Neden sürekli tekerrür içeren olaylar silsilesinde ülkecek yıllardır debeleniyoruz. Bu toplumda bir bug var, girdik çıkamıyoruz da bir türlü. Ümidim yok denecek kadar az, canım sıkkın, üzülüyorum, zamanımız heba oluyor. Ülkecek ziyan içindeyiz...
@emreemikk Ödeme sisteminden aldığın her ödemeyi vergilendirme gibi bir konu olduğu için ödeme kuruluşu yada bankalardan api alıp entegrsyon yapamazsın. Shopier gibi uygulamalarla işini çözebilirsin. Bu tam istediğin şey mi onu bilmiyorum. Bankaların test ortamlarına bi göz atabilirsin.
🔴 İsrail televizyonunda Gazzeli mahkumlara tecavüz edilmesi gerektiği savunuldu:
▪️"Bunu hak ediyorlar, harika bir intikam!"
▪️"Tutuklulara işkence devlet politikamız olmalı!"
Tasarım günlük hayatta olduğu kadar habercilik sektöründe çok önemli ve son yıllarda ülkemizde habercilik YouTube üzerinden ana akım haline gelmiş durumda.
Gelin bu konuda öncü olan @cuneytozdemir'in kanalına tasarımla nasıl katkıda bulundum anlatayım
Video bugünkü yayından 👇🏻
Bir vatandaşın ekonomiyi yorumladığı video gündem oldu:
“12 milyon yabancı var. Isparta’nın nüfusu 250 bin. 12 milyonu 250 bine böl, tam 48 tane Isparta ediyor.
Bu nüfusu nasıl sokarsınız ülkeye siz ya?
Her gün 1 yumurtadan hesaplarsan senelik 1.5 milyar yumurta yiyor bu adamlar. O yüzden 40 kuruşa aldığımız yumurta oldu 7 lira.”
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan güzel bir analiz;
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...
TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...
JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...
ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...
EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...
Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın,
seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
12 adaları 1912’de verdik.....
Nerde mi?
Lozan şehrinin Ouchy semtinde.
Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor.
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak.
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek.
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor.
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor.
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok.
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir.
Bu adam kim mi?
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır.
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
Tarih gösteriyor ki;
ileri bir uygarlık düzeyine de ulaşsan bile, düzensiz göç devletini-vatanını-yurdunu toprağını bir süre sonra kaybetmene yol açıyor.
14 ve 28 Mayıs seçimleriyle ülkemiz hizmetlerle, eserlerle, müjdelerle dolu dolu geçireceği ilave bir 5 yıl daha kazanmıştır.
Türkiye, sadece 21 yıllık değil asırlık kazanımlarını tehlikeye atacak büyük bir kuşatmayı da parçalamıştır.
Son seçim sonuçlarının milletimizin istikbal yolculuğu açısından önemini zamanla daha iyi idrak edeceğiz.
Milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu gün geçtikçe çok daha net göreceğiz.
Güya “milleti barıştırmaktan” bahsedenlerin seçim akşamı başlayan kavgası o günden bugüne hiç durmadı.
Millete demokrasi vadedenlerin iş koltuktan kalkmaya gelince bir gecede nasıl “diktatörleştikleri” anlaşıldı.
“Halil İbrahim sofrası” diye millete pazarladıkları masanın tam anlamıyla bir “kurtlar sofrası” olduğu ortaya çıktı.
Milletimiz, iktidara gelebilmek uğruna terör örgütleriyle iş tutacak kadar muvazeneyi yitirmiş bir muhalefet pratiği görmek istemiyor.
Evlatlarımız, umut vermek yerine sürekli yalan söyleyen, felaket tellallığı yapan, ülkeyi kötüleyen bir muhalefet söylemine maruz kalmak istemiyor.
Parti içi çekişmelerden, baba-oğul arasında yaşanan taht kavgalarından bağımsız olarak Türkiye’nin yeni bir muhalefet anlayışına ihtiyacı vardır.
Türkiye Yüzyılı’nda inşallah bunun da gerçekleşmesini temenni ediyorum.