Tavuklara verilecek büyüklük ve kalitede yeşil salataya 80 lira verdik.
Skimpflasyon: Kaliteyi düşürüp fiyatı aynı tutmak.
Shrinkflasyon: Miktarı azaltıp fiyatı aynı tutmak.
Bizdekiflasyon: Kaliteyi düşürüp, miktarı azaltıp fiyatı da artırmak.
Yetiş akbaba kardeşim, yetiş!
Aman daha bedenler soğumadan sen de yetiş! Bedava sermaye gözünün önünde gidiyor, yetiş!
Diziler suçlu, oyunlar suçlu, benim sevmediğim adamlar suçlu. Şunu yasaklayın bunu tutuklayın, aman afilli sözlerimi kaçırmayın. Favlar, rt'ler ve alkışlar sonunda 48 saatte unutulacak çocuklar.
Bir bakmışsın şimdi okula gitmekten korkan çocukla öğretmenin haklı korkusu, ünlülerin çetelesini tutan magazin sayfasının, twitter'da adalet dağıtan futbol tayfanın, üç beş sosyal medya şaklabanının sermayesi olmuş. Yetiştin mi?
Oğlum bu medyada - ama sosyal ama ana akım - yüzde doksanı için ölünüzün ya da dirinizin beş kuruş değeri yok, bunu bilin. Bunlara göre ölseniz kullanılacak ahval, yaşarken kullanışlı aptalsınız.
Garibanlar bir de laf anlatmaya çalışıyor "O öyle değil! Yanlış bilgi!" diye. Yahu sence önemi var mı? Onun kafasında çark çok basit dönüyor, empati boşa yer kaplıyor. Çıkarılması gereken bir yasa vardı, bu da iyi denk geldi kaçırmamak lazım. Gir oğlum altyazıyı mevlüt, gir VTR'de PUBG'yi! "Abi burnun kanıyor!" Ha bir saniye.
Ne demiştik?
Genç nesil neden böyle oldu? Dizi mi, film mi, oyun mu?
Ona şimdi geliriz de - senin kuşağın baldızına tecavüz etmeyi, adam öldürüp ceset kaldırmasını, 80'de birbirini, 90'da milleti vurmasını nerden gördü? Hangi filmden diziden gördü? Yoksa canlı canlı çatışmadan yayın yapan Reha Muhtar'dan mı izledin, canlı yayında kadın dövme tutorialı yapan İbo'dan mı?
Dizi film mi? Ulan senin etik kuralları sorgulayan, ciddi ciddi suç-dramı içeren bir tane işin var mı? Bıraktın mı? Belki de bırakmalıydın? Kırmızı Çizgisi olmayan, iyi adam olmayan bir tane "mafya" karakter mi var? Zaten kamu spotu senin TV!
Ne yani şimdi Çağatay Ulusoy'un sikindirik dizisinde silah sıkılınca şiddet eşiği aşılmadı mı? Benim oğlan bundan etkilenmedi mi?
Bak eşek kardeşim, senin oğlan Çağatay Ulusoy'a götüyle gülüyordur. Çünkü bu ülkede 2013'lerden sonra bir nesil İŞİD infaz Videoları, kafa kesen Meksiksa Kartelleri Videolarıyla büyüdü, kare kare ezberledi. Yakılan iki askerin videosunu nokta nokta bir nesil tekrar tekrar izledi. Ben eşek kadar adamım, o Suriye İç Savaş döneminde bir öğrenci grubuna "ne bu ne izliyorsunuz?" dediğimde bana gülerek tankla üzerinden geçilen bir adamın infaz videosunu izlettiler. Onlar için normaldi bile, ben 1 ay yemek yiyemedim. 10 yıl oldu hala aklıma gelir. Ne dizisi dangalak, ne anlatıyorsun sen? Medya hiç bu kadar oto sansürlü olmadı! O yüzden her eski kesitte şoke oluyorsun, bu zamanında nasıl yayınlandı diye!
Sen 90'larda nasıl travmatize olmuşsan kendine bir hayal dünyası yaratmışsın, bir nesil de onda büyüsün istiyorsun ama o kadar ilgisiz ve isteksizsin ki, onu da başkaları üstlensin istiyorsun.
Benim oğlan neden senin diziyi izliyor, hesap ver!
Bilmem abi, gerçekten mesela neden? İzliyor ve de etkilenecek kafa yapısına nasıl sahip oluyor? Bu çocuğun hiç mi rol modeli yok da benim kurgusal karakterimi rol model alıyor? Yani diyorum ki yavşak herif, bu çocuk buraya gelene kadar sen neredeydin anası babası olarak?
Ne oldu sustun? Tabletlerle büyütülen bebekler yetişkin mi oldu? Yoksa ne yapacağını mı bilmiyorsun? Bunca yıl yarış atı gibi davrandığın çocuğuna, şimdi fakire sadaka verir gibi sahte ilgi alaka mı vereceksin, kontrol etmek için? Bu daha da beter, daha da iğrenç.
Okul katliamcılarının hepsi insanlıktan nefret eden, ömürleri boyunca sevilmemekten bahseden tipler. Ortak özellik. Orada hiç dizi film yok. Senin suni baskı ve kontrol girişimlerin sevgi gösterisi değil, çocuğun da bunu ayırt edecek zekada. E unutma, senin yaşındayken şöyle ederdim yapardım diyorsun ya? Oradan yola çık, kafası nelere basıyor.
Dizilerde değil; Aynı sofrada oturmayan aileler, kentsel dönüşümle ölen mahalleler, hal hatır sormayan büyükler, akran zorbalığı, güzellik idealleri, gelecek kaygısında, daha kafada kendisi çocukken ebeveyn olanlarda arayacaksın.
Yasaklarmış. Sorun sence şiddet nasıl uygulanabilir görmesi mi, şiddet uygulayacak birisi olması mı?
Bizim ülkemizde çok güzel. Ben hem Türkiye’yi hem dünya’yı geziyorum. Vlog çekmediğim ve YouTubeum olmadığı için bilmiyorsunuz. Sadece just salak salak tweet atıyorum finans ve genel öyle. Biz sadece işgal altındayız. Yani yönetilmek ayrı, sömürge olmak ayrı işgal apayrı bir şeydi. Yani sömürge valisi tarafından bile yönetilsek örnek buna Bosnadır yine bir nizam olurdu. Biz yağmalanıyoruz muhtemelen darü’l harp kavramını içselleştiren ama bize itiraf edemeyen bunu da bir kişilik bozukluğuna dönüştürüp ustaca gizleyen bir form ile karşı karşıyız. Bu formu eskiden salt AKP sanardım ama gezdikçe ve yaşadıkça mevcut tüm partilerle bu formu genişletebileceğimi farkettim. Sadece yok ediş motivasyonları farklı. Yılbaşını kutlamanı istemeyen istediğin gibi giyinmeni engelleyen zihniyet ile sana Kılıçdaroğlu’nu tek opsiyon olarak dayatan zihniyeti çok ince bir tül perde ayırıyor.
Matrix bir sistemdir Neo. Düşmanlarımız da bir sistem.
Ben size Anderson ile dövüşen virüsün aksine kazanabileceğimizi diyebilirim. Çünkü bu kadar zulüm etmek için çok kırılgan ve naif olmak gerektiğini anladım. Bizim ülkemiz de aynı böyle olabilirdi ve daha da güzel. Biz buna sahip değil değiliz. Bunlar bizden çalındı.
Yurtdışında gördüğünüz her şey bizi bugüne kadar yönetmiş insanların bizi mahrum ettikleri. Biraz böyle bakmak gerek. Ben böyle konuşmak da istemiyorum ama arada mecbur kalıyorum. Burada boş yapmak ve sövüp saymak beni iyi hissettiriyor dışardan bunla ilgili nasıl gözüktüğümle ilgili bir kompleksim de pek yok.
Kardeşim benim her zaman birbirimize destek olduk. Hep birlikteydik. Beraber büyüdük beraber güldük beraber üzüldük. Bu hafta birlikte maça gidecektik plan yaptık. Ama ne oldu birden anlamadım hala şoktayım. Sen benim için her zaman çok farklı olacaksın. Mekanın cennet olsun güzel kardeşim benim.
@uluslararasi1i hijyen önemli tabi. dışarıdaysam ferahlamak için illaki soğuk bişeyler içmem lazım. şekerli içecekleri de sevmiyorum. böyle olunca da pek seçenek kalmıyo
Faiz giderlerinin çok yüksek olduğu doğrudur. Ama faiz giderleri kendi kendine yükselmez. Kamu kesiminde israf varsa borçlanma artar, borçlanma artarsa faizler yükselir, faizler yükselirse faiz giderleri artar. Kamu israfı sebep faiz sonuçtur. Çözüm kamu israfını kaldırmaktır.