Bizim millet hayattan keyif almak istemez. Başkalarının, kendisinin hayattan keyif aldığını düşünüp bunu kıskanmasını ister. Herhangi bir tatile gidildiği zaman 27627 fotoğraf çekip paylaşmasının sebebi budur.
Bakın, ben mutluyum ve geziyorum mesajı vermek. Esasında mutlu olup olmaması hiç önemli değildir.
hamakta sallanmadan önce, denize girmeden önce, ateşin başında oturmadan önce, sonsuzluk havuzuna girmeden önce ve dahi uyumak için kocanın koynuna girmeden önce... kamerayı tripod'a koyup record'a basan hiçbir insanın özgür olma ihtimali yok. hatta ifrata kaçayım, daha köle bir varoluş düşünmek çok zor
Dünyanın en zeki insanı olsanız bile bulunduğunuz ortam eğer vasat ve vasatın altındaki insanlarla doluysa; bırakın gelişmeyi, mevcut düzeyinizi korumak için bile imkânınız yok demektir.
- Jim Rohn
AZİZ MİLLETİMLE DERTLEŞME: şunları bi rkez daha dikkatlerinize sunmayı görev addediyorum.
1-İstanbul depremi olacak (Marmara Depremi)
2-Bu son 23 Nisan depremleri İstanbul Depremini daha da öne çekti
3-Millet olarak fay ve deprem olcak mı olmayacak mı konuşmayalım
4- Bizim için önemli olan DEPREM DİRENÇİ kentler yaratmaktır. Depremleri minimum hasarla atlatalım. İnsanlarımız ölmesin
5-Bilim insanlarına saygılı olalım ve bilimin tarafında duralım.
6-Bir bilim insanı evrensel nitelikli araştırma yapan, veri toplayan, veriye göre sonuca varan, vardığı sonuçlar uluslararası konferanslarda sunan ve uluslararası dergilerde yayınlayan insandır. Sanıldığı gibi her titir taşıyan bilimadamı değildir. Saygılarımla.
İstanbul'un akciğerlerini böyle betona gömüyorlar. Burası Çekmeköy Kışlasıydı. Kışlayı boşalttılar, sonra lüks konutlar, villalar inşa ettiler.
Bir emlak şirketi Kuzey Ormanlarının başlangıcı olan bölgeyi havadan görüntülemiş
PayPal’ı, Booking’i, Instagram’ı aniden yasaklayarak girişimcilerin satış ve ihracatını baltalayarak, dünya şarap üretiminin merkezi olabilecekken kasten engeller koyarak, küçük işletmeleri dışlayıp kredileri, teşvikleri sadece eşe-dosta dağıtarak ekonomiyi mahveden hükümet değilmiş gibi, hukuk talebiyle boykot yapılınca “ekonomimize zarar veriyorsunuz” diye ağlayan herkes iki yüzlüdür. Başta da ticari ve sınai aktörleri temsil ettiğini iddia eden kurumların koltuklarını işgal edenler.
orta direk, beyaz yaka. Adı ne derse ne diyelim. 20 senedir ülkeyi yönetenlerin elinde paspas oldu. Üstten zenginler, alttan ise kasabalı cahiller arasında posası çıkana kadar sağıldı. Ne mecliste, ne sokakta hiçbir yerde temsiliyeti yok. Test emekçisi. Çocukluğundan beri test çözüyor. Ülkede vergisini aksatmayan tek grup. Zaten eline geçmeden alınıyor. Bodrum da tatile gitse öpülür, araba alsa öpülür. Yurtdışına çıksa harç öder, çocuğu ile kar tatiline gitse yanarak ölür. İstanbul da belediye kazanır. Başkanı hapse atılır. Taksici kendisi yerine Arap turist alır, turizmcisi Rus turist alır. Bizimkisi sırtında özel okul sistemini, özel hastaneleri, özel sektörü taşır. Akp en çok bu gruba zarar verdi. Zaten bunlar bana da oy vermiyor diyerek vurdukça vurdu. Bir itiraz gelmiyordu uzun zamandır. Boykotlar ile ilk öfke patlamaları başladı bana kalırsa.