Aşağıdaki paylaşıma Rum/Yunanlılar çok bozulmuş. Hatta bazı Türkler bile..
Şimdi eklediğim bu kıyafete iyi bakın.
1974’te Rumlar’ın katlettiği bir Türk bebeğin delimdeşik, kanlı pijaması..
Solomos’un ağabeyi katletmiş bu bebeği. Öyle düşünün, bütün Kıbrıslı Rumlar aynı kafada.
Greek insurgents massacred up to 40,000 people in Tripolitsa on this day 205 years ago as they sought to rid the Peloponnese of its long-settled Muslim and Jewish communities
🔗 https://t.co/VnFuutCy44
MAT OLMUŞ LAWRANCE
Tel Aviv'i rahatlacak bir coğrafya dizaynı ile görevlendirildi. Arkasında Obama ve Biden başta tüm küreselci tayfa vardı.
Ortadoğu'nun yeni Lawrance'ı bu isimdi.
Brett McGurk..
YPG'yi silahlandıran, DEAŞ'a ön açan, sonra ABD hava bombardımanı ile Rakka başta olmak üzere onbinlerce insanı DEAŞ bahanesiyle öldüren senaryonun senaristiydi.
DEAŞ'tan boşalan yerleri terör örgütüne devrettiren, Fırat'ın batısındaki muhalifleri Rusya, Esed ve İran eliyle katlettiren senaryoyu da o yazdı.
Şimdi karşısında oturan o zamanki Colani de hedefindeydi, tüm İdlib bölgesine sıkışmış masumlar da...
Olmadı...
Kader çabaya aşıkmış, Allah'ın inayetiyle gayret edenler, mücadele etmeyi seçenler kazandı,
Şimdi bükemediği bileğin karşısında utana sıkıla 'Rusya ne olacak?' diye soruyor, oysa Rusya'yı Suriye'ye kendi vaftiz babası Obama bizzat davet etmişti.
Ama durun..
O soruyu devamında 'TSK ne zaman Suriye'den çekilecek' diye sorabilmek için ön alıcı sual olarak soruyor.
Cibilliyetlerini bile ezberledik.
Şara 'Türkiye'nin orada kalabilmesi için yasal düzenleme üzerinde çalışıyoruz' diyerek cevabını bu kuklaya değil bizzat Tel Aviv'dekilere veriyor.
Her alanda nefessiz mücadele farzdır, yoksa bunlara 100 yıl sonra bir zafer daha hediye eder, Eyyubi'nin sandukasını tekmelettiririz.
1821-1830 yılları arasında Mora Yarımadasında Müslüman Türk ahali sistematik olarak katledilmiştir.
Bu imha politikasına, ibadet yerlerinden medreselere, mezarlıklardan diğer kültürel miras unsurlarına kadar uzanan planlı bir yıkım ve tahribat da eşlik etmiştir.
Tripoliçe katliamının 205. yıldönümünde, acımasızca katledilen Müslüman Türk sivil halkı rahmetle anıyoruz.
23 Eylül 1821’de Tripoliçe’de, Yunan çeteleri savunmasız Türklere karşı tarihin en kanlı sivil katliamlarından birini gerçekleştirdi.
Kadın, çocuk, yaşlı ve bebek demeden binlerce Türk katledildi.
Yunan çetelerinin elebaşı Kolokotronis’in, “Kasabaya girdiğimde atımın ayağı hiç yere değmedi.” şeklindeki sözleri, katliamın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Tarihçi David Howarth, yaşananları şu sözlerle aktardı:
"İki gün içinde, on binlerce Türk’ün yaşadığı şehirde tek bir canlı kalmamıştı. Çoğu; başları, kolları ve bacakları kesilerek öldürülmüştü.
Avrupalılar Türkleri kınarken, barbarlık eden ve katliamı başlatan tarafın Rumlar olduğunu bilmiyorlardı."
@GOPBelediyesi 42 yıllık Gaziosmanpaşa li olarak Bu yıl sinekten çektiğimiz çileyi hiçbir zaman çekmedik cam acamadik bütün yaz ne ilaçlama var ne bişey