visa was reduced to just 30 days, albeit with multiple entries.
I considered this not only a disregard for my impeccable record but also an insult to a law-abiding traveler. I therefore decided to abandon France and apply to Spain instead—a country I had mistakenly believed would be more welcoming to Chinese visitors.
To my astonishment, Spain proved even worse.
Despite my history of holding two French Schengen visas, Spain granted me only a one-month, single-entry visa, with its validity calculated almost precisely to match my travel itinerary, leaving virtually no flexibility.
I assumed that applying to Spain a second time, with an even stronger travel record, would at least earn me a six-month multiple-entry visa.
Once again, Spain disappointed me: 33 days. Single entry.
This is how certain European countries treat a financially secure, law-abiding traveler with U.S. permanent residency and an impeccable international travel record.
The irony is extraordinary.
On the one hand, these countries impose increasingly burdensome restrictions on legitimate tourists. On the other, they have opened doors for years to illegal immigrants and third country refugees.
They are remarkably stingy toward visitors who respect their laws, appreciate their cultures, and contribute to their tourism economies. Yet when confronted with genuine threats to public order, they just sit and do nothing.
I initially wanted to condemn these immigration officers in the harshest possible words for their arrogance, shortsightedness, and upside-down mentality.
However, after reading recent news reports about violent incidents in France and Spain, my anger has gradually turned into a sense of relief.
Of course, I do not wish violence upon innocent people. But these reports have reminded me of something important: Why should I go to such lengths to obtain permission to visit countries where public safety itself has become a source of concern?
I once believed that these visa officers were rejecting me. Now I realize that perhaps they have unintentionally helped me avoid unnecessary risks.
They seem to believe that they alone possess the power to decide who deserves to enter Europe. What they forget is that travelers also have the freedom to decide which countries deserve their time and money.
My wealth can be spent anywhere in the world. My vacations can take place in countless destinations. I have absolutely no need to beg any country for the privilege of spending my own money within its borders.
If a country cannot show basic respect to law-abiding visitors or provide a travel environment in which they feel safe, then the most appropriate response is simply to take my time and money elsewhere.
Looking back, perhaps it was precisely the stinginess of these visa officers that spared me from potentially encountering violence or other unnecessary risks in their countries.
I used to be furious that my visas kept getting shorter. Today, I am grateful that I no longer feel any need to visit these countries.
Perhaps everything happens according to God’s plan.
Thank God!
TR'de gezerken böyle düşünüyorum. En elit plazanın girişinde bile İtalyan kesim elbiselerle sağa sola çöp atılıyor. "Okumuşlar" bile izmariti çöpten saymıyor. Premium arabalardan sürekli çöp atılıyor. Çoğu sorunlu insanın temel olayı yere çöp atma bu arada. Böyle bir teorim var
@ali_cufadar Az önce vatandaşlıktan atıldığımı öğrenmiş oldum (: Döviz bazlı %60-70 getiriyi realize etmek oldukça makul. ABD tahvilleri %5 ile gayet güzel park yeri sunuyor. Fon krizi sonrası günlük mevduat harici likit bir tl enstrüman kalmadı. Onda da getiri malum, pek cazibesi kalmadı.
Önümüzdeki dönemde:
İç lojistik > dış lojistik.
İç pazar > ihracat.
Ekonomik güvenlik > büyüme.
İç birikim > dış finans.
Ne kadar hızlı idrak edersek yaklaşan küresel fırtınayı o kadar az zararla atlatırız.
@kaptan_nemo_ M2 uzatması hakkında bilginiz var mı? Bir de m2’ye ek tren alımı planlanmaması üzücü, saat 5-7 arası aşırı kalabalık oluyor 90 saniyeye geçmeleri lazım ama nerede… m6yı da iyice kaderine terk ettiler eskiden iş saatlerinde 5 dkda bir geliyordu fix 9a çektiler /:
Bunun yerine otoyol ringi yaptilar. Sadece Canakkale Köprüsü ve baglanti yollarinin maliyeti 2,5 milyar Euro. Kapikule-Halkali demiryolunun maliyeti 1 milyar Euro. Marmara bölgesinde her yere hizli tren gidebilecekken yapilmadi.
Shengen vize süreci şu an Türkiye-AB ilişkilerindeki en önemli mesele. AB buradaki kibirli tavrı nedeniyle Türkiye'de milletin Avrupa uyum sürecine desteğini ortadan kaldırıyor.
Eğer konuyu konsolosluklara sorarsanız, başvuruları değerlendirmek için kapasite eksikliğinden, işlemleri yapacak personel olmamasından vb. bahsediyorlar.
Bunlar bürokratik sistem içinde haklı görülebilecek yakınmalar. Ancak sistemin kendisi saçmasapan.
Mesela bu haberde adı geçen kişiye 3 gün vize vermekle 3 yıl vize vermek arasında ne fark var? Eğer kişinin Türkiye'ye döneceğine inanıyorsanız, 3 gün sonra da döner, 3 yıl sonra bir daha gittiğinde de döner.
ABD ve İngiltere uzun süreli vize verdikleri için Shengen kadar birikme olmuyor. Dolayısıyla orada çalışanlar bu kadar ağır iş yüküyle karşılaşmıyor. Herhalde ABD ve İngiltere'nin sınırlarını koruma konusunda AB'den daha özensiz olduğunu düşünmüyoruz di mi?
Devam edelim:
ABD elçiliğine vize görüşmesine gittiğinizde, geri dönüp dönmeyeceğinizi anlamak için ustaca sorular soruluyor. Eğer başvurunuzda açıklar varsa açıklamanıza imkan tanınıyor. Başvurunuz reddedilirse, pasaportunuz hemen orada elinize geri veriliyor.
Shengen görüşmesinde evraklar alınıyor, belki 1-2 eksik evrak tamamlanıyor. Sonra haftalar süren bir bekleme süreci başlıyor. Sonra da bazen başvuru reddediliyor. Yahu başvuruyu reddecekseniz, neden orada reddetmiyorsunuz? Hem kendinize iş çıkarıyorsunuz hem de başvuranı yoruyor, pasaportundan mahrum bırakıyorsunuz.
Shengen vizelerindeki esas problem Brüksel'in bürokrasi merakıdır. AB maalesef kendini zehirliyor. Çok üzücü bir durum.
Bununla beraber biz Türk vatandaşları bizi bu duruma düşürdüğü için kendi devletimize hesap sormalıyız. Bizim muhatabımız AB değil. Devletimiz bu sistemi çözmek için samimi çaba sarf etmeli. Konu vizesiz giriş, bazı kanun değişiklikleri vb. değil. Bürokrasinin azaltılması, işlerin kolaylaşması, şeffaflaşması için uğraşmalıyız.
O zaman hemen anne kartı 18 yaşına kadar çocuğu olan tüm kadınlara da verelim. Ek olarak öğrencilere abonmanı da yıl boyu 1 tl yaparsak tüm bu sıkıntıların çözüleceğini düşünüyorum. Yeni araca da bütçemiz yok deriz. 15 yıl sonra belki sipariş geçip 25 yıla raya indiririz.
@MesutGneri86307 haklısınız ama her hatta araç sıkıntısı çekildiğinden sıralama yapmak gerekiyor. ibb m4, t4 ve m7 için yapılan araç teslimatları sonrası m3 & m9 yerine ilk başta m5'e takviye yapmaya karar verdi
@covstationary Asgari ücretin dolar bazlı artış trendinin süreceğini düşünüyor musunuz? Eğer öyle bir trend devam ederse migrosun bimaşa kıyasla bu kadar dezavantajlı fiyatlanması kafamda tam oturmuyor? Uzun vadede jetkasa e-etiket vb net kara ve çarpanlara etki etmesini beklerdim ama tık yok.
Bu gönderi çok az ilgi çekti. Sokak ve caddelerde yaşadığımız sıkıntıların arka planına ışık tutan bir gönderi esasında. Telekom ve elektrik konuları belediyelerden bağımsız yürüdüğü için büyük sorun var.
Belediyeler işini yapıyor yapmıyor tartışması değil bu, doğrusu nediri düşününüz.
Dev Oyun Şirketi Paradox Interactive Yetkilileri, Atatürk Fotoğraflı Kullanıcıları Yasakladı
💢Yetkililer, Atatürk'ün sözde "Ermeni soykırımı" sırasında İttihat ve Terakki üyesi olduğunu öne sürerek "tartışmalı bir figür" olduğunu iddia etti.
https://t.co/Yh1vdHl1ve
Eczacı özetle:
Öcalan’a ne yapacaksanız da bunu gizli yapın yoksa millet uyanacak. Yoksa benim APO’ya yapılacak olan villa ile ilgili sorunum yok.
Demiş.
Şaşırmadım.
Mesele bir terör örgütü olunca konu ırk meselesine mi dönüşüyor?
Yıllarca hem Türkiye’de hem de yurt dışında insanlara zarar veren bir terör örgütüne karşı çıkmak ırkçılık mı oluyor?
Paylaşımımda konut ve kriz meselesine zaten değindim. Ancak bu, Alman Sol Partisi’nin duruşunu eleştirmeme ve anlatmama engel değil. Eralp aday olsa fark etmez.
Şaşırmama gerekiyor, çünkp Türkiye’de seçimler olduğunda insanlar, siyasi partilerin duruşlarını ve politikalarını bilmeden oy verebiliyor.
Almanya gibi ülkelerde ne olsun ?
Yani bunlar 30 yıl öncesi ile mağdur olabiliyor ama biz sıradan Türkler daha 2 yıl öncesinde olan TUSAŞ saldırısında ölenleri unutmalıyız öyle mi? Buna çanak tutan Akp-MHP-PKK itttifakına da gizli ortaklıkla rıza inşaası ile görevlendirilen SHP’lilere de lanet olsun
🔴 “14 yaşındasın, Kürtsün ve ülkenin Başbakanı çıkıp ‘örgüte yardım eden Kürt iş adamları listesi’ açıklıyor, babanın adı da o listede!”
Tarih 4 Kasım 1993. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, “Elimizde PKK'ye yardım eden Kürt iş adamlarının listesi var. Listede 60 kadar isim bulunuyor” açıklamasını yapıyor. Ve peş peşe ‘faili meçhul’ cinayetler serisi başlıyor! O listede bulunan ve 37 yaşında katledilen Adnan Yıldırım’ın kızı Leyla Yıldırım anlatıyor...
💬 "Benim çocukluğum 14 yaşında, o gün bitti. Annem 10 yıl siyah giydi, babaannem ölene kadar gülmedi!.. Hiçbir şey yapılmadı o dönem, 32 yıldır yastayız. Ancak barış süreci bilmiyorum ne kadar yardımcı olacaktır bizlere. Gerçek bir toplumsal barışın hafızasız kurulabileceğine inanmıyorum"
✍️ Tuğçe Tatari'nin yazısı...
https://t.co/dhydDYEOHh
@ttatari
Bisiklet yolu, Sirkeci Kazlıçeşme arasında demiryolundan biri yok edilerek yapıldığı gibi değil, fotoğrafta görüldüğü gibi karayolundan çalınarak yapılır,