Eğitim Sen’li doğmadım ama Eğitim Sen’li öleceğim.
28 yıllık Eğitim Sen yürüyüşüm bugün itibariyle resmi olarak sona erdi.Yaşasın Eğitim Sen,yaşasın Kesk,yaşasın örgütlü mücadelemiz.
SAYGI DUYULAN BİRİ OLMAK İÇİN 9 KURAL:
1. Sakin ol.
2. Az konuş.
3. Dramdan uzak dur.
4. Daha az tepki ver.
5. Göz teması kur.
6. Konuşmadan önce düşün.
7. Her zaman ulaşılabilir olma.
8. Kendinden çok bahsetme.
9. Kalabalıktan farklı düşün.
Tarihin kapısı bugün açıktır. O kapı açıkken içeri girmek gerekir. Kapı her zaman açılmıyor çünkü. Çerçeve yasa gecikmeden, açık ve güven veren bir içerikle artık Meclis’e gelmelidir. Bu ülkenin umudu daha fazla yorulmayı, çatışmayı, acı biriktirmeyi değil artık hukuka kavuşmayı bekliyor. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz: Yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi.
‘Bir bardak suyundan, çayından feragat edemeyecek olanlar; bize direnişin, Kürtlüğün ve Kürdistan davasının dersini vermeğe çalışıyor. Bize direnişi anlatmayın; biz o direnişin ve savaşın içinden geldik!’
76 yaşında Richard Gere'in söylediği, yalnızca yaşlanmaktan korkanların değil, herkesin duyması gereken sözler…
Yaşlılık sadece kırışıklık değildir.
Sadece beyaz saç da değildir.
Kimlikte yazan bir sayı hiç değildir.
Asıl yaşlılık, hayatın peşinden durmadan koşmak yerine onu yaşamayı öğrendiğiniz andır.
Evet, beden değişir.
Yüz, gençlikteki gibi kalmaz.
Hareketler yavaşlar.
Ayna ise gerçeği her zamankinden daha açık gösterir.
Ama zamanın elinden alamadığı bir şey vardır:
Kalp.
Çünkü kalp, beden gibi yaşlanmaz.
İlk sevgiyi, ilk hayali, ilk acıyı, ilk kaybı ve dünyayı kucaklamak istediğiniz o ilk sevinci hep hatırlar.
Ruhun yaşı yoktur.
Yıllar geçtikçe belki de en önemli gerçeği anlarız:
Her yaş, yaşanması gereken doğru yaştır.
• 20'li yaşlar cesaret verir.
• 30'lu yaşlar inşa etme gücü kazandırır.
• 40'lı yaşlar insanı kendisiyle dürüst olmaya götürür.
• 50'li yaşlar derinlik kazandırır.
• 60'lı yaşlar bilgelik getirir.
• 70'li yaşlar ise artık kimseye bir şey ispat etme ihtiyacı duymayan huzuru sunar.
Her yaşın kendine özgü bir armağanı vardır.
Yaş almak bir yenilgi değil, bir ayrıcalıktır.
Çünkü herkes saçlarının beyazladığını göremez.
Herkes çocuklarının büyüdüğüne tanıklık edemez.
Herkes yeni bir baharı karşılayamaz.
Herkes sabah uyanıp, "Ben hâlâ buradayım." diyemez.
Çoğu zaman zamana karşı savaşırız.
Kırışıklıkları gizleriz.
Yaşımızdan utanırız.
Eski fotoğraflarla kendimizi kıyaslarız.
Oysa gerçek zafer, dışarıdan genç görünmek değil; içten yaşlanmamaktır.
Merakını koruyabilmek…
Nezaketini kaybetmemek…
Hayata hâlâ şaşırabilmek…
İçtenlikle gülebilmek…
Korkmadan sevebilmek…
Küçük şeylere şükredebilmek…
Sessiz günlerde bile güzelliği görebilmek…
Çünkü genç görünmenin değil, son güne kadar canlı bir ruha sahip olmanın sırrı önemlidir.
O zaman geçen her yıl bir kayıp olmaktan çıkar, bir armağana dönüşür.
Yaş almaktan korkmayın. Asıl korkulması gereken, hayatı gerçekten yaşamadan ömrü tüketmektir. Çünkü yaşlanmak solup gitmek değil, bazen insanın içten içe parlamaya başlamasıdır. 🌿✨
@akiluno_a
Sanatçı Kadir İnanır'a veda... Tuncer Bakırhan: "Onun özlemini duyduğu barışı inşallah bir gün bu topraklara getireceğiz sözünü veriyoruz"
https://t.co/zY7202etia
2016’daki dokunulmazlık oylamasında HDP’lileri cezaevine gönderen sürece destek veren CHP liderliği, bugün Edirne’de beklediği kabulü göremedi. Attığı oydan pişman olmadığını saklamayan Kılıçdaroğlu’na randevu vermeyen Demirtaş, o dönem bu karara ortak olan tüm CHP’li siyasetçilere de net bir mesaj göndermiş oldu.
"Sorumluluk iktidar partisinde"
🗣️DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit:
🔸"Türkiye'nin demokratik geleceğinden bahsediyoruz. Çerçeve yasa, demokratikleşme için bir eşik olabilir."
🔸"Hukuki bir zeminin olmazsa olmaz olduğunu ifade etmemiz gerekiyor."Barışın kalıcı hale gelmesi için hukuki güvence olmazsa olmaz"
İzlemek için: https://t.co/aPipf2Uxxm
Abdullah Öcalan'dan Demokratik İslam Konferansı'na mesaj:
'Demokratik İslam perspektifi, halkların kendi kimlikleriyle, inançlarıyla ve özgür iradeleriyle bir arada yaşayabilecekleri demokratik ulus anlayışına önemli katkılar sunabilir.'
https://t.co/7fYDCOmqa8
Kılıçdaroğlu’nun Demirtaş açıklaması sonrası Özgür Özel’in özrü yeniden gündemde
"Partinin bugünkü Genel Başkanı olarak tarih önünde o günkü kusur için tüm Türkiye’den, Türk milletinden özür diliyorum. Bugünkü Genel Başkan sıfatıyla"
Antalya'da kamu personeli ormanı bölüştü: Mahkeme 'dur' dedi!
Antalya Valiliği'ne bağlı Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) ve Büyükşehir Belediyesi'nde görev yapan bazı kamu personelinin, Kepez ilçesindeki toplam 45 bin 191 metrekarelik orman arazisini kendi aralarında 1000'er metrekare bölüştükleri ve orman alanının 2/B kapsamına alınması için dava açtığı ortaya çıktı. Mahkeme, açılan davaları reddetti.
https://t.co/Jxr0DT3Ihy
Kürt siyasetçi ve seçmen, “Mutlak butlan” dan sonra, “Elim kırılsaydı da oy vermeseydim” diyordu, şimde de “Pişmanım” demeyene verdiği desteğe bin pişman olduğunu söylüyor.
Kılıçdaroğlu’nun en ufak bir pişmanlık bile duymaması beni şaşırtmadı. Anayasaya aykırı olduğunu bile “evet” diyeceğini söylemiş, bu yanlışa direnen milletvekillerine “başka kapı arayın” tehdidini savurmuştu. Oysa siyaset, hata yaptığında özür dileyebilme erdemiyle büyür. Buna karşılık Sayın Özgür Özel, CHP adına o özrü dileyerek partisinin tarihsel bir yükünü hafifletmeye çalıştı. Tam da sevgili Selahattin Demirtaş için, 10 yıllık hasreti, dört duvarın ötesine taşısın diye yazdığım “Dostum” şarkısı dinleyiciyle buluştuğu gün bu sözleri duymak… Yüreğim sızladı.
Selahattin Demirtaş bir Avukat, bir halkın sesi. İki kez ‘Barış Ödülü’ almış, dünya liderleri arasında onur ödülüne layık görüldü.
Demirtaş onurumuzdur, serbest bırakın!