Cumhuriyet Halk Partisi ve ülke demokrasisi için mücadelenize şahidim. Mafyaya, çeteye, baronlara boyun eğmeden; hiçbir gücün karşısında eğilmeden, sizinle yol yürümek büyük bir şerefti.
Mine Hanım tek bir paylaşımınız için, uydurma bir bahaneyle özür dilemenize gerek yok.
Özür dileyecekseniz ileri derece faşizm rahatsızlığınız için,
Atatürkçülük adı ve sözde kimliği altında Atatürk’e ve onun fikirlerine verdiğiniz zarar için,
Atatürkçü olmayan insanların, Atatürk’ü ve fikirlerini “korkunç, vicdansız, temelsiz” sanmasına sebep olduğunuz için,
Muhalif olduğunuz iddiasıyla yıllarca muhalefete, muhalefetin yürütmeye çalıştığı bütünleştirici siyasete zarar verdiğiniz için,
Gönül kapısını “diğer mahalleye” açmaya hazırlanan insanların önüne, “fikir” adı altındaki çirkinliklerinizle ördüğünüz duvar için özür dileyin.
Ama özür dilemekle bitmez, bilesiniz. Sizin vebaliniz, bu dünyada tartılamayacak kadar büyüktür.
Saygı Öztürk gibi, kendisine ve okuyucu kitlesine çok saygı duyduğum bir gazetecinin benimle alakalı bir konuyu bana sormayarak ve benden teyit almadan haber yapması ve böyle çirkin bir provokasyona alet olması beni derinden üzmüştür.
Söz konusu haberde geçen hiçbir iddia doğru değildir.
Tekrar ediyorum; basın mensuplarına iletilmek üzere siyasi mesaj vermesi için konuştuğum bir tek yakınım yoktur.
Lütfen provokasyonlarla toplumu yanıltmayın.
Özünü ve sözünü Anadolu topraklarının mayasından alan, hoşgörünün ve kardeşliğin vicdanlardaki temsilcisi Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma yıl dönümünde; milletçe onun felsefesini anladığımız, arınmanın, kardeşliğin, dürüstlüğün, hoşgörünün ve sevginin hiç eksik olmadığı bir ülke diliyor, Hacı Bektaş-ı Veli’yi saygı ve rahmetle anıyorum.
Arınarak birleşeceğiz.
Birleşerek çoğalacağız.
İki gündür hiçbir gerçekliği olmayan iddialarla yapılan itibar suikastinin nerede duracağını merakla takip ediyorum. İnsanların haysiyetiyle bu kadar kolay oynayabileceğini zanneden bu şımarık hadsizliğin hesabını hukuk önünde soracağım.
Selen’in kullandığı araçla ilgili yalan yanlış birçok bilgiyle sözde haberler, sözde köşe yazıları yazıldı. Kendisi iddialara açık şekilde yanıt verdi. Ben de benim hakkımda söylenen yalanlarla ilgili bölümü anlatarak, oradan bir ümit bana uzanmak isteyenlere yanıt vereyim:
Daha önce hiçbir sözde gazetecinin yalan yanlış iddiasına ya da iftirasına yanıt vermedim. Ancak "muhalif" zannedilen ama tam olarak hangi amaç uğruna ayakta tutulduğu ve beslendiği bilinen bazı medya organları, eski bir yalan haberi tekrar servis etti.
Ben Sayın Kılıçdaroğlu ile çalışırken hiç görevden uzaklaştırılmadım, el çektirilmedim. Tek bir gün bile. Bunu zamanında haberi yapan meslektaşımıza ya da kaynağına sorabilirsiniz. Kaldı ki bu gerçeği, mesleği gazetecilik olan tüm meslektaşlarım biliyor. Siyasetle gazetecilik arasına, siyasetçilerle etik değerler arasına sıkışmış olanlar, her fırsatta yalanlardan nemalanmaya çalışanlardır. Sözde gazetecinin eskisi yenisi, ablası abisi olmaz, meslek büyüğü hiç olmaz. Onlar iyi zannedilen kötülerdir.
Önce bir video çekmeyi düşündüm. Ama Müfit Can Saçıntı'ya yapılanları gördüğümde, vazgeçtim; bu onlara ederinden fazla değer vermek olur. Çünkü bir savaşı öldüğünüzde değil, düşmanınıza benzediğinizde kaybedersiniz. Muhalif medyanın artık kendine dönüp, kime benzediklerini sorgulaması zamanıdır.
Özeleştiri iyidir, öğretir.
MESLEKTAŞIMIZA MEDYA İNFAZI!
Gazeteci arkadaşımız Selen Yalaz, bugün haksız bir ithamın kurbanı oldu.
Otopark valesinin yaptığı kaza sonrası aracının “7 milyon TL olduğu ve aracın nasıl alındığı”na ilişkin peş peşe haberler yapıldı.
SELEN YALAZ, BU SAÇMALIĞA BAKIN HANGİ CEVABI VERDİ?
Birincisi Ömer Topsakal’ın eski eşi olmamdan kaynaklı bir linc var. Benim ne CHP yönetimi ile ne de Ömer Topsakal ile bir iliskim yoktur. Kendi kişisel hesapları uğruna bugün linc kampanyası başlatmak isteyenler bu gerçeği bilsin.
Ben gazetecilik mezunuyum ve meslekteki pek çok liyakat sahibi insan gibi stajyer olarak başladim bu işe. Bu meslekte nasıl çalıştigimi kariyer basamaklarini nasil tırmandığımı ve yine bu işe nasıl gönül verdigimi en iyi haber müdürlerim başta olmaz üzere çalışma arkadaşlarım bilir.
Kaldı ki bu sürenin yarısından fazlası muhabirlik ile geçti yani ben işi sahada öğrendim. Mesleğin gerekliliği ne ise onu yerine getirdim. Kimse altın tepside sunmadı.
Gazetecilik yaptığım 10 yıl boyunca da ne ailemin ismini ne de maddi gücünü kullandım. Zaten bugun bu sebeple linc ediliyorum.
Belki de neye sahip olduğumu insanların gözüne soksaydim kimse ne düğünumu ne de arabamin parasını konuşurdu. Bugün basın kartını iletişim başkanlığına teslim etmiş eski bir gazeteci olarak bunları ifade ediyorum. Benim yaşım kadar hatta daha fazlası kadar bu meslekte ömrünü harcamış sözde gazeteci “büyüklerime” sormak isterim.
Bir haber yazilmadan habere konu olan taraflar önce aranıp bilgi alınmaz mi? Hakkındaki iddialar sorulmaz mı? Yaşadığım magdureytten magazin haberi çıkarmaya çalışan sözde gazeteciler şunu bilsin ki ben artık bir gazeteci değilim. Tam da bu sebeple hayalim olan mesleği bırakmak zorunda kaldım.
Bu iş dik durup hapse atılanlar ile silahşörler arasındaki bir muhabereye dönüştü artık. Arabayi nasıl aldığımi merak edenlere cevabım kendim aldım.
Yaklaşık 1 yıldır Yalaz Boya yönetim kurulu üyesi ve dış ticaret direktörü olarak 32 yıllık aile firmamızda çalışıyorum. Ben bunları yazarken zul duydum.
Türkiye’nin gündeminde ekonomi başta olmak üzere ülkenin 4 bir yanini saran orman yangınları gibi hayati ve insani meseleler dururken sözde gazetecilerin magazin gündemi yaratma çabaları bu ülkede gazeteciliğin geldiği son noktadır.
Sevgili dostum, güzel insan @omertopsakal ile İstanbul’da buluştuk. Siyasetin insanın yakasını bir türlü bırakmadığını, bu yüzden bizim de siyasetin yakasını bırakmamamız gerektiğini konuştuk.
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13.05.2022 tarihli haklı eleştirileri nedeniyle SADAT tarafından açılan davada, yöneltilen eleştirilerin doğruluğu ispatlandığı halde, yerel mahkemece 30.000 ₺ tazminata hükmedilmiştir.
Karar kesinleşmediği halde icraya başvurulması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarı icra müdürlüğüne tarafımızca yatırılıp depo edilmiştir.
İstinaf Mahkemesi tarafından verilen kararın 24.12.2024 tarihinde tebliği ile birlikte SADAT tarafından, işlemiş toplam 8.000 TL’lik faiz için ayrıca icra yoluna başvurulmuştur.
Ne var ki icra müdürlüğü tarafından tarafımıza ödeme için yapılması zorunlu olan bildirimler (tebligatlar) yapılmadan, dahası yasada ödeme için öngörülen süre de verilmeden 8.000 TL’lik miktar için (hukuksuzca) icra işlemleri yapılmıştır!
Suç kapsamlı bu işlemlerden ötürü ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulup ayrıca tazminat davaları açılacaktır.
Kamuoyunun bilgisine…
@kilicdarogluk
asım sultanoğlu ensar’da çocuklara yapılan korkunç kötülüğün en önemli sorumlularındandı. vekaleten gönderildiği urfa’ya şimdi asil olarak atandı. türkiye tarihinin en büyük kötülüklerinden biri ülkenin gözü önünde bir kez daha böyle ödüllendirildi.
Temel Karamollaoğlu, Nesimi'nin bu sözleriyle veda etti
❝'Mükemmel bir genel başkandım' demiyorum. 'Muhteşem işler yaptım' demiyorum. Ama genel başkanlığınızı yaptığım bu sürede hiçbir zaman zalimin talim ettiği yola minnet etmedim.❞
https://t.co/4OlxvnlYBF
Dün de, bugün de, yarın da halkın iradesini gasp eden kayyumlara karşıyız!
Tek adam rejimi neden, kayyumlar sonuçtur!
Tıpkı öncekiler gibi, bugün de Tunceli ve Ovacık Belediyeleri’ne atanan kayyumları tarihe gömeceğiz!
Safları sıklaştıralım dostlar! Mücadele ederek hem tek adam rejiminden hem de kayyumlardan kurtulacağız.
Ve buradan milyonlar adına sesleniyorum,
Başta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere,
Bütün kuvvacı kahramanlara selam olsun,
Selam olsun,
Devletin bekası-milletin esenliği için canını hiçbir zaman sakınmamış bütün vatanseverlere,
Atatürk ve Cumhuriyet'e bağlılık yemini ettiği için ihraç edilmek istenen Genç Teğmenlere,
Yurtdışına çıkmış ama geri döneceklerine inandığım 300 bin gencimize,
Ulusal kurtuluşumuza,
Güzel ve Aydınlık günlere selam olsun.
Yaşasın Türkiye!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Kemal Kılıçdaroğlu:
Ne mutlu ki bana, mahkeme karşısına, "Rüşvet suçundan"çıkmadım.
Ne mutlu ki bana, "yetim hakkı yiyen zimmet suçlusu bir hırsız" olarak karşınıza çıkmadım
Ve yine ne mutlu bana ki Sayın Yargıç, karşınıza "Vatana ihanetten" de çıkmadım.
Karşınıza Sayın Yargıç, "Hırsıza hırsız" dediğim için çıktım.
Kemal Kılıçdaroğlu:
Ne mutlu ki bana, mahkeme karşısına, "Rüşvet suçundan"çıkmadım.
Ne mutlu ki bana, "yetim hakkı yiyen zimmet suçlusu bir hırsız" olarak karşınıza çıkmadım
Ve yine ne mutlu bana ki Sayın Yargıç, karşınıza "Vatana ihanetten" de çıkmadım.
Karşınıza Sayın Yargıç, "Hırsıza hırsız" dediğim için çıktım.
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun “yargılandığı” dava, yoğun kalabalık nedeniyle başlatılmıyor. Ya daha büyük bir salon tahsis edilecek ya da duruşma ertelenecek.