🔴Eğitimi Tek Tipleştiren, Öğretmeni Denetim Altına Alan MEB Genelgesini Kabul Etmiyoruz!
Eğitim Sen olarak yıllardır altını çiziyoruz, eğitim iktidarların kendi siyasal ve ideolojik hedeflerine göre biçimlendireceği bir alan değildir.
Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil; insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar ve mesleki özerkliktir. Okulların ihtiyacı daha fazla proje, platform ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, yeterli öğretmen, kadrolu yardımcı personel ve güvenli eğitim ortamlarıdır.
Çocukların ihtiyacı, kendilerine ne düşüneceklerinin öğretildiği, ideolojik yönlendirmeye ve tek tipleştirmeye dayalı bir eğitim sistemi değil; bilimsel bilgiye ulaşabildikleri, düşünmeyi, sorgulamayı, eleştirmeyi ve üretmeyi öğrenebildikleri, farklılıkların eşit ve özgür biçimde var olabildiği, demokratik katılımı ve birlikte yaşamı esas alan özgür ve demokratik bir eğitim ortamıdır.
MEB’e çağrımız nettir: Öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinleyin. Norm fazlası sorununu öğretmenleri resen atamalarla yerinden ederek ya da alanları dışında görevlendirerek değil, öğretmen ihtiyacını, okul ve derslik sayılarını, öğrenci mevcutlarını ve alan ihtiyaçlarını esas alan sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözün. Okulların bütçe ve personel ihtiyacını kamusal kaynaklarla karşılayın. Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin.
https://t.co/QzEiHyoe1K
Geri gönderme merkezlerinde, gözaltında, hapishanelerde cinsel şiddete karşı sokağa çıkıyoruz!
Tarih: 21 Ağustos Cuma
Saat: 19.00
Yer3 Türkan Saylan Kültür Merkezi Önü | Alsancak
KÜRT KADINLARI HEDEF ALAN ÇİRKİN DİL VE TUTUMU KINIYORUZ!
Dün bir hastanenin açılışında Rahmi Koç’un söylediklerinde ve yanında yer alan bürokrat ve siyasetçilerin tepkisinde açığa çıkan skandal, bugüne kadar yürütülen ırkçı, ayrımcı, cinsiyetçi ve ötekileştirici politikaların ve geliştirilen siyaset dilinin geldiği son noktadır. Yaşananları kabul etmek mümkün değildir. Bu olay toplumsal barışın diline ihtiyacın ne kadar büyük ve acil olduğunu açığa çıkarmıştır.
Kürt kadınları hedef alan bu çirkin dil ve tutumu kınıyoruz. Cinsiyetçilik, ırkçılık, nefret söylemi ve her türlü ayrımcılık son bulana kadar eşitlik ve özgür bir yaşam için mücadele etmeyi sürdüreceğiz!
🔴Sınav Güvenliği Önlemleri Hukuka Uygun, Ölçülü ve Şeffaf Olmalı; Eğitim Emekçilerinin Hak ve Özgürlükleri Korunmalıdır!
Eğitim Sen olarak, sınav güvenliğinin sağlanması ile eğitim emekçilerinin özel hayatının gizliliği, kişisel verilerinin korunması ve çalışma alanlarının mahremiyeti arasında kurulması gereken dengenin önemine dikkat çekiyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı’nı, uygulamanın kapsamı, süresi, teknik niteliği ve yasal dayanağı konusunda kamuoyunu açık biçimde bilgilendirmeye; öğretmenler odalarını kapsayan, ses ve görüntü kaydı aldığı belirtilen ya da sınav dönemi sonrasında da devam edeceği anlaşılan uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.
https://t.co/u6i3bWn9Jg
ESRA İÇİN ADALET!
Köyünü, toprağını, memleketini savunan Esra'mız 41 gündür haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu.
Esra'mız için adalet istiyoruz.
Herkesi #EsraTahliyeEdilsin yazmaya çağırıyoruz!
#EsraTahliyeEdilsin
TAG EYLEMİNE ÇAĞRI!
16 gündür direnen, 8 gündür açlık grevinde olan madenciler bugün biber gazıyla saldırıya uğradı. Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Başaran Aksu gözaltına alındı.
Saat 21.02'de madenciye ses oluyoruz! Tag X hesabımızdan duyurulacaktır.
⚫️Okullarda şiddete hayır!
Genel Başkanımız Kemal Irmak ile MYK üyelerimiz Simge Yardım ve İzzet İldeş, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ile MYK Üyesi Erdal Karakuş ve bölge şubelerimizin katılımıyla, Siverek'te saldırının gerçekleştiği Ahmet Koyuncu MTAL önünde basın açıklaması yapıldı. Irmak yaptığı konuşmada, okullarda yaşanan saldırıların münferit olmadığını belirterek, ülkenin tüm okullarının şiddete açık olduğunu, eğitim emekçileri ve öğrencilerin sürekli bu tehditle karşı karşıya olduğunu söyledi. Irmak, bütün bu sorunlara neden olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i protesto ederek, istifaya çağırdı.
🟣İTÜ Kız Yurdu’nda Güvenlik İhlali ve Taciz Kabul Edilemez!
Öğrencilerin yurt yaşamındaki güvenliğini sağlamak, yurt yönetimlerinin ve üniversite idarelerinin asli sorumluluğudur.
✔️İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü ve yurt yönetimi, yaşanan olayın tüm boyutlarını derhal ve şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşmalıdır.
✔️Güvenlik zafiyetine neden olan idari ve yapısal ihmaller ortaya çıkarılmalı; sorumlular hakkında gecikmeksizin idari ve hukuki işlem başlatılmalıdır.
✔️Yurtlarda uygulanan güvenlik politikaları, öğrencilerin özgürlüklerini kısıtlayan değil; gerçek tehditlere karşı koruyan bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir.
✔️Yurtlarda güvenliği sağlayacak nitelikli personel, denetim ve fiziksel altyapı eksiklikleri derhal giderilmelidir.
✔️Tacize maruz kalan öğrencilere yönelik psikolojik destek ve ücretsiz hukuki yardım mekanizmaları ivedilikle oluşturulmalıdır.
✔️Kadınların yaşam tarzına müdahale eden, onları denetim altında tutan ve sorumluluğu bireylere yükleyen anlayış terk edilmelidir.
https://t.co/JywOYVij6M