Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ağrı’da intihar sonucu vefat eden Irmak Ayşe Koparan öğretmenimizin ölümüyle ilgili soruşturmanın sürdüğünü duyurdu.
Sendikamız, soruşturma sürecini ve sonucunu yakınen takip edecektir.
Öncelikle, otopsi işlemlerinden sonra ebedi yolculuğuna uğurlanacak öğretmenimize rahmet niyaz ediyorum. Yakınlarına ve eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.
Öte yandan, basına yansıyan haberlerde iddia edildiği gibi, öğretmenimizin bir kısım yöneticiler tarafından maruz bırakıldığı baskı, yıldırma ve mobinge varan durumlar sözkonusu ise sorumlulara yönelik müeyyidelerin tavizsiz uygulanmasını ısrarla talep ediyoruz.
Zaman zaman liyakatsiz, işgal ettiği pozisyonun ağırlığını taşımaktan uzak, devletin makamını temsil ettiğinin şuurundan yoksun kimi kamu yöneticilerinin, çalışanlara yönelik istenmeyen tutum ve davranışlarına şahit oluyoruz.
Bu nevi sözde yöneticiler, sadece çalışanları ve çalışma hayatını huzursuz etmekle kalmıyor, aynı zamanda kamu çalışanlarının devlete ve devletin kurumlarına karşı aidiyet ve güvenini de tahrip ediyorlar.
Bu itibarla, bu hadisede @tcmeb ’den beklentimiz, iddialar gerçekse, mesulleri kimliğine, mensubiyetine ve ilişkilerine bakmaksızın ibretlik bir muameleye tabi tutmasıdır.
Ki, benzeri hadiseleri bir daha yaşamayalım; hangi düzeyde olursa olsun her bir kamu yöneticisinin adaletle, liyakatle ve sadece devlete sadakatle görevlerini ifa edecekleri bir anlayışı yerleşik hale getirebilelim.
Türk Eğitim-Sen Teşkilatımız, üstün gayret, fedakârlık ve ahlaklı sendikal çalışmalarıyla bu zorlu yetki dönemini de alnının akıyla tamamlamıştır.
Her şartta sorumluluk bilinciyle hareket eden teşkilat yöneticilerimiz,”Bizim İlkemiz önce Ülkemiz”ve “Türkiye Sevdanız Ekmek İçin Kavgamız”çizgisinde önemli bir duruş sergilemiştir.
Zor zamanlar, birlik ve teşkilat olmanın değerini bir kez daha göstermiş; ortak akıl, güçlü irade ve ahlaklı mücadele sendikamızın duruşu olmuştur.Bu mücadelemizde emeği olan herkese teşekkür ediyor, aynı azim ve kararlılıkla sendikal çalışmalarımızımı sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Saman alevi gibi,ilk anda büyük bir heyecanla, gürültüyle veya iddiayla ortaya çıkan ama kalıcı olmayacak olanları da hep birlikte göreceğiz.
Saman nasıl bir anda parlasa da hemen sönerse; düşünmeden yapılan çıkışlar, temeli olmayan hevesler ve geçici coşkular da uzun sürmez. Asıl önemli olan, bir anda parlamak değil; sabırla, kararlılıkla ve istikrarlı şekilde yol almaktır.
Türk Eğitim-Sen olarak kurulduğumuz ilk günkü çizgimizde,aynı heyecan ve kararlılıkla mücadelemize devam edeceğiz.
6. Uluslararası Türk Dünyası Eğitim Bilimleri ve Sosyal Bilimler Kongresi 19-22 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecektir. Alanında uzman ve değerli bilim insanlarının katkılarıyla zenginleşecek kongre kapsamında, özet gönderimi için son tarih 15 Eylül 2026’dır. Kongre kapsamında gerçekleştirilecek tematik paneller, bilimsel oturumlar ve disiplinler arası tartışmalar; eğitim bilimleri ve sosyal bilimler alanında güncel sorunlara çözüm ararken, aynı zamanda Türk dünyasının ortak eğitim vizyonunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Akademisyenler, öğretmenler ve eğitim çalışanları arasında kurulacak bu etkileşim ağı; bilgi üretiminin paylaşılmasını, deneyimlerin aktarılmasını ve ortak projelerin geliştirilmesini mümkün kılacaktır. Bu yönüyle kongre, sadece bir bilgi aktarım ortamı değil; aynı zamanda kalıcı iş birliklerinin ve akademik dayanışmanın temellerinin atıldığı bir buluşma noktası olacaktır.
Türk Eğitim-Sen’in yıllardır sürdürdüğü ilkeli, kararlı ve çözüm odaklı sendikal mücadelesi ile UAESEB’in uluslararası düzeyde yürüttüğü eğitim diplomasisi çalışmaları, bu kongrenin en güçlü dayanaklarından biridir. Bu iki kurumun bilgi, tecrübe ve vizyon birikimi; Türk dünyasında eğitim alanında ortak bir bilinç oluşturulmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Eğitim çalışanlarının haklarını savunmanın ötesinde, eğitimin niteliğini artırmayı, bilimsel üretimi teşvik etmeyi ve kültürel bağları güçlendirmeyi hedefleyen bu anlayış, kongrenin ruhunu da şekillendirmektedir.
SANDIK KOYALIM,GÖRELİM..
1 milyon 200 bin civarında eğitim çalışanımızın önüne sandığı koyalım sendikal tercihlerini belirleyelim.
El mi yaman Bey mi yaman..
Hep beraber görelim sonuçları.
Baskıyla tehditle makamla nasıl üye yaptığınızı sizlerde,
çalışanlarda,bizlerde çok iyi biliyoruz.
Çalışmadan,üretmeden,hak aramadan sendikacılığı,Türk Eğitim-Sen düşmanlığı üzerinden yapanların,sendikal mücadele zemininde yer tutunmaları imkansızdır.
İlksan seçimlerinde,eğitim çalışanları ferasetini göstermiş sandıkta gerekli mesajı net olarak vermiştir.
Üye sayıları bizim neredeyse iki katımız olan sendika,İlksan seçimlerde gizli oy açık tasnifle yapılan oylamada sandıktan çıkamamıştır.
İlksan yönetimini seçimlerle kazanamayanlar,çeşitli entrikalarla İlksan yönetimini nasıl alırız diye yalan yanlış açıklamalarla eğitim çalışanlarının iradesini yok saymaktadırlar.
İlksan üyesi,delegesi eğitim çalışanlarımız hiç merak etmesin İlksan yönetimi emin ellerde,sizlerin hizmetindedir.
Tüm eğitim çalışanlarımız müsterih olsun. Biz Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi olarak İlksan yönetiminde işleyişinde herhangi bir olumsuzluk gördüğümüzde müdahil olur,
gerekeni yaparız.
Maymuna soba yakmayı öğretmişler,yazında yakmış.!
23 NİSAN BAYRAMIMIZI VAKUR BİR COŞKUYLA KUTLAYACAĞIZ!
Bazı aklı evveller yaşadığımız büyük acı üzerinden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerinin iptal edilmesini öneriyorlar.
Asla kabul edilemez!
23 Nisan Bayramı, dünyada çocuklara armağan edilen tek bayramdır. Geleceğimizin mimarı çocuklarımıza verdiğimiz kıymetin somut nişanesidir.
Evet büyük acı yaşadık, öğrencilerimiz büyük bir travmayla muhatap oldu.
Ama bayramlar, aynı zamanda yaralarımızı saracağımız duygusal ortamlardır. Bayramı, çocuklarımızın psikolojisini yöneteceğimiz bir süreç olarak değerlendireceğiz.
Öte yandan TBMM’nin açılışı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin inşasına giden yolun harcıdır.
23 Nisan Bayramı etkinlikleri, sadece kutlama değil, çocuklarımıza tarihi, milli ve örfi değerlerimizi kazandıracağımız, benimseteceğimiz imkanlardır.
Bu gayretten asla geri durmayacağız.
23 Nisan Perşembe günü milyonlarca öğrencimiz, hem kaybettiğimiz körpecik canlarımızı dualarla anacak hem de bayramı VAKUR BİR COŞKUYLA kutlayacaktır.
Sendikaların iş bırakma eylemi “farkındalık” oluşturma amacı taşımaktadır.
“Polis karakoluna saldırı olduğunda bir gün sonra polisin göreve gitmemesi” teşbihi, abes bir mukayesedir!
Öğretmen kolluk görevlisi midir?
Meslektaşlarımız, öğretmenlerin ve öğrencilerin katledilmesine kadar varan şiddet hadiselerine dikkat çekmek istiyor.
Bunu göremiyor musunuz?
Dönün bir bakın, sadece son 10 yılda kaç tane öğretmenimiz görevi başında katledildi!
Hiç merak etmeyin!
Okullarımızın, öğrencilerimizin, eğitimimizin selameti konusunda ikaz edilmesi gerekmeyen tek meslek grubu öğretmenlerimizdir.
Okullarda yaşanan şiddet hadiselerini önlemeye yönelik yasal ve güvenlik tedbirleri İllaki alınmalıdır, alınacaktır.
Ancak öğretmeni itibarlı kılmadan, eğitim sürecinde öğretmenin etkisini artırmadan alınacak hiçbir tedbir beklenen sonucu sağlamayacaktır.
Fakat öğretmenlerimizin haklı feryatlarını dile getirmek için ortaya koyduğu eylem ve etkinlikleri, işte böylesi abes mukayeselerle rencide eder ve öğretmeni toplum nezdinde mahkum etmeye çalışırsanız ÖĞRETMENİN SAYGINLIĞINA bir darbe de siz vurmuş olursunuz!
Yapmayın!
Öğretmene kıymayın!
Çocuklarımıza kıymayın!
Öğretmene vereceğiniz değer, aslında çocuklarımıza verdiğiniz kıymettir!
KAHRAMANMARAŞ’TA İKİ KAHRAMAN ÖĞRETMEN..
Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan menfur saldırı eğitim çalışanlarını,Türk Milletini derinden üzmüş ağır yaralar bırakmıştır.
Gerekli önlemlerin bir an önce alınması noktasında bizlerde üzerimize düşeni yapacağımızı bildiriyoruz.Allah bir daha böyle acı olaylar yaşatmasın.
Benim dikkat çekmek istediğim nokta fazla gündeme gelmeyen iki kahraman öğretmen arkadaşımız.
Birisi okulun rehber öğretmeni saldırgana ilk müdahaleyi yapan,üzerine atlayan ve etkisiz hale getirmek için canını hiçe sayan elleri öpülesi öğretmenimiz,Allah senden razı olsun.Türk Milleti sana minnettardır.
İkincisi yan okulun müdürü, silah seslerini duyunca,sağına soluna bakmadan bir an bile düşünmeden okula koşup,
okulun koridorunda rehber öğretmen arkadaşımızla boğuşan saldırganın üzerine atlayan kahraman okul müdürü.
Okulda görev yapan diğer öğretmen arkadaşlarımız da
öğrencilerimizi korumak için cansiparane ellerinden gelenin fazlasını yapmışlardır.Allah hepsinden razı olsun.
Bizler öğretmeniz,sizlerin en kıymetlileri evlatlarınız,bizim kendi çocuklarımızdan farksızdır.Türk Milleti şunu bilsin ki öğretmenler annedir,babadır.Anne ve babalar evlatlarına sahip çıkarlar,korurlar.
İki kahraman öğretmenize teşekkür ediyor,ellerinden öpüyor,önlerinde saygıyla eğiliyoruz.
Kerkük İl Meclisi’nde yapılan seçim sonucunda Kerkük Valisi olarak seçilen Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Sayın Mehmet Seman Ağa’yı tebrik ediyor, Irak Türklüğü için hayırlı olmasını diliyorum.
@SemanAgaoglu
@Uslu33685870@TalipGeylan06 ÖMK çıkarılması ve içeriğinin düzenlenmesi sürecinde Türk Eğitim-Sen etkili bir çalışma yaptı. Siz başta İŞ olmak üzere diğer sendikalara soracaksınız… (sorabiliyorsanız!!)
Eğitim dili Türkçedir..
Anayasamızın 42. Maddesinde ifade edildiği şekliyle Türkçeden başka dil kullanılamayacağını Türk Eğitim-Sen olarak kurulduğumuz günden bugüne söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz, duruşumuz nettir.
Diğer sendikaların genel
merkez düzeyinde,bu konuda bir açıklamaları var mı?
Eğitim çalışanlarını bu bağlamda aydınlatmak gerekir diye düşünüyorum.
Kimse kaçak güreşmesin,er meydanında hodri meydan.
Selahattin Dolgun
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri
Sendikal çalışma zemini ne kadar kirlenmiş olsada Türk Eğitim-Sen’in olduğu yerde umut vardır,hak arama vardır,mücadele vardır.Eğitim çalışanı arkadaşım,merak etme zemini temizleyip,çalışma barışını sağlayacağız.
İLKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İsa Barış’ı ziyaret ederek görüş alışverişinde bulunduk.
Göreve geldiği andan itibaren yatırımları, sosyal ve sağlık yardımları ile eğitim çalışanlarının emanetine hakkıyla sahip çıkan; yüklenmiş olduğu sorumluluğu daha yükseklere taşıyan Sayın İsa Barış ve yönetim kuruluna teşekkür ediyorum.
Başarılı hizmetlerinin devam edeceğine yürekten inanıyorum.
@ilksangovtr
NARKOZDAN UYANAN BİR ALİCİK !!!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Narkozdan Daha Erken Uyanırdı Elbet ... Mesela İskilipli Atıfla Uğraşmasaydı Daha Erken Yol Alırdı... Şeyh Saitle Uğraşmasaydı Mesela Kerkük , Musul Türkiye Cumhuriyeti Toprağı Olabilirdi... Dürrizade Abdullahla Uğraşmasaydı Anadolu Narkoz'un Etkisinden Kurtulup Topraklarından Kafirleri , Zalimleri , Hainleri Daha Çabuk Sürüp Çıkarırdı ... Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti Daha Erken Narkozdan Çıkıp Müreffeh Ülkeler Seviyesine , Güvenlikte Milli Ülkelerin Arasına Daha Çabuk Yükselebilirdi .... 2016 Fetö Kalkışması Olmasaydı ve Sizin Gibi Hala Haşaşilerin Zehrini Kanlarında Taşıyanlar Olmasaydı Bugün Çok Daha Farklı Bir Türkiye Cumhuriyetinden Söz Edebilirdik ... Fakat İnançlıyız , İmanımız Tam Size Rağmen 21. ASIR TÜRK ASRI Olacaktır...
2️⃣Bu insanımsı yaratığın ömür boyu trafiğe çıkması yasaklansın.Böylesi bir mahlukatın nasıl bir tarafik canavarı olacağı aşikardır.
Öte yandan ehliyet sınavlarının yapılacağı alanlarda mutlaka kolluk görevlisi bulundurulsun. Çünkü bu hadise ilk değildir.
Başta öğretmenlerimiz..⤵️