@KarsAbdull23206@leviaea@dailyislamist Eziksiniz cahilsiniz bunun sebebi fakirlik :D Biz iktidarımız sayesinde zengin olduk eğitimler aldık. Siz fakir olduğunuz için cahil kaldınız eğitiminiz yok o yüzden bol keseden sövüyosunuz. He bide her sabah kalkıp bizi daha fazla zengin edebilmek için işe gidiyosunuz enayiler:D
Dündar Ziya kardeşimizi dün toprağa verdik.
Eşini ve üç evladını geride bırakan Dündar Ziya Gültekin bir görev şehididir. Acımız büyük, sorumluluğumuz ağır.
Kardeşimizi son yolculuğuna uğurlarken sosyal medyada sergilenen korkunç nefret dilini takip edemedik tabi ama bugün gördüklerim karşısında gerçekten hayretler içindeyim. Üzerine bir şeyler söylemek istiyorum;
Belediye meclisinden şahsen tanıdığı Dündar Ziya Gültekin için bir taziye mesajı yayımlayan Yeni Partili bir hanımefendi meclis üyemiz, binlere varan ölüm tehdidi, küfür ve hakarete maruz kaldığını, artık kendi hayatından endişe ettiğini açıklamak zorunda kalmış.
Düşünebiliyor musunuz? Bir insan, tanıdığı birinin vefatının ardından başsağlığı dilediği için ölüm tehditleri alıyor!
Üstelik bu saldırıların arkasında yalnızca sahte hesaplar, troller de yok. Gerçek kimlikleriyle aramızda yaşayan insanlar bu nefretin bir parçası hâline gelmiş durumda.
CHP’li ve Yeni Partili isimlerin çok büyük bir kısmının, kendi kitlelerinin tepkisinden çekinerek bir taziye mesajı bile paylaşamadığını görüyoruz.
Öyle bir noktaya gelmişiz ki, bir insanın ölümünün ardından başsağlığı dilemeye “cesaret edebilenler”, olağanüstü erdem sahibi insanlar gibi sunuluyor.
Oysa bir insan vefat ettiğinde başsağlığı dilemek, temel insani sorumluluklarımızdan biridir. Bunun bile istisnai bir davranış, cesaret örneği, hatta yüksek bir erdemlilik sayılması, içinde bulundukları vicdani çöküşün ne kadar derinleştiğini gösteriyor.
Siyasi eleştiri yapılabilir, ama görevi başındaki bir insanın ölümünün ardından, kapkara bir dille nefret kusmak bambaşka bir şey!
Şunu herkes iyi bilsin;
bu yaşananları Üsküdar’daki bir seçimle açıklayamazsınız. Mesele bundan çok daha derin, çok daha köklü. Karşımızda, yıllardır farklı şekillerde kendini gösteren, artık neredeyse her şeyi kuşatan bir nefret var.
Dar ağacında “Milletime kırgın değilim” diyebilen bir nezaket abidesini, bu toprakların çıkardığı en nazik siyasetçiyi, Adnan Menderes’i idam eden, aradan bunca yıl geçmesine rağmen kendisine hala nefret besleyen bir zihniyetten söz ediyoruz. İstesek bunun gibi onlarca örneği bir çırpıda sayabiliriz.
Kendi pavyonunda çalışan kadınların maaşını bile belediyeye ödeten, yarı yaşından küçük bir belediye çalışanıyla otelde basılan bir başkana destek eylemi yapan kadın kolları başkanı örneğinde olduğu gibi,
kendi içlerindeki hemen her şeyi -hırsızlık, yolsuzluk dahil- normalleştiren, yanlışları görmezden gelen, hatta savunmak için seferber olan bir siyasi anlayışla karşı karşıyayız.
Konu kendi taraflarına gelince her şeyi savunabilenler, bir insanın vefatının ardından en temel insani duyguyu göstermeyi bile çok görüyor.
CHP’den AK Parti’ye geçen bir belediye başkanı ya da meclis üyesi olduğunda hakaretlerin, küfürlerin ve nefret kampanyalarının ardı arkası kesilmiyor.
Peki AK Parti’den CHP’ye geçen isimler olmadı mı, olmuyor mu? Milletvekilleri, vaktiyle bakanlık, hatta başbakanlık yapmış isimler için aynı nefret dilini görüyor muyuz? Hayır.
İşte aramızdaki fark bu. Siyasette seviye, duruş ve kalite meselesi tam da burada ortaya çıkıyor.
Elbette biz de kendi içimizdeki yanlışlarla hesaplaşacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bu davanın fedakâr neferlerinin emeklerine gölge düşüren kim varsa onlarla yüzleşecek, gerektiğinde bu anlayıştan söküp atacağız. Kendi yanlışlarımızı görmezden gelmek gibi bir lüksümüz yok
ama iki gündür şahit olduğumuz bu kapkara nefretin sebebi dün de aynıydı, bugün de…
Mesele bir seçim değil.
Mesele Üsküdar Belediyesi de değil. Mesele, bizim var olmamız, bu davanın, bu siyasi iradenin var olmasıdır.
Bunu çok iyi bilin, sevgili kardeşlerim.
Dündar Ziya Gültekin gibi, bu davanın tüm neferlerine olan borcumuz da bu nefreti unutmamak; bu karanlıkla mücadele etmek ve var olmaktan asla vazgeçmemektir.
Rahmetli babaannem derdi ki; Oğlum, ölüyü kötü konuşmayın ondan şeytan bile elini çekmiştir
Ağızlarından çamur saçanlara ne söylenir ki? Şeytanın boşluğunu doldurma gayretindeler
Dündar Ziya ağabey duruşuyla samimiyetiyle tertemiz bir insandı Rahmet olsun, mekanı cennet olsun.
@istTakipte@IBBcozummerkezi Hal böyleyken e5 tarafından bu yola girişte otobüs durağından kaynak yapanlar da ayrı bi dert. Ne diyelim, vatandaşıyla belediyesiyle rezil bir şehir olduk..
@istTakipte Burası tersane köprüsü yaklaşık 9-10 aydır bu şerit kapalı. Her sabah burada dakikalarca bekliyoruz. Sabahları 3-4 işçi oluyo genelde. Akşamları ve haftasonları çalışma yok. Dubaları devirip atan birilerini görsem inip bende yardım edicem sabır kalmadı artık! @IBBcozummerkezi
Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır.
Mehter marşından, yeniçeriden, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum:
Artık reddimiras yapan bir Türkiye yok.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala:
CHP'de ve mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de arama yanlışından vazgeçmeyi, kaba sloganları teşvik etmemeyi öneririz.
Biz dünyanın, bölgemizin ve Türkiye'nin sorunlarıyla meşgulüz.
CHP'nin kurumsallaşmış geleneği olan parti içi kavgalarına ayıracak vaktimiz de yok niyetimiz de.
Şu muhteşem şölene dünden bu yana “içerden” dışardan demediklerini bırakmadılar!
Dışardan gelen saldırılar AK Parti’nin tüm anketlerde bir türlü temas edemediği görülen genç kuşağın bütün bileşenlerini bu şölen özelinde birleştirmesinin psikolojik etkisini kırmak üzere organize edilen saldırıydı. Bunu anladık da “içerden” gelen saldırıya bir anlam veremedim açıkçası.
Evinde kendi çocuğunun yaşam tarzına giyim tercihine bile müdahale edemeyen bireyler sıraya dizilmiş stadyumu dolduran gençlerin giyim tercihlerini sorguluyor.
Bir sunucu üzerinden şölenin muhteşemliğini gölgelemeye çalışıyor.
Siyaset kurumu bir poşet parasına, bir kilo patates fiyatına kendisine sırt dönenlerden sınırlı bir seçmen potansiyelinin kısır döngüsüne esir düşecek değil ya…
Ülkenin insan potansiyeline, klavye başında ötekileştirilenlerden kalan bakiye olarak bakan hiçbir siyasi hareket başarıyı yakalayamaz.
AK Parti Gençlik Kolları’nın düzenlediği Gençlik Şöleni’ne katılım sağlayan gençlerin yeni kuşağın hemen her kesiminden temsili gelecek açısından umuttur bana göre.
Bundan sonraki evre bu gençleri sandığa konsolide edecek motivasyonu diri tutmak, onları bir arada tutacak yeni bir hikaye yazabilmek.
Ben, beni de şaşırtan bu muhteşem organizasyona imza atan AK Gençliğin bunu başaracağına inanıyorum.
Eski Türkiye yok !
Meclis Siha'sı Mairif Nazırı Yusuf Tekin, CHP'li ışıklı seküler tayfanın içinden böyle geçmişti !
Şimdi bu adam milli eğitimi, millileştirme projesiyle ışıklı tayfaya saç baş yolduruyor!
Bu adama amasız, fakatsız sahip çıkmalıyız!
Yeniden kurulan şehirler,
Yeniden başlayan hayatlar,
Ve o anlara eşlik eden çok tanıdık yüzler…
Bu başarı hikayesini sonuna kadar izlemek isteyeceksiniz.♥️
#TürkiyeminGücüneBak
Sevgili dinozorlar, siz bir bok değilsiniz. Bunu da içten içe sezdiğinizden gerçekle baş edebilmek için eski dinozor zamanlarınızdan kalma hayallere sarılıyorsunuz, dünyaya ve çağa ayak uydurmakta zorlanıyorsunuz. En entelektüel, en okumuş, en kültürlü siz değilsiniz; siz sadece karikatür birer tiplemesiniz.
Kendi ön yargılarınızla o kadar meşgulsünüz ki başka bir şeyi görüp anlamaya ihtiyaç duymuyorsunuz, dahası buna cesaret edemiyorsunuz; o boktan dünyanız tepenize çöker diye ödünüz kopuyor, aptal olmaktan başka bir şey öğrenemediğiniz için aptallığınızı süsleyip geçip karşısına hayran hayran seyrediyorsunuz ama bize gülünç geliyor. Vallahi laf olsun diye söylemiyorum, bunu size anlatmanın bir yolu yok belki ama cidden çok aptalsınız. Anlayın artık şunu.