“Bu vatan; tepeden tırnağa tek vücut olup sokağa, caddeye, meydana dolup bayrağı uğruna gül gibi solup asım şuuruna erenlerindir.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde, milletimizin demokrasiye ve bağımsızlığına sahip çıkmak uğruna ortaya koyduğu eşsiz mücadeleyi saygıyla anıyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yâd ediyoruz.
#ZaferBizim
Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır.
Mehter marşından, yeniçeriden, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum:
Artık reddimiras yapan bir Türkiye yok.
NATO Zirvesi, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ne gerek var” diyenlere, “iktidara gelirsek Külliye’yi yıkacağız” diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.
Cumhurbaşkanlığı Külliyemiz, tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır.
Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekân Milletin Evi’dir.
Burası, asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye’nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır.
Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi Külliyemizde atmaktadır.
İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir.
Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Zirve’de aldığımız kararlarla NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirme, transatlantik bağı tahkim etme ve İttifakın geleceğini daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO anlayışı temelinde inşa etme irademizi bir kez daha ortaya koyduk.
Ankara Zirvesi Sonuç Bildirisi’nde Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesine ve kolektif savunma ilkesine olan sarsılmaz bağlılığımızı teyit ettik.
Bildiride ayrıca müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerinin kaldırılması, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmaları, Ukrayna’ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlanması gibi konuların yanı sıra savunma sanayisi kapasitesinin artırılması; yapay zekâ, siber güvenlik, uzay, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler ve derin hassas vuruş kabiliyetleri gibi alanlarda İttifakın daha güçlü ve hazırlıklı hale getirilmesi de Zirve’nin öncelikli başlıkları arasında yer aldı.
Türkiye olarak biz de sahip olduğumuz tecrübe, askerî kabiliyet ve gelişen savunma sanayisi altyapımızla bu sürece en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.
Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir.
Savunma harcamalarımızı 2030’dan önce %3,5 seviyesine çıkarma irademizi ortaya koyduk. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise hâlihazırda %1,5’lik bütçe payına ulaşmış durumdayız.
Çelik Kubbe Projesi için hava ve füze savunma kabiliyetlerine 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdığımızı da ifade ettik.
Bu vesileyle ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında barış için iletişim kanallarını açık tutarken; İran-ABD sürecinde itidal, diplomasi ve kalıcı barışı; Gazze, Lübnan ve Libya başlıklarında da ateşkes, istikrar ve çok taraflı iş birliği yaklaşımını savunmaya devam etmektedir.
Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz 36’ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamlamış bulunuyoruz.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde icra ettiğimiz Zirve’ye NATO üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanının yanı sıra 100’e yakın bakan, üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetli iştirak etmiştir.
Zirve sürecinde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması arasında hassas bir denge gözetilmiştir.
Alınan güvenlik, ulaşım, koordinasyon ve kamu düzeni tedbirleri; liderlerin güvenliği, şehir hayatının sürdürülebilirliği ve uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla titizlikle planlanmış, vatandaşlarımızın günlük yaşamlarının aksatılmamasına özellikle ehemmiyet gösterilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemiz, uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiş; 1.800 kişilik çalışma alanı, 40 montaj odası ve çok sayıda canlı yayın noktası basın mensuplarının istifadesine sunulmuştur. Zirve’yi rekor bir katılımla 2.500’ü aşkın basın mensubu takip etmiş; TRT koordinasyonunda 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla Ankara Zirvesi tüm dünyaya ulaştırılmıştır.
Ankara’mızın tanıtımına da büyük katkı sunan Zirve boyunca gösterdikleri hoşgörü ve eşsiz misafirperverlik için Ankaralı hemşehrilerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
Kolluk kuvvetlerimiz başta olmak üzere medyadan teknik işlere, sağlıktan ulaşıma, protokolden ikram hizmetlerine kadar birçok alanda Zirve’nin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi için fedakârca görev yapan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum.
NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlık ve icrasında gösterdiği iş birliği odaklı yaklaşım ve çabaları için Genel Sekreter Sayın Mark Rutte’ye hassaten teşekkür ediyorum.
Tekrar bir “Yenikapı ruhu” aranıyorsa bunun vücut bulması gereken zemin Terörsüz Türkiye sürecidir.
Siyaset kurumu, tıpkı Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır.
Biz Cumhur İttifakı olarak iradeyse irade, kararlılıksa kararlılık, uzlaşıysa uzlaşı, cesaretse cesaret; üzerimize düşenleri fazlasıyla yaptık, yapıyoruz; bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.
Bu videoyu herkes izlemeli..
Tebrikler @trhaber_com
Türk bayrağı yok, İngiliz gaydası var.
▪️ "Osmanlı" desek huzursuz olacaklar ama "God Save the King"e bir servet harcayabiliyorlar.
▪️ Tarabya İngiliz Koleji, "Doğulular için pek muteber" mezuniyet töreni sembolleriyle ve pek meşhur velileriyle gündemde.
ÖNÜMÜZDEKİ ON YIL;
KESİNTİSİZ, HATASIZ, KAZASIZ DEVAM ETMELİ
MUTLAKA..
Doğu Kapısı açıldı.
Güney Kapısı açıldı.
İkisini de kapatmak istediler.
İkisini de açık tutmayı bildik.
Şimdi Batı Kapısı’nda cephe kuruyorlar.
O cephe de dağılacak,
o Kapı da açık kalacak.
Sıra oraya geldi.
İsrail ve Yunanistan’ın bunu engelleme gücü yok.
Aslında kimsenin Türkiye’yi durduracak gücü yok.
Orta Koridor da bizim.
Güney Koridoru da bizim.
Biz sadece Türkiye değil, bir büyük coğrafyayız.
Türkiye;
Jeopolitik aklı en iyi uygulayan ülkedir.
Bu akıl nice imparatorluklar inşa etti.
Bu akıl, 21. yüzyılı da formatlayacak.
Sabırla, cesurca, durmaksızın..
Bu yol, bu yüzyılda yürünecek.
İmparatorluklar çağı geri dönerken,
Yeni yükseliş çağı kapıları açarken,
Türkiye dünyanın merkezine yerleşirken,.
Hiçbir güç; “içeriden ve dışarıdan”
hiçbir müdahale bunu durduramaz.
İç siyaset, bu büyük hedefe
göre yeniden dizayn edilmeli.
Önümüzdeki on yıl; kesintisiz,
kazasız, hatasız devam etmeli.
Hicri 1448’inci yılın milletimiz ve İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diliyor, yeni yılın tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini Rabb’imden niyaz ediyorum. Yeni hicri yılımız mübarek olsun.
İran’a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı, diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk.
Provokasyonlara gelmedik, komşuluk ve kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine izin vermedik.
Neticede kardeşi kardeşe kırdırma planları amacına ulaşmadı.
Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.
Elbette bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruların dramını, uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasını hiçbir zaman unutmayacağız.
Ama aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz.
Gazeteci: Fırtına uyarısı nedeniyle güvenliğiniz için dışarı çıkmamanız istendi. Neden namaz için dışarı çıktınız?
🇸🇳Senegal Teknik Direktörü Babı Thiaw:
▪️Namazdan daha önemli bir şey var mı?Bence bu senin bana soracağın bir soru değil. Buna hakkın yok.
▪️Sen rüzgardan korkuyorsun, biz rüzgarı yaratan Allah'tan korkuyoruz. Biz buraya eğlence amaçlı bir oyun için geldik ama Allah'a ibadet için yaratıldığımızı unutamayız.
▪️Eğer bugün Dünya Kupası finali olsaydı ve biz finalde olsaydık, Cuma namazı için gidersek şampiyonluğu kaybedecek olsak da Cuma namazını tercih ederiz, onun vakti belli çünkü.
▪️Bizim dinimizin ritüelleri hakkında bizimle böyle konuşamazsınız.
Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu milletimizle paylaşmak için çıktığımız bu yolculukta, AK Parti kadrolarımızla Danışma Meclisi ve Toplu Katılım törenimizi gerçekleştirmek üzere davamıza gönül vermiş tüm hemşehrilerimizi 14 Haziran Pazar günü saat 13:30’da “ATARÜRK SPOR SALONUNA” davet ediyoruz.
Hep birlikte güçlü Türkiye için durmak yok yola devam diyoruz.
#beraberizManisam
Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa’da İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihî bir sorumluluktur.
Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır.
İran’da, Lübnan’da başlayan; Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır.
İsrail durdurulmalıdır.
Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir.
Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.
Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır.
Savaş muhabiri Janine di Giovanni:
▪️Eğer Ukrayna'da bir hastaneye füze düşerse Avrupa bunun bir savaş suçu olduğunu söylüyor.
▪️Ama eğer Gazze'ye çok sayıda füze düşüp 100 insan ölürse bu İsrail'in kendini savunma hakkı oluyor.
Milletimizin ve İslam âleminin Leyle-i Kadir’ini tebrik ediyor; bin aydan daha hayırlı olan bu müstesna gecenin bölgemiz başta olmak üzere tüm dünya ve insanlık için barışa, huzura, hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gecemiz mübarek olsun.