Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun’da daha önce tanıştığı engelli vatandaşı yol üzerinde görünce otobüsünü durdurdu ve yanına gitti.
"Otobüsten görüp de aşağı inmesem Allah'a bunun hesabını nasıl veririm?"
Bugün bir kez daha, hangi siyasi görüşte olursa olsun herkesi Terörsüz Türkiye sürecinin bir parçası olmaya çağırıyorum.
Gelin, Türkiye’yi terörden kurtararak şehitlerimize ve gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim.
Gelin, sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiye’mizin üstünden hep beraber kaldıralım.
Gelin, tarih boyunca diz kırıp aynı sofraya oturmuş, aynı türküyü beraberce söylemiş, vatanı savunmak için aynı cephede şehit düşmüş insanlarımızın kardeşliğini daha da güçlendirelim.
Bu samimi çağrımız “önce milletim, önce memleketim” anlayışına sahip herkesedir.
“Türkiye artık bedel ödemesin” diyen…
“Gencecik fidanlarımızı gözyaşlarıyla toprağa vermeyelim” diyen…
“Anaların ipekten yüreği yeni acılarla kavrulmasın” diyen herkesi sürece omuz vermeye, sürece destek olmaya davet ediyorum.
Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmasını bekliyorum.
Şunu hatırlatmak isterim ki bir miladı yaşamakta olduğumuz bugünlerde sürece katkı sunan herkes tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacaktır.
Aynı şekilde süreci zora sokan, süreci dinamitleyen, tahrik eden, karşısında yer alan her türlü girişim de tarih karşısında mesul olacaktır.
Sorumluluk mevkisinde olanların, bilhassa günübirlik hesaplarla siyaset yapan kimi partilerin Mecliste 467 kabul oyuyla tecessüm eden iradeyi iyi okumalarını, oradan gerekli mesajı çıkartmalarını temenni ediyorum.
Minister of Foreign Affairs @HakanFidan visited the Rohingya camps in Cox’s Bazar, Bangladesh and observed the activities of TİKA, AFAD, Turkish Red Crescent, Türkiye Diyanet Foundation and other Turkish institutions, along with the services provided by Türkiye-Bangladesh Hospital operated by the Turkish Ministry of Health.
- Afrika Birliği’nin stratejik ortağıyız.
- Afrika’daki ortaklarımızla çok boyutlu işbirliğimizi geliştirerek devam ettiriyoruz.
- 2026 yılında gerçekleştirilmesi öngörülen IV. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin hazırlıklarını sürdürüyoruz.
#AfrikaGünü kutlu olsun!
Yaklaşık 5 ay sonra kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız.
Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre bakımından hem de Türkiye’ye kazandırdığımız eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
🛳️ 🇵🇸 Ablukayı delmek ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Global Sumud Filosu, uluslararası sularda müdahaleye uğradı. Bu saldırı, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir.
Bu yolculuk durmaz, bu iyilik engellenemez.
İnsanlık vicdanı susturulamaz.
@deryaxsl Soruda pikniğe giden kişiler olarak sadece 'çift' verilmiş. Diğerlerinin pikniğe gittiğine dair bir veri yok. Buna göre 'çift' olarak 2 kişi diyebiliriz.
Mübarek Ramazan Bayramı’nın; sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyor, sevdiklerinizle birlikte nice mutlu bayramlar diliyorum.
#MilletimizleBayramımızBir
27 Şubat 2020’den bu yana AK PARTİ İNEGÖL İLÇE BAŞKANI olarak, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sn.Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; “Aşkınan çalışan yorulmaz.” şiarıyla milletimize hizmet etmeyi en büyük onur bildik.
Bu dava; makam değil, hizmet davasıdır.
Bu yol; sıradan bir yol değil, gönül yoludur.
Mahalle mahalle, sokak sokak; depremde, selde, yangında hemşehrilerimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Çünkü biz milletimizin derdiyle dertlenen bir anlayışın temsilcileriyiz. Allah rızasını gözeterek çıktığımız bu kutlu yürüyüşte; adaletle, samimiyetle ve kararlılıkla ilerliyoruz.
Durmak yok, yola devam!
Çünkü biz bu vatana söz verdik. 🇹🇷
Sistem geri yükleniyor... 🌙
Samsun’da bir ortaokul, Ramazan-ı Şerif’in gelişi sebebiyle fener alayı düzenlendi.
Öğrenciler tekbirler eşliğinde yürüyüp teravih namazı kıldı. ☝️
2003 yılında Türkiye'nin başına geçti.
Türkiye'nin GSYİH'si 314 milyar dolardan
2025 yılına gelindiğinde 1,56 trilyon dolara ulaştı.
Yani;
80 yıl sonunda 314 milyar dolar olan Gayri Safi Yurtiçi Hasılasını 22 yılda yaklaşık beş kat artırdı!
Artırdı ama nasıl?
Hangi şartlarda,kısaca bakalım:
-Bu dönemde Türkiye, iki darbe girişimine,
-Ülkeyi haftalarca adeta felç eden ciddi bir ayaklanmaya(Gezi Parkı)
-Güneyinde PKK ile aylarca süren çok şiddetli bir çatışmaya (1200 küsur sözde akademisyen ve sözde sanatçıların bildiriler imzalayıp yayınladığı Hendek-Çukur çatışmaları)
-ABD ordusunun desteklediği Suriye'deki PKK terörisstleri ile yine çok şiddetli çatışmalara (Barış Pınarları, Zeytindalı, Fırat Kalkanı,Pençe-Kilit Operasyonları)
-Devletin kılcal damarlarına kadar sızmış olan FETÖ'cü terör örgütüyle çetin bir mücadeleye (hafızalarda yer edinen 17/25 ve 15 Temmuz kalkışmaları en çok bilinenleri)
-Trump döneminin ilk yıllarındaki ABD'nin ekonomik yaptırımlarına,
-Koronavirüs pandemisine,
-Ukrayna'daki savaşın etkisine,
-20 nükleer bombaya eşdeğer olduğu tahmin edilen,11 İli neredeyse haritadan silen ve maliyeti 120 milyar doları bulan yıkıcı bir depreme maruz kalmasına rağmen.
Bu coğrafyada sadece her şeyi iyi bilmek yetmez.
Ülkesine sadık ve yetenekli insanları da seçmek gerekir.
Ülkesine sadık iyi yöneticileri seçmek ve onlarla yol yürümek de önemliydi ve liderliğini konuşturdu.
Bütün engellemelere;
"-Bu hükümet dünyanın en iyi işini yapsa da onu alkışlayacak değiliz" diyen zehirli anamuhalefete rağmen,başarıları ve yaptığı reformlarla;
Kalkınmaya ve halkının yaşam standardını yükseltmeye odaklandı.
Başarısız olan yöneticilerin aksine, başarısız olduğu alanlarda bahanelerin arkasına sığınmak yerine gerektiğinde özeleştiri yaptı, çözüm üretti.
Bölgedeki krizleri ülkesi adına fırsata çevirdi.
Tüm bunları bir sülük gibi yapışıp 80 yıl ülkenin kanını emenlerle çarpışa çarpışa yaptı.
O sülüklerin her defasında ülkeye nasıl bir ekonomik operasyon yaptıklarına defalarca şahit olduk.
Ve bugün;
Ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasılasını yaklaşık beş kat artırarak 1.56 trilyon dolara çıkaran Erdoğan'ın karşısında,
80 yıl sonunda ülkenin GSYİH'sini 314 milyar dolar gibi bir rakama mahkûm eden yamyamlar var.
Bunlar ülkenin yönetimini ele geçirdiklerinde 22 yıl öncesine götürmeleri iki aylarını alır.
İstanbul'daki akıllara durgunluk veren soygunun arkasında nasıl kale gibi durduklarını görüyorsunuz.
Çünkü hepsi ucundan köşesinden bu soygunun içinde.