Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, kamu çalışanlarının kılık ve kıyafetlerine yönelik çağ dışı, kısıtlayıcı ve tek tipleştirici uygulamalara karşı eylem kararı almış bulunmaktayız.
Genel Merkez Yönetim Kurulumuz tarafından alınan karar uyarınca; “Kamu, Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik”in 5. maddesinde yer alan ve modern çalışma hayatının gerçekleriyle bağdaşmayan kısıtlamalar, antidemokratik bir şekilde sürdürülmektedir.
Sendikamız, bu hak mahrumiyeti yaratan hükümler tamamen kaldırılıncaya kadar demokratik tepkisini ortaya koyacaktır.
Bu amaçla; Eğitim, Öğretim ve Bilim hizmetleri iş kolunda görev yapan tüm üyelerimiz, mesleki onurlarına yakışır şekilde 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı boyunca iş yerlerine “serbest kılık-kıyafetle” gidecektir.
Bağımsızlık inancımızın ve özgürlük sevdamızın en büyük nişanesi olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan bu eşsiz zafer, yalnızca bir askeri başarı değil; aynı zamanda esarete boyun eğmeyen bir milletin onurlu direniş destanıdır.
“Bu anlamlı mirası saygıyla anıyor, geleceğe aynı inançla bakıyoruz.” Bağımsızlık ateşini yakanların bize bıraktığı bu şanlı mirası, sınıflarımızda ve okullarımızda bir meşale gibi taşımaya devam edeceğiz. Emeğin, bilimin ve aydınlanmanın ışığında, ülkemizin bağımsız ve aydınlık geleceği için omuz omuza çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm kahramanlarımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası
Genel Başkan Yardımcımız Sayın İdris ÇİFTÇİ’nin halasının vefat ettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah’tan rahmet; değerli başkanımız başta olmak üzere kederli ailesine ve tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.
Öğretmene her şeyi zorla dayatmayı alışkanlık haline getiren anlayışı kabul etmiyoruz. Önlük giymek isteyen öğretmen elbette giyer ama bunu zorunluluk haline getirmek başka bir şeydir. Öğretmenin iradesini yok sayan bu dayatmaya karşı Öncü Eğitim Sen olarak eylem kararımızı aldık. Meslektaşlarımızın tercihine ve iradesine rağmen getirilen her zorlamanın karşısında olacağız.
Dil Öğretmenlerinin Artan İş Yükü İçin MEB’den Düzenleme Talep Ettik
Öncü Eğitim Sen olarak; Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı ile yabancı dil öğretmenlerinin yeni ölçme ve değerlendirme uygulamaları nedeniyle artan iş yüküne ilişkin 26 Ağustos 2026 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığına resmî başvuruda bulunduk.
Sorun ve Gerekçelerimiz
Artan İş Yükü: Dinleme ve konuşma becerilerinin her öğrenci için ayrı ayrı ölçülmesi ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki süreç odaklı değerlendirme (okuma/analiz takibi) çalışmaları, özellikle kalabalık sınıflarda öğretmenler üzerinde ciddi bir zaman ve iş yükü oluşturmaktadır.
Mesai Dışı Çalışma: Haftalık ders saatleri içerisinde hem müfredatın işlenmesi hem de bu bireysel sınav, değerlendirme ve kayıt işlemlerinin tamamlanması mümkün olmamakta; çalışmalar fiilen ders saatleri dışına taşmaktadır.
Hukuki Dayanak: Anayasa’nın 18’inci (angarya yasağı) ve 55’inci (ücret emeğin karşılığıdır) maddeleri gereğince, öğretmenlerin görevlerini yerine getirmek için harcadığı ilave zaman ve emeğin karşılıksız bırakılması hukuka aykırıdır.
MEB’den 3 Somut Talebimiz
1. Dinleme ve konuşma sınavları ile süreç odaklı değerlendirme uygulamalarının yarattığı iş yükünün yeniden değerlendirilerek makul ve sürdürülebilir hâle getirilmesi.
2. Ders saatleri dışında fiilen yürütülen sınav hazırlık, uygulama, değerlendirme ve kayıt işlemleri için ek ders ücreti ödenmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılması.
3. Dil grubu öğretmenlerinin ilave sorumlulukları dikkate alınarak haftalık ders yükü ve ek ders esaslarının yeniden düzenlenmesi.
Ayrıca, başvurumuzla ilgili Bakanlıkça yürütülen veya planlanan çalışmalar hakkında Bilgi Edinme Hakkı ve Dilekçe Hakkı kanunları kapsamında yazılı bilgi talep ettik. Öğretmenlerimizin emeğinin karşılıksız bırakılmaması için konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü tarafından 19.08.2026 tarihinde yayımlanan 2026/70 sayılı “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” konulu genelgenin 23. maddesi ile öğretmenlerimize “önlük giyme” zorunluluğu getirilmek istenmekte ve bu durum bir dayatma olarak sunulmaktadır.
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak önlük dayatmasına karşı sendikal eylem kararı aldık. Bilinmelidir ki; öğretmenlik mesleğinin saygınlığı pedagojik özerklik, mesleki bağımsızlık ve özlük haklarının korunmasıyla sağlanır. Yasal dayanağı bulunmayan genelge hükümleriyle eğitimcilere önlük ve tek tip kıyafet dayatılması, meslek onuruna açıkça aykırıdır.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı boyunca tüm üyelerimiz, serbest kıyafetlerle göreve katılacaktır. Genelgenin 23. maddesindeki önlük dayatmasına uyulmayacaktır. Bu kararımız doğrultusunda hareket ettiği için herhangi bir idari baskı veya yaptırımla karşılaşan tüm üyelerimize sendikamız tarafından eksiksiz hukuki ve sendikal destek sağlanacaktır.
2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Eylül ayı seminer takvimi şu şekildedir.
1. HAFTA: ÇEVRİM İÇİ (ONLINE)
🗓️ Tarih: 1 - 4 Eylül 2026
Seminerler belirlenen online platformlar üzerinden gerçekleştirilecektir.
2. HAFTA: YÜZ YÜZE
🗓️ Tarih: 7 - 11 Eylül 2026
Bu haftaki seminerler okullarımızda, fiziksel katılım ile yüz yüze gerçekleştirilecektir.
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak tüm öğretmenlerimize şimdiden verimli bir seminer dönemi ve başarılı bir eğitim-öğretim yılı dileriz.
Saat 03:02... Acının kalplerimize kazındığı, zamanın durduğu o an.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden yıllar geçse de yitirdiğimiz canların acısı ilk günkü gibi taze. Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, bu büyük felakette hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz.
Öncü Eğitim Sen Olarak MEB’e Çağrımızdır: Şube Müdürlüğü Atama Takvimi İvedilikle Açıklanmalı ve Aile Bütünlüğü Korunmalıdır
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, Millî Eğitim Bakanlığına gönderdiğimiz resmî yazıyla şube müdürü adaylarının mülakat takviminin bir an önce açıklanmasını ve bu süreçte eş durumu mazeretlerinin mutlaka dikkate alınmasını talep ettik.
Yaklaşık 450 Adayın Yaşadığı Belirsizlik Giderilmelidir
Sürece dâhil olan yaklaşık 450 aday, sözlü sınav tarihi, sonuç ilanı, tercih ve atama işlemlerine dair resmî takvimin henüz kesin biçimde ilan edilmemiş olması nedeniyle büyük bir belirsizlik yaşamaktadır. Sendikamız, adayların hem mesleki hem de kişisel planlamalarını yapabilmeleri adına bu belirsizliğin hukuk devleti ve idari istikrar ilkelerine uygun olarak makul bir süre içinde giderilmesi gerektiğini Bakanlığa iletmiştir.
Aile Bütünlüğünün Korunması Anayasal Bir Yükümlülüktür
Sürecin takvime bağlanmamasının, özellikle eş durumu mazereti bulunan eğitim çalışanları yönünden telafisi güç mağduriyetlere yol açabileceği uyarısında bulunduk. Atama takvimi ile mevcut mazeret tayin dönemlerinin örtüşmemesi veya kaçırılması hâlinde, eşlerin farklı il ve ilçelerde görev yapmak zorunda kalma riski bulunmaktadır.
Öncü Eğitim Sen olarak taleplerimiz:
•Sözlü sınav, sonuçların ilanı, tercih ve atama işlemlerini kapsayan resmî takvimin gecikmeksizin ve şeffaf biçimde kamuoyuna duyurulması.
•Şube müdürlüğü atama sürecinin, mevcut veya ileride ilan edilecek mazerete bağlı yer değiştirme takvimleriyle uyumlu hâle getirilmesi.
•Atama sürecinin zamanlaması nedeniyle mazeret takvimini kaçıran adaylarımıza, ayrıca başvuru ve yer değiştirme hakkı tanınması.
•Atama sonrasında eşi farklı il veya ilçede kalan adayların aile bütünlüğünü korumak amacıyla mazerete bağlı yer değiştirme, “il emri” veya idarece uygun görülecek diğer hukuki/idari tedbirlerin alınması.
•Sürecin uzamasından veya takvimin geç açıklanmasından kaynaklanabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla, tüm usul ve esasların adaylara açıkça bildirilmesi.
Öncü Eğitim Sen olarak sürecin takipçisi olmaya ve eğitim çalışanlarının haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceğiz.
Eğitimin kalitesi, öğretmenin iş güvencesi ve huzuruyla doğrudan orantılıdır. Sınıflarımızı geçici görevlendirmelerle değil, kalıcı ve kadrolu öğretmenlerimizle buluşturmalıyız. Eğitimi güçlendirmek için 50 bin kadrolu atama beklentisi acilen karşılanmalıdır. #AGS50Binatama#meb@tcmeb@Yusuf__Tekin
Öncü Eğitim Sen’den TBMM’ye 3600 Ek Gösterge Çağrısı: "Şef ve Teknikerler Kapsama Alınmalı"
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası, şef ve tekniker kadrolarında görev yapan kamu personelinin yıllardır beklediği 3600 ek gösterge hakkı için Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclis'te grubu bulunan siyasi partilere resmî talepte bulundu.
Sendika tarafından TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ile siyasi parti grup başkanlıklarına gönderilen resmî yazıda, kamu hizmetlerinin etkin yürütülebilmesi için kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları arasında hakkaniyetli bir denge kurulması gerektiği vurgulandı.
"7417 Sayılı Kanun Beklentileri Karşılamadı"
Ek göstergenin özellikle emekli aylığı ve ikramiyesi üzerinde doğrudan etkili olan kritik bir özlük hakkı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, daha önce 7417 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin şef ve teknikerlerin beklentilerini yarım bıraktığı ifade edildi. Sendika, benzer görev, sorumluluk ve öğrenim düzeyine sahip kamu görevlileri arasında oluşan bu farklılığın özellikle emeklilik döneminde ciddi gelir uçurumlarına ve hakkaniyet sorunlarına yol açtığını belirtti.
"Komisyonda Bekleyen Teklif Gündeme Alınsın"
Şef kadrolarındaki kamu personelinin 3600 ek göstergeden yararlanmasını amaçlayan 2/1994 Esas Numaralı Kanun Teklifi'nin 6 Şubat 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulduğu ve Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edildiği hatırlatılan açıklamada; aradan geçen iki yılı aşkın süreye rağmen teklifle ilgili henüz sonuçlandırıcı bir adım atılmadığının altı çizildi.
Öncü Eğitim Sen, komisyonda bekleyen yasa teklifinin daha fazla geciktirilmeden gündeme alınmasını talep ederken, düzenlemenin yalnızca şeflerle sınırlı tutulmamasını istedi. Kamu personeli arasında ücret ve emeklilik adaletinin sağlanması ve çalışma barışının tesis edilmesi adına tekniker kadrolarında görev yapan personelin de bu kapsama dâhil edilmesi gerektiği çağrısında bulunuldu.
Öğretmenlik mesleğinde uygulanan kariyer basamakları sisteminin daha adil, ulaşılabilir ve öğretmenlerin mesleki deneyimini karşılayan bir yapıya kavuşturulmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kariyer basamaklarına geçiş için öngörülen uzun hizmet süreleri, aynı işi yapan öğretmenler arasında önemli ücret farklılıklarının ortaya çıkmasına neden olmakta, bu durum çalışma barışını ve ücret adaletini olumsuz etkilemektedir.
Öğretmenlerin mesleki deneyimlerinin daha erken dönemde karşılık bulması amacıyla uzman öğretmenlik için gerekli hizmet süresinin 5 yıla, başöğretmenlik için gerekli toplam hizmet süresinin ise 10 yıla düşürülmesi gerektiğini değerlendiriyoruz. Bunun yanında uzman öğretmen ve başöğretmenlere kariyer basamakları kapsamında yapılan ödemelerin emekli aylığı ve emekli ikramiyesi hesabına yansıtılmaması da öğretmenlerin emeklilik döneminde ciddi gelir kaybı yaşamasına neden olmaktadır.
Bir öğretmenin meslek hayatı boyunca kazandığı kariyer unvanının ve buna bağlı mali hakların emeklilikle birlikte ortadan kalkması hakkaniyetli değildir. Kariyer basamakları kapsamında kazanılan hakların kalıcı hale getirilmesi ve emeklilik döneminde de karşılığının bulunması gerekmektedir.
Bu kapsamda Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak;
1. Uzman öğretmenlik için gerekli hizmet süresinin 5 yıla düşürülmesini,
2. Başöğretmenlik için gerekli toplam hizmet süresinin 10 yıla düşürülmesini,
3. Uzman öğretmen ve başöğretmenlere ödenen başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik tazminatının emekli aylığı hesabına dâhil edilmesini ve bu ödemelerin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınmasını,
4. Emekli olmuş uzman öğretmen ve başöğretmenlerin de yapılacak düzenlemeden yararlandırılması noktasında
Gerekli kanun teklifinin hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması hususunda desteğinizi ve gereğini saygılarımızla arz ederiz.
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası
Kıymetli Eğitim Çalışanları,
Eğitim, bir ülkenin geleceğini şekillendiren en güçlü değerdir. O geleceği inşa eden siz değerli eğitim çalışanları ise her türlü takdiri hak eden büyük bir emeğin temsilcilerisiniz. Ancak ne yazık ki yıllardır özveriyle verilen bu emek, çoğu zaman hak ettiği değeri görememiş; ekonomik kayıplar, liyakatten uzak uygulamalar, artan iş yükü ve çözümsüz bırakılan sorunlar eğitim camiasının ortak gerçeği hâline gelmiştir.
Biz, Öncü Eğitim Sen’i tam da bu tabloyu değiştirmek için kurduk. Çünkü inanıyoruz ki eğitim çalışanlarının sesi, hiçbir siyasi hesabın gölgesinde kalmamalı; sendikacılık makam ve koltuk mücadelesine değil, hak mücadelesine dönüşmelidir.
Bizim anlayışımızda sendikacılık; yalnızca toplu sözleşme dönemlerinde hatırlanan bir faaliyet değil, yılın her günü üyelerinin ve tüm eğitim çalışanlarının yanında olmaktır. Haksızlık karşısında susmayan, çözüm üreten, ulaşılabilir, şeffaf ve hesap verebilir bir anlayışı hâkim kılmak en temel hedefimizdir.
Bu yol kolay değildir. Ancak biliyoruz ki değişim, cesaret gösterenlerle başlar. Bugün eğitim çalışanlarının en çok ihtiyaç duyduğu şey; kutuplaşma değil birlik, vaat değil mücadele, sessizlik değil güçlü bir sestir.
Gelin, eğitim çalışanlarının itibarını birlikte yükseltelim. Liyakatin esas alındığı, emeğin karşılığını bulduğu, adaletin hâkim olduğu bir çalışma hayatını birlikte inşa edelim. Çünkü güçlü bir eğitim sistemi, ancak güçlü ve mutlu eğitim çalışanlarıyla mümkündür.
Öncü Eğitim Sen olarak kapımız; fikrine, görüşüne, unvanına ya da sendikal tercihine bakmaksızın emeğine sahip çıkan herkese açıktır. Biz ayrıştırmaya değil birleştirmeye, ötekileştirmeye değil ortak akla, günü kurtarmaya değil geleceği inşa etmeye talibiz.
İnanıyorum ki ortak akıl, ortak emek ve ortak mücadeleyle eğitim çalışanlarının hak ettiği saygınlığı hep birlikte yeniden kazanacağız.
Sevgi ve saygılarımla
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Okan ATAR
Psikolojik danışman/rehber öğretmen norm kadrolarına ilişkin belirsizlik sona ermelidir.
Öncü Eğitim Sen olarak, 4982 sayılı Kanun kapsamında Millî Eğitim Bakanlığından resmî bilgi talep ettik.
Çalışmanın aşaması ve takvimi kamuoyuna açıklanmalıdır.
#GelecekİçinPDRNormu
Bursa’dan Antalya’ya, Çanakkale’den Muğla’ya kadar yurdumuzun dört bir yanından gelen haberler hepimizin yüreğini yaktı. Bu zor günlerde tek yürek olmak, yeşile can, geleceğe nefes olmak için ateşe siper olan tüm kahramanlarımızın hakkı ödenmez. Kalbimiz ve dualarımız afet bölgelerindeki vatandaşlarımızla...
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası resmen kuruldu.
T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı onaylı resmi kuruluş sürecimizi başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Beklenen an geldi, üye kayıtlarımız resmen başladı!
Eğitim ve bilim yolunda haklarımızı daha güçlü savunmak, omuz omuza yürümek ve geleceği birlikte inşa etmek için tüm eğitim ve bilim çalışanlarını aramıza katılmaya davet ediyoruz.
#öncüvakti #eğitim #bilim #gelecek #sendika