Yıl olmuş 2025, sayın bakanımız vergi vergi diye bağırırken, pazarda, bakkalda, berberde pos cihazı zorunluluğu getirirken Cumhurbaşkanlığına ait Ptt Kargo da kart ile işlem alınmaması saçmalığın tam da daniskasıdır.
Acısıyla, tatlısıyla bir sezonun sonuna geldik. Mücadeleyle, emekle, alın teriyle geçen bu yolculukta bizimle yürüyen herkese sonsuz teşekkürler.
Yeni sezonda daha güçlü, daha inançlı ve daha kenetlenmiş bir şekilde yeniden buluşmak dileğiyle. 💛🖤
Diyarbakır'daki bir devlet hastanesinde bazı doktorların yıllardır kırık olmayan kemiklere platin taktığı, basit müdahaleyle iyileşebilecek kırıkların ameliyat ve malzeme kullanılarak tedavi edildiği ortaya çıktı.
Platin takılmasını ortaya çıkartan doktor, “Medikal şirketlerle anlaşmaları var. Daha fazla platin daha fazla para demek. Bunu ortaya çıkarttığım için bana malzeme vermiyorlar” (Sözcü - @hazardost)
@simerazzi hazırlanıyorlar sezona. Tabi bizim takımlarımızda nerede bu disiplin ve iş ahlakı? 3 büyük takımızıda bile en fazla 3 fizyoterapist var, anadolu takımlarımızı ve alt lig takımlarımı saymıyorum bile oralarda fizyoterapist ve antrenör bulmak samanlıkta iğne bulmak gibi. İşimiz zor.
@simerazzi Bir fizyoterapist olarak söyleyelim kardeşim, en küçüğünden en büyüğüne tüm takımlarda en az 5 er tane fizyoterapist, 5 er tane antrenör ve bir çok sağlık çalışanı bulunuyor. Bu yüzden tüm risk faktörlerini en aza indirip hem en az sakatlıkla hem de en iyi kondiyonla+
Bu güncel resme bakınca dünya genelinde ülkelerin %72'sinde Fizyoterapiste doğrudan erişimin bulunduğunu görebiliyoruz. Yani insanlar, bir hekimin yönlendirmesine gerek kalmadan fizyoterapistlerden sağlık hizmeti alabiliyor.
Çünkü bilim diyor ki: Fizyoterapistler, bağımsız çalışan sağlık profesyonelleridir!
Şimdi soruyorum:
- Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve World Physiotherapy (WCPT), fizyoterapistlerin bağımsız çalışmasını desteklerken, Türkiye'de bazı kesimler! bu gerçeği neden görmezden geliyor?
- 1950’lerde mi yaşıyoruz? Fizyoterapistlerin mesleki otonomisi neden hala tartışılıyor?
Türkiye’de hastaların sağlığına kavuşma süreci, gereksiz bürokrasi ve meslekler arası çekişmeler yüzünden uzuyor. Biz, tanısı konulmuş vatandaşlarımızın kendi mesleki yeterliliklerimiz ve mevcut kanunlar çerçevesinde tedavi planlarını yapıp tedavilerini gerçekleştirmek istiyoruz.
Ve şunu netleştirelim: Bizim hiçbir meslek grubuyla bir derdimiz yoktur. Ancak, meslekler arası işbirliği, bir meslek grubunun diğerine bağımlı hale getirilmesi değil, her mesleğin kendi uzmanlık alanında özgürce çalışabilmesidir.
Bizim mücadelemiz hiçbir meslek grubuna karşı değil, hastaların daha hızlı, daha kolay ve daha bilimsel bir şekilde tedaviye ulaşabilmesi içindir. Bu sadece fizyoterapistlerin değil, hastaların da hakkıdır!
Biz sağlık ekibinin bir parçasıyız ve en iyi sağlık hizmeti için multidisipliner bir şekilde çalışmaya inanıyoruz. Ancak, bu işbirliği eşit ve bilimsel temellere dayanmalıdır.
En nihayetinde gerçek şudur ki;
Fizyoterapistler bağımsız sağlık profesyonelleridir. Bilim de, dünya da, hastalar da bunu söylüyor. Peki, bu gerçeğe gözlerini kapatan zihniyet nereye gidiyor?
Esenyurt'ta rögar kapağının fırlamasıyla kapısı kırılan metrobüsten düşen yolcu:
"10 milyonda bir insanın başına gelmeyecek bir şey benim başıma geldi."