Halit Ergenç, Londra’daki Warner Bros. film setine oyuncu olarak değil ortağı olduğu hoparlör şirketinin temsilcisi olarak gittiği anısını anlattı:
🔹 “Ürünlerle beraber Londra’ya gittim.”
🔹 “Hoparlörleri açtım, temizledim, parlatmaya başladım.”
🔹 “Gayet güzel ürün mümessili olarak stüdyonun içine girdim.”
🔹 “Oyuncuları gördüm ama orada ‘Ben de oyuncuyum’ demedim.”
🔹 “Sürekli monitörün başında nasıl çekim yaptıklarını izliyordum.”
🔹 “Yönetmen de ‘Bu adam niye sürekli monitöre bakıyor?’ diyordu.”
🔹 “O 'Hoparlörler gayet iyi işte' diye düşünüyordu ama ben orada aslında işi inceliyordum.”
🔹 “İlk kez bir film setinde başka bir sebeple bulunmuş oldum.”
🔹 “Benim için çok güzel bir anıydı.”
Futbol artık maalesef bireysel başarıların değer görmediği bir oyun. Ödüllendirmeler, transferler vs. sosyal medya ve sermayenin hoşuna gidecek şekilde vuku buluyo (omuzlar konudan bağımsız tabi)
Ligue 1'in gol kralı Esteban Lepaul'un dramı:
❌Fransa Futbolcular Birliği tarafından hiçbir ödüle aday gösterilmedi.
❌Fransa'nın Dünya Kupası kadrosu için ismi bile geçmedi.
❌Ligue 1'de sezonun 11'inde yer almıyor.
ESG’nin dördüncü olarak görülmesinin tek sebebi Ortaylı gibi bir popülaritesi olması. ama ESG diğer üç hocadan da keskin bir biçimde ayrılıyor. Ama asıl ayrım toplumdan gelen sesleri yansıtıp yansıtamayacağı ile belli olacak. Ortaylı sınıfta kalmıştı bu konuda