Ertuğrul Özkök, Akit TV’de öyle bir konuşuyor ki, sunucu tek kelime edemiyor. İyi dinleyin:
“— Tayyip Erdoğan da bu ülkede 2002’de yolsuzluktan yargılandı.
— Erdoğan'a yapılan suçlamalar da, bugün Ekrem İmamoğlu'na yapılanlarla tamamen aynı. Hatta suç maddeleri bile aynı!
— Hatta Erdoğan’ın sadece Akbil yolsuzluğu dosyasında geçen para miktarı, bugünkinden çok daha fazla!
— Ama Tayyip Erdoğan ne evinden alındı, ne eşine dostuna bir şey yapıldı!
— Hatta ilk duruşmadan sonra bir sonraki duruşmalara katılmasına gerek duyulmadı! Peki ya şimdi?
Akit sunucusu: ..ERROR!..”
İşte böyle. Ekrem İmamoğlu’na yapılan hukuksuzluk ve zulmü hafife almamak lazım. Adamın adeta her şeyine el koydular.
Olay bundan ibaret!
İstanbul’da kaldırımda yürüyen bir kişiye otomobil çarptı. Yaralanan kişi, sürücünün kazanın ardından sağlık durumunu sormak yerine araçtaki hasarla ilgilendiğini öne sürerek şikayetçi oldu.
📍Bu kötülüğü, bu ahlaksızlığı herkes duymalı, bilmeli:
Yerebatan Sarnıcı, İBB'den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredildi ve ziyarete kapatıldı!
İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Osman Cenk Akın:
"— Restorasyondan bugüne 11 milyon kişi ziyaret etti.
— 18 Nisan'da Türk vatandaşlarına giriş ücretini 1 TL'ye düşürmüştük. O kapsamda da 500 bin vatandaşımız ziyaret etti.
— Bugün itibariyle Sarnıç'ı Vakıflar'a devrediyoruz."
Vatandaşın faydalandığı, istifade ettiği her şeye karşılar. Çünkü insanların mutlu olmasını, gözünü açmasını istemiyorlar.
İşte AKP zihniyeti tam olarak budur!
SON DAKİKA | Yerebatan Sarnıcı, İBB'den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredildi.
İBB Kültür AŞ, yapıyı tahliye etti. Sarnıç, ziyarete kapatıldı.
İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Osman Cenk Akın:
"Restorasyondan bugüne 11 milyon kişi ziyaret etti. 18 Nisan'da Türk vatandaşlarına giriş ücretini 1 TL'ye düşürmüştük. O kapsamda da 500 bin vatandaşımız ziyaret etti. Bugün itibariyle Sarnıç'ı Vakıflar'a devrediyoruz."
Şimdi şöyle olur, seçimden önce sizin mayışlar 50 bin tele olur, siz de oyunuzu -yine- verirsiniz, bir-iki ay sonra sizin 50bin, alım gücü olarak bugünkü 20 bine geriler, sonra “yandım anam” diye bağırırsınız, hemencecik kendinize ve oy atan elinize küfürler edersiniz. Sonra, -kasa iyice boşalınca- aniden bir savaş çıkıverir, ileride size beddua edecek torunlarınız da o savaşta heder olur gider. Girin sosyal medyaya da bir bakın, siyasî görünümlü suç şebekesini savunanların seviyelerine, azıcık iz’an kaldıysa hayatınızda; fark edersiniz ki onlar halk düşmanıymış ama geç kaldınız, iş işten çoktan geçti, sadece torun değil ülke de gitti.
💥 Yüksek Seçim Kurulu (YSK), istinafın "mutlak butlan" kararının akabinde yolladığı mazbataları iptal et" müzekkerisini aynen iade etti.
🗳️ YSK mealen "38'inci Kurultay sonrası verdiğim mazbatalar Anayasaya ve kanunlara göre geçerlidir." cevabını verdi.
💥 Başka bir ifade ile "Benim tasdik ettiğim bir seçimi sen iptal edemezsin." dedi. Şimdi ne olacak?
3 gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çıkarttığı kararname ile kapatılan Bilgi Üniversitesi, az önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çıkarttığı kararname ile tekrar açıldı.
— Bir sabah uyanıyorsun üniversiten kapatılmış.
— Bir sabah kalkıyorsun üniversiten açılmış.
Şimdi size sormak isterim: Böyle büyük bir belirsizliğin olduğu ülkeye kim yatırım yapmak ister?
Meselenin diploma ve yolsuzluk olmadığını, meselenin 25 yıl sonra ilk kez AKP’yi seçimde yenen CHP’yi dizayn etme operasyonu olduğunu bu görüntüler çok net şekilde anlatıyor…
“Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu.
İddianamede İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı.
Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’
Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim.
Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi.
Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi.
Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor?
Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı.
Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada.
AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı.
Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler.
Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar.
Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar.”
(Sabahattin Önkibar)
Bak mesela bunun da oğlu suçlar işlemiş. Cinsel istismar var ölümlü kaza var. Onlardan mahkemeleri var. Onun için malum partiye geçiyor.
Parti değiştiği için oğlunun suçları sümenaltı olacak mesela. Ne güzel memleket görüyo musun? Bunu alkışlayan partizanlar bu ülkeyi yıkıyor.
Bir vatandaşın, Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan'ı eleştirdiği video sosyal medyada gündem oldu
"Kendisini şehzade sandığı için eline mikrofonu alıp her yerde boş boş konuşuyor.”