Atatürk,Cumhuriyet ve Fenerbahçe sevdalısı.Fenerbahçe kongre üyesi. (E)Hv.Assubay. Kamu Yönetimi ve Hukuk Mezunu. Yönetim şirketi sahibi. Rt-fav onay değil.
Sınıf sınıf inceledim: Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi bu yıl 128 mezun verdi. Bu 128 öğrenciden 21’i üniversite sınavında ilk 100’e girdi. Bu durum, hayatın olağan akışına aykırı görünmektedir. Konunun açıklığa kavuşturulması amacıyla mutlaka adli ve idari soruşturma başlatılmalıdır.
Yönetime çağrımdır
Kadro planlamasını İsmail Kartal’a bırakmayın. Gidecek ve gelecek tüm oyuncuların sürecini yönetin. En son al bunu oynat deyip arkanıza yaslanın.
Fenerbahçe’nin bekası için…
🔥SONDAKİKA
🔥TARİHİ BİR SORU;
🔥Galatasaray'da,
🔥Bu kadar yönetici,
🔥Bu kadar suç olayına karışmışken;
🔥TFF’nin hiçbir şekilde inceleme başlatmaması normal mi?
Manifesto gibi açıklama yapmış ders kitaplarına konulası...
🇪🇸🇦🇷 İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Dünya Kupası finalinde Arjantin’i mağlup ederek şampiyonluğa ulaşmalarının ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu;
“Bugün yalnızca bir futbol karşılaşmasını kazanmadık; sporun, siyasi hesaplardan ve çıkar ilişkilerinden daha güçlü olduğunu da gösterdik. Umarımı Arjantin, binlerce masumun kanına giren bir devleti arkasına alarak sempati devşiremeyeceğini ve haysiyetsiz ittifaklarla zafer kazanılamayacağını anlamıştır. Futbol sahaları siyasi provokasyonların değil; emeğin, mücadelenin ve milletlerin onurlu rekabetinin adresidir. İspanya, sahada kendi gücüne, kendi karakterine ve halkının desteğine güvenerek mücadele etti. Bu kupa da başkalarının gölgesine sığınmadan, yalnızca alın teriyle kazanılmış bir zaferin simgesidir.” dedi.
Meritking’e sustun, Erden’in kara paraya sustun, karaborsa’ya sustun …
Eren Elmalı’ya sadece 45 gün ceza verirken Mert Hakan’a 1 yıldan fazla ceza verdin,
Bahis şikesi yapan gs başkan vekilinede susup yine Gs’yi mi kollayacaksın yoksa görevini yapacak mısın?
TFF, Galatasaray hakkında soruşturma başlatmak için daha neyi beklemektedir?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, bazı kulüp yöneticilerinin görev yaptıkları dönemde kendi kulüplerinin maçlarına ilişkin bahis oynadıkları tespit edilmiştir. Bu tespit, bahis platformlarından temin edilen kayıtlara ve mali verilere dayandırılmaktadır. Bazı şüpheliler hakkında adli kontrol tedbirlerine de hükmedilmiştir.
Sayın Başsavcılık tarafından soruşturma yürütülmesi ve adli kontrol tedbirlerinin uygulanması, Türkiye Futbol Federasyonunun resen harekete geçmesi için fazlasıyla yeterlidir.
Futbol Disiplin Talimatının 57. maddesi son derece açıktır. Futbol camiası içerisindeki kişilerin, futbol müsabakaları veya futbolla ilgili herhangi bir faaliyet üzerine doğrudan ya da dolaylı olarak bahis oynaması yasaktır. Bahsin yasal bir platform üzerinden oynanmış olması da bu disiplin ihlalini ortadan kaldırmaz.
Daha önemlisi, bir kulüp yöneticisinin kendi kulübünün maçlarında rakip takımın kazanmasına, gol sayılarına veya futbolcuların performanslarına ilişkin bahis oynadığı iddiası, sıradan bir bahis dosyası olarak görülemez. Bu durum; yöneticinin kulüp içerisindeki konumu, erişebildiği bilgiler ve müsabakanın sonucuna veya sürecine etki etme imkânı bakımından Futbol Disiplin Talimatı’nın 56. maddesi yönünden de mutlaka araştırılmalıdır.
Elbette bahis oynandığı iddiası, tek başına müsabaka sonucunun etkilenmiş olduğunu ispatlamaz. Ancak zaten Etik Kurulunun ve disiplin soruşturmasının varlık sebebi de bu ihtimali araştırmaktır. Etik Kurulu Talimatının 7. maddesi ile Futbol Disiplin Talimatının 81. maddesi, TFF Yönetim Kuruluna kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyetini bekleme yetkisi vermemektedir. TFF’nin resen öğrendiği ve ciddi bulduğu müsabaka sonucunu etkileme iddialarını Etik Kuruluna göndermesi gerekmektedir.
Bugün gelinen noktada cevaplanması gereken sorular son derece basittir:
- Galatasaray yöneticisi Maruf Güneş, kulüpte görev yaptığı dönemde Galatasaray’ın maçlarına ilişkin bahis oynamış mıdır?
- Oynamışsa hangi maçlara, hangi tarihlerde ve hangi bahis seçenekleri üzerinden oynamıştır?
- Görevi gereği takım, futbolcular veya müsabakalar hakkında kamuya açık olmayan bilgilere erişimi bulunmakta mıdır?
- TFF, Sayın Başsavcılıktan ve ilgili bahis şirketlerinden bilgi ve belge talep etmiş midir?
- Etik Kurulu veya disiplin müfettişleri tarafından resen bir inceleme başlatılmış mıdır?
Galatasaray’ın “algı operasyonu”, “iftira” ve “hukuki yollara başvuracağız” ifadeleriyle yaptığı açıklama, bu soruların hiçbirine cevap vermemektedir. Burada talep edilen şey, herhangi bir kulübün deliller araştırılmadan cezalandırılması veya küme düşürülmesi değildir. Talep edilen şey soruşturmadır. Deliller toplansın, ilgili kişilerin savunmaları alınsın, bahis hareketleri maçlarla karşılaştırılsın ve sportif hukuk kuralları kim olduğuna bakılmaksızın herkese eşit uygulansın.
TFF yakın geçmişte bahis verileri gerekçesiyle çok sayıda futbolcu, hakem ve futbol insanını Futbol Disiplin Talimatının 57. maddesi uyarınca disipline sevk etmiştir. Aynı federasyonun, soruşturmanın kulüp yöneticilerine ulaşması üzerine sessizliğe bürünmesi kabul edilemez. Fenerbahçe’nin ve temiz futbol isteyen herkesin talebi ayrıcalık değildir. Fenerbahçe, kendisine gösterilen hukuk refleksinin diğer kulüpler bakımından da gösterilmesini; aynı kuralların, aynı ciddiyetle ve aynı süratle uygulanmasını istemektedir.
TFF ya kendi talimatlarını kulüp ayrımı yapmaksızın uygular ya da “temiz futbol” söyleminin hiçbir inandırıcılığı kalmaz. Gereğinin yapılması dileğiyle...
Av. Fatih Şaşıoğlu
Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyesi
@SariLacivertTC Maalesef hocamız evlatçılık yaparak ilk maçında sıçtı. O kadar seviyorum, sayıyorum bir değişemedi gitti.
Eski hamam, eski tas aynı kafa. İnşallah Kuyt el koyar bu kafaya.
Aziz Bey’e gram güvenmiyorum ama o artık Fenerbahçe Başkanı. Makama saygım gereği başarılı olmasını, takımımızın şampiyon olmasını istiyorum.
Barış Göktürk Bey’in medyaya yansıyan eylem ve söylemlerini çok takdir ettim.
Oy vermesem de Yönetim artık hepimizin yönetimi. Yaşa Fenerbahçe.😊💛💙
@ogretmensitemiz Borçlar kanunu gereği zaten depozitonun vadeli bir hesaba yatırılması, kira akdi bitince taraflar arasında bir anlaşmazlık olmazsa o hesaptan çekilebilmesi gerekiyor.
Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı
Turkcell Faciası
Ön not:
Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum.
Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik.
Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk.
"Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler.
Biz de taksitle almaya karar verdik.
Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım.
Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim.
Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum.
"12.650 TL." dediler.
Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler.
"Olur." dedim.
Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım.
Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi.
Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik.
Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik.
Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli,
"Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca aylık 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi.
Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi.
Kayıtları izledikten sonra bize dönerek:
"Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı.
Ben de:
"Ben bunu almak istemiyorum." dedim.
Bunun üzerine:
"Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi.
Ben de şu soruyu sordum:
"Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?"
"Hayır." dedi.
"Toplam 18.000 TL'nin içindeydi."
Bunun üzerine şunu söyledim:
"O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca?
Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım.
Sizde hiç vicdan yok mu?"
Görevlinin cevabı ise kısa oldu:
"İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz."
Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım.
Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler.
Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler.
Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim.
Görevli:
"Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi.
Bayiye gidip bu belgeleri istedim.
Vermediler.
Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye,
"Ya vermezlerse?"
diye sormuştum.
Aldığım cevap ise şu olmuştu:
"Bizim yapabileceğimiz bir şey yok."
Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor.
İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana,
"Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?"
diyerek sitem etti.
Ben de gülümseyerek,
"Özür dilerim, bir daha olmayacak."
dedim.
İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil.
Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır.
Hepsi bu.
Arif Kılıç