2 Ağustos 1967…
Koyu bordo ile açık mavi, bir daha ayrılmamak üzere aynı sevdanın renklerinde buluştu.
Karadeniz’in hırçın dalgalarından, Trabzon’un yüreğinden doğan bu büyük mücadele; yıllar boyunca nesilden nesile aktarılan eşsiz bir tutkuyu, tarifsiz bir aidiyeti ve asla bitmeyen bir mücadele ruhunu beraberinde getirdi.
Bugün, o büyük buluşmanın 59. yılını kutluyoruz.
Yaşasın Trabzonspor! ❤️💙 #Devrim
Yıllarca her seçim miting alanlarını bu görsel süsledi…
Şimdi gelinen noktada, stadımızın hemen yanında bir şehir hastanesi, diğer yanına da Trabzonspor’un tesislerinin yer alacağı haberlerini duyuyoruz.
Bu şehri yönetenlere, siyasilerimize, şehrimizin ortak aklına, vicdanına sesleniyoruz;
Böylesi büyük projeler yapılırken 10 yıl sonrasının hesaplanmamış olmanızın vebalini Trabzonspor’a ödetmeyin.
Şehir hastanesi yapılacak; Trabzonspor’u Avni Aker’den böyle modern bir alana taşıyacağız, Trabzonspor’un geleceğini kurtaracağız diye yapılan Akyazı’nın yarısı kaybediliyor;
Havaalanı büyütülecek, Trabzonspor tesislerinden oluyor…
Trabzonspor bu alanda gelir getirici bir proje yapmak isterken kıyı kenar kanunu ve birçok bahaneyi ortaya atıp üzerine konuşmaya değmez diyen siyaset bugün tesislerinizi buraya yapalım diyor.
Bu konu oldu bittiye getirilmeden, geçmiş açıklamalarından anlaşılacağı üzere kulübümüzün bu konuya gönlü razı değilken, her görüşten siyasetinden sivil toplum kuruluşlarına kadar herkes bu konuda elini taşın altına koymalıdır.
Eğer Trabzonspor tesislerini Akyazı’ya taşıyacaksınız, bu şehre yıllarca billboardlara astığınız o projeden başka her şeye benzeyecek yeni duruma karşı bize Avni Aker’i geri verin! Eski yerinde, gerekli kamulaştırmaları da yaparak Avni Aker Stadı’nı yeniden inşa edin.
Dün amed, bugün gs.. Siz spor kulübü müsünüz de Trabzon’un hassasiyetlerinden ve şehir gerçeklerinden kopup şampiyonluk kutluyorsunuz? Kutlayacağınız tek şampiyonluk, şehrimizin en büyük markası olan TRABZONSPOR’un şampiyonluğudur. Üzerinize vazife olmayan işlerle uğraşmayın.
Tamam düşük bütçeli ginger Yalçın Küçük seni. 90'lar artığı şu sıçmıklarla dahiyane stratejist sanıyorsunuz ya kendinizi, örgüt sempatizanlarıyla yaşamak zorunda kalan herhangi bir KYK öğrencisi kadar gerçekle bağınız yok. Kürdofaşizmi tanımıyorsunuz. "Öpüşün barışın len" diye lise müdürü kafasıyla yaklaştığın kulüp, Dünya Kupası tebrik mesajı attı diye taraftarları tarafından biçildi geçti. Şimdiye kadar dört büyükle bağ kuramayan, Diyarbakırsporla bak kuramayan, nasıl olacak da şimdiden Süper Lig'deki gelmiş geçmiş TEK etnik takım iddiasında bulunan, adı bile ayrılıkçı sebeplerle seçilen takımla Ülkeye bağ kuracak? Tam tersi olduğunu, bunun nasıl gerilimlere gebe olduğuna dair fikrin bile yok ama zikrin şimdiden hazır; kesin faşistler yapmıştır honk honk
Atatürk'ün 1937'de Trabzon'daki coşkulu karşılama üzerine İnönü'ye gönderdiği son derece duygusal mektup:
- Bu kadar saygı ve sevgi ve bağlılık ifade eden millî heyecan karşısında bir nâçiz kalbin durmaması, yine o milli heyecanın verdiği kuvvet sayesinde ancak mümkün olabilmiştir.
- Trabzon, yalnız benim geçtiğim yol üzerinde değil, o yola kavuşan bütün yollar görünebildikleri uzunluklarınca halk tarafından kadın erkek dolu bir manzara ve heyecan ve alkış tufanı halinde görülmekte idi.
- Trabzon Hususi İdaresinin bana kıymetli bir hediyesi olan köşküme geldim. Orada da beni yalnız bırakmadılar.
- (Ertesi gün) Beni tekrar bir daha heyecana düşüren şey, Kumandanlık dairesinden ayrılırken halkın heyecan ve tezahürünün oradan sonra gittiğim yere kadar devam edişidir.
- Kuvvetlerimizle açık alanda karşı karşıya bulunduğumuz dakikada duyduğum zevki tarif edemem. O kadar ki derhal askerlik duygularım uyandı... Ufacık bir tatbikat yaptırmaktan kendimi alamadım.
Bir gün İsmet Paşa’ya “Cumhuriyet’in ilanı için zamanlama hatası yapıldığını düşünüyor musunuz?” diye sorarlar. O da “Doğru işlerin yanlış zamanı olmaz.” cevabını verir. Benim için Trabzonspor bu cevabın ta kendisidir. Yıllar içinde yeri geldi başkanını beğenmedik, hocasını beğenmedik, falancıyı eleştirdik, berikine tepki koyduk ama Trabzonspor bizim için her zaman doğru duruşu zaman gözetmeksizin ortaya koyan kahramanı temsil etti.
Saha içinde başardıkları kadar saha dışında yaptığı çıkışlarla bizim kahramanımız olmuştur. Yeri gelmiştir deprem sonrası kendi sahasında maç boyunca Fenerbahçe bayrağı sallamıştır, yeri gelmiştir Ahmet Minguzzi’ye sahip çıkmıştır, yeri gelmiştir doğudaki bir okula umut olmuştur. Ez cümle, Trabzonspor kişilerden bağımsız olarak her zaman gereken neyse onu yapmış olduğu için Trabzonspor olmuştur. Biz de hayat boyu gerekeni yapıp bu kahramanın önünde kendimizi siper edeceğiz. Sen yeter ki hep var ol Trabzonspor’um…❤️💙🇹🇷