#AlevAlatlı Bireysel mükemmeliyete dönmeliyiz yani geldiğimiz noktada kendinizi kandırmaktan vazgeçip, yaptığınız işin en iyisini yapmak durumundasınız. ‘Elimden geleni yapacağım.' değil yapılması gerekeni yapmak. Elimden geleni yaparım iş değil yapılması gerekeni yapmak önemli
Bu vatan hainini iyi tanıyın.
15 Temmuz gecesi Genelkurmay Karargahında silahsız vatandaşlara ateş açıp şehit eden, şehitlerimizi yerde tekmeleyen FETÖ'cü Tuğamiral Sinan Sürer.
Sinan Sürer'in makam odasındaki özel çekmecesinde darbe girişimi sonrası yapılan aramalarda 19 sayfalık iç savaş planı da ele geçirilmişti.
🇹🇷🇮🇱🇷🇺 TCG İstanbul fırkateyninin Lazkiye’ye demirlemesi önemli bir mesaj: Akdeniz artık İsrail ve Rus gölü olmayacak, Mavi Vatan’ın bir parçası haline gelecek.
İsrail medyasında konuyla ilgili, aşağıdaki, detaylı ve olabildiğince objektif sayılabilecek değerlendirme yazısı yer aldı. Zamanı olanların atlamadan okumasını tavsiye ederim.
“Türkiye Doğu Akdeniz'deki güç dengesini değiştiriyor.
İsrail'de savunma alanında bağımsızlığı konuşurken, Ankara bunu fiilen hayata geçiriyor. Türkiye’nin güçlenmesinin kalbinde deniz kuvvetleri yer alıyor.
Bu ayın başlarında Suriye'nin Lazkiye Limanında alışılmadık bir manzara görüldü. Tamamen Türkiye'de tasarlanıp inşa edilen ilk fırkateyn olan TCG İstanbul, içinde Türk Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile birlikte Suriye donanma üssünün rıhtımına demirledi. Bu sıradan bir nezaket ziyareti değil Suriye iç savaşından bu yana Türk savaş gemilerinin Suriye limanını ilk kez ziyaret ettiği tarihi bir güç gösterisiydi. Yeni Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın davetiyle gerçekleşen Lazkiye ziyareti, sadece Esad rejiminin nihai çöküşünü değil, aynı zamanda Türkiye'nin Suriye Ordusu’nun yeniden inşasında merkezi müttefik olduğu yeni bir dönemi de simgeliyordu. Bu olay ayrıca, Suriye kıyılarındaki tarihi Rus varlığının Türk hegemonyası lehine geri çekilmesine de işaret ediyor. İsrail için bu, Doğu Akdeniz'deki deniz güç dengesinde dramatik bir değişiklik anlamına geliyor; çünkü Türkiye, Ruslardan çok daha düşmanca bir unsur olarak görülüyor. Bu değişiklik, gaz platformlarının korunması da dahil olmak üzere seyir özgürlüğünün yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.
Geçmişte Türk Deniz Kuvvetleri büyük ölçüde Batı'dan ikinci el gemi alımına dayanırken bugün durum farklı. Mavi Vatan ideolojisinin bir parçası olarak Türkiye, MİLGEM projesi çerçevesinde geniş kapsamlı yerli üretim modeline geçti. Bu da onu savaş gemileri ve ileri denizaltıların tasarım ve inşasında bağımsız olarak dünyadaki az sayıda ülkeden biri haline getirdi.
İHA gemisi TCG Anadolu donanmanın yeni amiral gemisi. Türkiye F-35 projesinden çıkarıldıktan sonra (belki geri dönebilir), yaratıcı bir çözüm benimseyerek gemiyi İHA gemisine dönüştürdü. İran projesine benzer ama çok daha ileri ve kaliteli bir şey. Bu gemi, katlanır kanatlı Bayraktar TB3 ve Türklerin iddiasına göre stealth kabiliyetli jet motorlu İHA Kızılelma’yı taşıyacak. Bu yetenek, Türkiye'ye insanlı savaş uçaklarına ihtiyaç duymadan açık denizlerde ve uzak menzillerde hava gücü projeksiyonu imkânı veriyor.
İsrail Deniz Kuvvetleri açısından en sessiz ve en rahatsız edici tehdit ise su altından geliyor. Türkiye, hava bağımsız tahrik sistemi (AIP) ile donatılmış Reis sınıfı (Type 214 modeli) 6 yeni denizaltı edinmekte. Bu teknoloji, denizaltıların haftalarca su altında ve neredeyse mutlak gizlilikle kalmasını sağlıyor. Proje tamamlandığında Türkiye'nin 12-14 modern denizaltıdan oluşan bir filosu olacak, bu da ona Doğu Akdeniz'de İsrail ve Mısır karşısında belirgin bir niceliksel ve niteliksel üstünlük kazandıracak.
Türkiye artık geçmişte olduğu gibi Amerikan Harpoon füzelerine bağımlı değil. 250 km'nin üzerinde menzile sahip ATMACA adlı gemisavar seyir füzesini geliştirdi ve Türk donanmasının yeni gemilerine entegre edildi. Ayrıca kara hedeflerine uzun menzilli saldırı için GEZGİN seyir füzesini de geliştirmekte.
IDF açısından tehdit olarak görülen diğer donanmaların aksine Türkler eğitimli ve yetenekli mürettebata sahip modern gemiler işletmekte ve Batı donanmalarıyla da tatbikat yapmakta. Türk donanma komutanları birçok uluslararası tatbikata katılmakta ve ortak çalışma toplantılarında bilgi biriktirmekte. Uzun yıllardan sonra ilk kez Akdeniz'de İsrail Deniz Kuvvetleri'ne meydan okuyan bir donanma gelişmekte.
Türk donanması kendi kıyılarından uzakta, uzun süre faaliyet gösterebilecek bir deniz gücü haline gelmeyi hedeflemekte. Bu nedenle üs ve demirleme noktalarına ihtiyaç duymakta. Türkiye’nin zaten Libya, Somali ve Katar'da üsleri var, Suriye'deki varlığı ile bölgeyi kuşatmayı tamamlamakta. İsrail açısından Lazkiye'de kalıcı Türk varlığı, Hayfa ve Aşdod limanlarına giden deniz yolları üzerinde yakın Türk denetimi anlamına gelir. Türk donanması ile İsrail'in stratejik varlıkları arasındaki coğrafi mesafe azaldı ve bu da özellikle ülkeler arasındaki ilişkiler bozulmaya devam ederse, bir tehdit olarak görülmekte. Türkiye geçmişte de denizde çatışmaya hazır olduğunu kanıtlamıştı, örneğin 2019'da İsrail araştırma gemisi Bat Galim’in Kıbrıs karasularından çıkarılması gibi. Suriye'deki varlık bu sürtüşmeyi her an ve çok daha yakın mesafelerde mümkün kılmakta.
Türk egemenliği yalnızca askeri güçle de sınırlı kalmıyor, ticaret yolları ile ekonomiye ve jeopolitiğe de yayılıyor. Türkiye, Irak ile birlikte 17 milyar dolarlık "Kalkınma Yolu" projesine öncülük ediyor. Projenin amacı, Basra Körfezi'ndeki limanı demiryolu ve otoyol ağı aracılığıyla doğrudan Türkiye'ye ve oradan da Avrupa'ya bağlamak. Bu rota, Asya'dan Avrupa'ya taşıma süresini deniz yoluyla 55 günden yalnızca 25 güne indirmeyi amaçlıyor. Proje başarılı olursa Türkiye, Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı'na stratejik bir alternatif haline gelecek, bu da ona dünya ekonomisi ve Körfez ülkeleri üzerinde muazzam bir baskı aracı kazandıracak. Dev lojistik şirketleri, Ankara'nın 21. yüzyılın merkezi lojistik kavşağı haline geldiğini ve bu hamleye kimsenin meydan okumadığını anlayarak Türk altyapısına milyarlarca yatırım yapmakta.
İsrailli uzmanlar, ‘Türkiye’nin güçlenmesi bir kuantum sıçramasıdır’ diye uyarıyor. İsrail Deniz Kuvvetleri gaz platformlarını korumaya ve gizli operasyonlara odaklanırken, 2000'lerin başından beri düşman haline gelen Türkiye, bölgesel bir güç donanması inşa etti. Rusya'nın Suriye'de zayıfladığı ve ABD'nin, İran'la savaş dönemi dışında Ortadoğu'da varlığını azaltmayı hedeflediği bir çağda, Türkiye bu boşluğu kararlılıkla dolduruyor.
Türkiye’nin mesajı nettir, Akdeniz artık İsrail veya Rus gölü olmayacak. Giderek daha fazla Türkiye'nin Mavi Vatan’ının bir parçası haline gelmekte. İsrail'e de Türk fırtınası kıyılarımıza ulaşmadan önce uyanmasını ummak kalıyor.
Bir dergiye kapak kızı seçildiği hafta deprem oldu diye çok üzülmüştü.
Ìnsanlar öldü çocuklar yetim kaldı diye değil deprem yüzünden Eda Ece'nin kapak kızı oluşu yeterince konuşulmadı diye!
Bu çirkin duruşu kendisi sosyal medya hesabından bir video ile paylaştı.
Bu hanımefendi 2023 seçimlerinde deprem bölgesine kendilerinin yârdım ettiğini ama oyları AK Parti’nin aldığını söylemişti.
Bugün öğrendik ki, Ahbap’a da yardım etmemiş. Muhtemelen depremzedeler için Kızılay’a yardım etti.
Ama mahalle baskısından çekindiği için açıklayamıyor.
Yoksa bu kadar çelişki onun için bile fazla.
✍️UTANÇ YİTİP GİDERKEN
Ahbap Derneği’ne kefil olan ünlülerin adliye görüntüleri gerçekten ilginç. Sanki savcılık ifadesine değil de çalgı çengiye, ‘ahbap’ muhabbetine gidiyormuş gibiler.
Böylesine büyük bir rezilliğe yol açan insanların ifadelerinde suçluluk duygusu, pişmanlık, utanma gibi duyguların izlerini bulacağınızı tahmin edersiniz…
Ne gezer…
Bunların yerine bolca sorumsuzluk, bolca mazeret, bolca kibir, bolca küstahlık var…
Yakın tarihin en büyük dolandırıcılık organizasyonuna aracılık etmişler…
Milyonlarca insanın duyguları ile oynamışlar….
Yardıma muhtaç milyonlarca depremzedenin acılarını istismar etmişler…
Maraş’ta, Hatay’da, Malatya’da, Adıyaman’daki muhtaç insanların bir tas sıcak çorbasını çalmışlar!
Yine de en küçük utanç duymuyorlar, hatta zeytinyağı gibi üste çıkıyorlar.
Vicdansızlık diyebilirsiniz…
Doğrudur, utanmak, toplum içinde yaşamakla ilgilidir. İnsanların seni ayıplayacağını bildiğin için utanırsın. Vicdan ise, hiç kimse görmeden, hiç kimse bilmeden bile yanlıştan geri durmak anlamına gelir.
Kısacası vicdan daha üst bir duygudur, utanması olmayanın vicdanı hiç olmaz.
Kapkara bir vicdanla, halka dair her şeyden nefret ederek geçen ömürlerden normal şahsiyetler beklemek hata olur.
“Normal şahsiyet” dediğimiz ise, daha vicdana gerek kalmadan salt toplumdan utandığı için bile olsa ahlaksızlık yapmayan insan.
Bu konuştuklarımız ise bile bile, göz göre göre yapanlar. Yani utanmayanlar, utanç duygusunu taşmayanlar.
Peki cahiller mi? Kesinlikle hayır. Zaten öyle bir halleri de yok; aksine toplumun en eğitimli, en akıllı kesimi olduklarını iddia ediyorlar.
Yaptıkları davranışın yanlış olduğunu, ayıplanacağını bal gibi biliyorlar. Ancak buna rağmen içlerinde utanç duygusu yeşermiyor!
En temel ahlak kurallarını bile içselleştirmemişler; onlar için ahlak, dışarıdan gelen bir komut veya kestirmeden gidilerek atlatılabilen bir yol gibi duruyor…
Ahlaksızca bir iş yaptınız ve utanmıyorsunuz. Tıpkı bu beylerin/hanımların Ahbap şebekesi ilişkisi gibi… Bunun taktik bir seçim olarak açıklanması çok zor… Çünkü UTANMAMAK, kişiliğe dair çok daha derin sorunlara işaret ediyor.:
Ne gibi sorunlar diyecek olursanız…
- Çocuklukta sınırların ve sorumluluk duygusunun yeterince gelişmemesi
- Ebeveynlerin tutarsız veya aşırı cezalandırıcı olması
- Utancın sürekli aşağılanma yoluyla öğretilmesi
- Kişinin yaptığı davranışları sürekli rasyonalize etmeyi (akla yatkın hale getirmeyi) öğrenmesi
- Empati kapasitesinin düşük olması
- Benlik algısının aşırı savunmacı olması
- “Benim çıkarım, başkasının hakkımdan önemlidir” anlayışının yerleşmesi
Bizde Ahbap ile işbirliği yapan tayfanın, hepsinden az-çok nasibini aldığını söyleyebiliriz.
Ancak en önemlisi, bu adamların/kadınların NARSİSTLİĞİDİR.
Narsist kişi, hatayı kabul etmek yerine gerçeği kendi kafasına göre yeniden yorumlar. Çünkü hatayı kabul etmek, kişinin kendisi hakkındaki idealize edilmiş imajını tehdit eder.
Bu gördüğümüz insanlar… Gülbenler, Uğurlar, Haykolar… İlkin, aynada kendilerine aşık olmuş narsist tipler. “Utanıp arlanmayı” da ancak bir gösteri halinde yapabilirler.
İşte tam da bu gerçek, asıl sorumuzu çok daha çetin hale getiriyor:
Halkın büyükçe bir bölümü, böylesine sorunlu narsistlerde ne buluyor?
Kişiliği böylesine bozuk tipleri neden alkışlamaya devam ediyor?
SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA SUİKAST GİRİŞİMİNİN SON FİRARİ ZANLISI FETÖ MENSUBU BURKAY KARATEPE'NİN YAKALANMA ANI❗
15 Temmuz hain darbe girişiminde, Marmaris’te Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik suikast girişiminde bulunan timde yer alan ve 10 yıldır Kırmızı Bültenle aranan terörist Burkay Karatepe, Afyonkarahisar’da yakalandı.
Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, devletimizin çelik iradesinden kurtulamayacaklar.
DISPLACED: A Turkish Cypriot Story is out now. 🎬
The massacres, the enclaves, the displacement - the history of the Turkish Cypriot people, told by those who lived it.
Watch it, and share it, because these stories deserve to be known.
▶️ Out now on the Freedom and Fairness for Northern Cyprus YouTube channel
🔗 https://t.co/tFyxGkAP6T
#Displaced #TurkishCypriot
🎬 DISPLACED: Bir Kıbrıs Türkü Hikayesi yayında.
Dünyanın büyük kısmı Kıbrıs'ın sadece bir tarafını dinledi. Yani Rumların anlatısını ve propagandasını.
Bu belgesel ise katliamları, kuşatma yıllarını ve yerinden edilen Kıbrıs Türklerinin hikayesini, bunları bizzat yaşayanların tanıklıklarıyla anlatıyor.
İzleyin, ve bolca paylaşın. Çünkü gerçeğin yayılması için çok emek vermemiz gerek.
🇹🇷🇬🇷 Türk tehdidinden çekinen Yunanistan, F-35'lerini Türkiye'den mümkün olabilen en uzağa, Andravida Hava Üssü'ne konuşlandırmayı seçti. Bu üs, Mora Yarımadası'nın batı ucunda ve en yakın Türk karasına yaklaşık 435km uzaklıkta.
Buna rağmen üs hala, aşağıdakiler başta olmak üzere TSK envanterindeki veya onlar F-35'leri teslim alana (2030'a) kadar TSK envanterine girebilecek olan çok sayıda silah ve ekipmanın etki alanı içinde:
*Türkiye'den atılabilecek TAYFUN, CENK, vb. hipersonik hıza çıkabilen balistik füzeler;
*Türkiye üzerinde seyreden uçar unsurlardan atılabilecek 300 ER gibi süpersonik hıza çıkabilen ve havadan atılabilen balistik füzeler;
*Türkiye'den atılabilecek GEZGİN, KARA ATMACA, vb. seyir füzeleri;
*Mavi Vatan veya Orta Akdeniz'de seyreden Türk savaş gemileri ve denizaltılarından atılabilecek GEZGİN, ATMACA, vb. uzun menzilli seyir füzeleri;
*Türkiye, Libya, MUGEM, TCG Anadolu, vb. noktalardan kalkabilecek olan KAAN, KIZILELMA, ANKA-III, vb. stealth karakterli engellenmesi zor, insanlı ve insansız savaş uçaklarından atılabilecek çok farklı tip ve sayıda mühimmat;
*Türkiye, Libya, vb. noktalardan atılabilecek 500km, 1.000km, vb. menzilli kamikaze dronlar.
Patriot ve yeni alacaklarını açıkladıkları David's Sling gibi hiçbir balistik füze savunma sistemi, Türkiye’nin hipersonik balistik füzelerini genel olarak engelleme kabiliyetine sahip değil. Ayrıca Türkiye, diğer silahlarını da, sürü ve salvo şeklinde kullanıp, rakip hava savunmalarını çok kısa sürede doygunluğa (satürasyon) ulaştırıp etkisizleştirebilecek envantere sahip.
🇹🇷 K2 çok tehlikeli, çok!
10 adet Baykar K2 Kamikaze İnsansız Hava Aracı (KİHA) otonom sürü ve formasyon uçuşu testini başarıyla icra etti.
Son yıllarda savaş alanlarında görülen tüm tehditlerden kaçınabilecek karşı tedbirlerle donatılabilen platform çok tehlikeli bir saldırı silahı olarak kabul ediliyor.
Teknik özellikleri:
*Azami kalkış ağırlığı: 800kg
*Harp başlığı: 200kg
*Azami menzili: 2.000+ km
*Seyir hızı: 130km/h (70kts)
*Azami hız: 205km/h (110kts)
*Havada kalış süresi: 13+ saat
*Operasyonel irtifa: 8.000ft
*Hizmet tavanı: 10.000ft
*Motor: 100hp (İçten yanmalı)
*Güdüm: GNSS/INS
*Haberleşme:
Görüş içi (LOS): 100+ km
Görüş ötesi (BLOS, SatCom): Opsiyonel
Genel özellikleri:
*GNSS engelli ortamlarda dahi görev yapabilme
*Otonom seyrüsefer
*Antijam anten
*Gündüz ve gece kamerası
*Yapay zeka desteği
*Otomatik hedef algılama ve görsel kilitlenme
*Sürü kabiliyeti
*Platformlardan bir veya birkaçı görev dışı kalsa dahi diğerlerinin onun görevini de paylaşarak göreve devam etmesi
*Ağ merkezli görev kabiliyeti
*Çoklu (tekrar tekrar) kullanım kabiliyeti
*Kısa ve hazırlıksız pistlerden kalkış kabiliyeti
Genel bilgi:
*Test uçuşları başladı.
*2026 veya 2027 yılında hizmete girmesi bekleniyor.
*Platform brüt birim fiyatının 100 bin USD’den başlayıp ilave özelliklerine göre artması bekleniyor.
Baba bu nasıl bir yapısal işçilik siz uöak yapmayı bırakıp sanat icra etmeye mi niyetlendiniz?
Düz RAM boya ile boyamayın, tezhip sanatçısı getirip tezhiple süsleyin bu güzelliği...
Trump'ın yapamadığını bir senatör yapıp Netanyahu'yu aşağıladı!
İsrail Başbakanı Netanyahu, Donald Trump ile Beyaz Saray'da görüşürken bacak bacak üstüne atarak "patronun kim olduğunu" gösterdi!
Ancak Trump'ın yapamadığını ABD Senatörü John Fetterman yaptı ve Netanyahu'yu aşağıladı...
Iraklı yorumcu Dana Nawzar Jaf:
▪️ Türkiye’nin yeni ana seküler muhalefet partisi "Yeni Parti"nin lideri, etrafındaki kalabalığın ilgisi arasında abdest alıyor.
▪️ Türkiye hakkında biraz olsun bilgi sahibi olanlarımız, bu sembolizmin ne kadar büyük bir anlam taşıdığını fark edecektir.
▪️ Yıllar boyunca Erdoğan’a yönelik ana eleştiri noktası onun dindar olmasıydı.
▪️ Türkiye ekonomisinin zirvede olduğu dönemlerde bile, toplumun en az yüzde 30’u sırf namaz kılan ve alkol kullanmayan biri olduğu için onu hırsla reddediyordu.
▪️ Bir Türk gazetecinin bir zamanlar şöyle dediğini hatırlıyorum: "Erdoğan hayatında bir kez bile bira içmiş olsaydı, mükemmel bir başbakan olurdu."
▪️ Uzun yıllar boyunca Türkiye’deki İslamcı siyasetçiler sekülermiş gibi davranmak zorunda kaldı.
▪️ Bunu, sekülerlerin "Biz de dindarız ama dini siyasete alet etmeye inanmıyoruz" dedikleri isteksiz bir dönem izledi.
▪️ Şimdiyse İslam’ı, bölgedeki en İslamcı gruptan bile daha fazla kullanıyorlar.
▪️ Ancak Erdoğan’ın bir zamanlar haklı olarak belirttiği gibi: "Biz dini yaşarız, tüccarlığını siz yapıyorsunuz."
▪️ Bu ifadenin birebir bir İngilizce karşılığı olmasa da şu şekilde özetlenebilir: İslamcılar oy kazanmak için inançlıymış gibi yapmazlar; İslam onların varlık sebebidir.
▪️ Fakat her seçim döneminde dini pozlar veren ve camileri hatırlayan sekülerler, aslında İslam’ı siyasi çıkarları için kullanan asıl kesimdir."
Nihat bey, 30 yıldır Üsküdar'da yaşıyorum. Uncular caddesini "b.k" bastığını ilk defa geçen hafta gördüm. Sahaflar Çarşısı'nın yüzme havuzu olduğuna 15 gün önce şahit oldum. Ramazan gün twerk kursunu ilk defa bu dönem gördüm. Kültürel etkinliklerin bu kadar zayıf kaldığını da ilk defa bu dönem gördüm.
Otopark üretemediler Üsküdar merkezde. Üsküdar çeperlerinde kentsel dönüşümü başaramadılar. Belediyenin çok kıymetli mülklerini apar topar sattılar. Daha çok anlatacak mesele var.
Hatırlayanlar olacaktır. Önceki iki dönem Üsküdar'ı yöneten AK Partili Hilmi Türkmen'e de sert muhalefet etmişliğim vardır pekçok konuda. Ancak gelinen noktada Hilmi Türkmen'in iyi değil çok iyi bir belediye başkanı olduğunu düşünüyorum.
Kefaletinizi önemli buluyorum. Dedetaş'ın yolsuzluğa bulaşmamış olmasını da umarım hatta ama Dedetaş için "Üsküdar'da harika işler yaptı" cümlesi en iyi ihtimalle "yapma abicim gözünü seveyim" tepkisiyle karşılanır.
Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu…
Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek…
Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…
DESTEK TALEBİ
Sosyal medya en önemli savaş alanına dönüştü.
Hesaplarıma ağır saldırı var.
Sürekli takipçi düşüşü var.
Yorum, RT, beğeni ve destek mesajlarınızla bu saldırıyı püskürtebiliriz.
Teşekkür ederim.
@yenisafakwriter@yenisafakyazari
Ey muhalif kardeşim,
Artık kendine şu soruyu sormanın vakti gelmedi mi?
“AHBAP’ı yönetenlere duyduğum öfkeyi İBB’yi yönetenlere neden duymuyorum?
Haluk Levent’in skandallarına gösterdiğim tepkiyi, Ekrem İmamoğlu’nun skandallarına neden göstermiyorum?”
Yardım paralarınızı alıp kumarda yiyenlerle, oylarınızı alıp yolsuzluk-hırsızlık düzeni kuranların, yatlarda gününü gün edenlerin arasında fark mı var zannediyorsun?
Emin ol, İstanbul’da rant ve yolsuzluk düzeni kuran, tehditle rüşvet toplayan, para kuleleri diken, CHP’yi satın almak için çuvalla para taşıyan Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve yardakçılarının Haluk Levent’ten hiçbir farkı yok.
Her “Mustafa Kemal’in askeriyiz” diyenin, her “İzmir’in dağlarında çiçekler açar”ı söyleyenin peşine takılmaktan hala usanmadınız mı?
Gelin bu olay sizin için de bir milat olsun…