Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
*Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.*
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
*Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.*
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! *Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!*
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, *baskın seçim hazırlıklarının*, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla *korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.*
*Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.*
*Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.*
*Büyük milletim!*
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen *Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:*
*İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.*
*AYAĞA KALKIN!*
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
*Aziz milletim!*
*Korkmayacağız!*
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
*Siyasi parti liderleri,*
*Mesele CHP meselesi değildir!*
*Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!*
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
*Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!*
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. *Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!*
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
*Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!*
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
*Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!*
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
İhtiyaç sahibi öğrenciye kaynak bulmaya çalışmak ağır cezalık suçmuş. Sulh ceza hakimi kararı açıklamadan 20 dakika önce tutuklandığımızı sosyal medyadan öğrendik. Türkiye’deki adaletin geldiği nokta bu. Benim korkacağımı düşünen varsa sakın hayal görmesin. Sevinenler kına yaksın. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.
Erdoğan’ın yazıp yönettiği, Akın Gürlek’in yapımcılığını yaptığı film, nihayete erdi.
Film çevirenler, final sahnesi ile ortada hiç bir gizem bırakmadı.
İBB davasının 1,5 yıl öncesinden tasarlandığı şekliyle 360 derece siyasi bir dava olduğu, inkar edilemez şekilde ortadadır.
Cumhurbaşkanlığı seçimine girmemizin engellenmesi için çevrilen film sona erdiğine göre, yapımcısı da öngördüğü koltuğa oturduğuna göre, gereği de artık yapılmalıdır.
Gereği şudur:
Çevirdiğiniz filme gerçeklik katmak için oyuncu, yardımcı oyuncu gibi kullandığınız arkadaşlarımı serbest bırakın.
Film bittiğine göre arkadaşlarım evlerine, ailelerine kavuşsun.
Derdiniz benimle, bu apaçık ortada.
Ben mücadeleme devam ediyorum.
Zorla rol verdiğiniz masumları bırakın da günah sayacınız biraz yavaşlasın.
2019 İstanbul için milattır. Bu tarihten itibaren ihmal edilmiş tüm konular bizim asli meselemiz olmuştur.
İstanbul tarihinin en çok metro yapan yönetimi olmanın gururunu yaşıyoruz.
Daha niceleri Türkiye için olacak.
CHP PARTİ PROGRAMINDAN - CHP İKTİDARI
- Okullarda öğrencilere ücretsiz bir öğün yemek ile içme suyu sağlanacak.
- Her mahallede devlet tarafından işletilen bir kreş hizmeti sunulacak.
- Kalıcı yaz saati uygulaması kaldırılacak. Karanlıkta okula ve işe gidilmeyecek.
- Yerli savunma sanayi girişimleri ve projeleri teşvik edilerek desteklenecek.
- Öğrenci ihtiyacına uygun sayıda yurt inşa edilecek.
- Eğitim kurumlarında kadrolu temizlik, güvenlik ve sağlık personeli görevlendirilecek.
- Düşük gelirli vatandaşların tatil yapabilmesi için özel bir destek fonu oluşturulacak.
- Konut satın alan yabancılara Türk vatandaşlığı verilmesine yönelik uygulama sona erdirilecek.
CHP İKTİDARINDA TÜRKİYE KAZANACAK!
Siyaset “para veya fon!” işi değil, milletin gönlüne girme işidir. Siyaset muhabbet ve samimiyet işidir.
Sonsuz kez hamdolsun ki, yüce Yaradan bana bu aziz milletin gönlüne girmeyi nasip etti.
“Bakan olma hülyasıyla savrulanlar” bilmez ama Sn. Cumhurbaşkanı kendi geçmişinden belki hatırlar. Siyaset evvela milletle gönül bağı kurmaktır.
Öyle olmasa, tek yüzükle yola çıkan değil, servetleriyle yola çıkanlar Cumhurbaşkanı olurdu.
Masa başında iddianame mühendisliği yapan malum zihniyet, bu aziz milleti tanımadığı için siyasetin parayla yapıldığını sanıyor.
Bu siyaset cahilliğine güvenip yola çıkanlara tek tavsiyem var:
Zararın neresinden dönerseniz kârdır.
8 aydır Silivri’de, tek kişilik bir hücrede haksız yere tutukluyum.
19 Mart’ta başlayan bu süreç, tam da 12 Eylül günü hiçbir somut gerekçe olmadan ikinci kez tutuklanmamla daha da ağırlaştırıldı.
Bugün ise binlerce sayfalık bir iddianameye, hiçbir makul izahı olmaksızın “özel vasıflı üye” olarak eklenmiş durumdayım.
Şimdi, hakkımızda hazırlanan bu iddianameyi dört duvar arasında okumak zorundayım. Sınırlı imkanlar dahilinde görüşebildiğim avukatımla, bu ülkenin en ağır siyasi davalarından birine dönüştürülen sürecin savunmasını daha doğrusu algılara karşı “gerçeklerin dile getirilmesini” sağlamaya çalışacağız.
Maalesef başlangıçta “tedbir” diye sunulan tutuklama, çoktan fiili bir “cezaya” dönüşmüş durumda. Burada özgürlüğümüzle birlikte, kendimizi savunma hakkımız da elimizden alındı.
Bu ülkede adalet uzun süredir eksik; fakat biz umudumuzu yitirmedik.
Er ya da geç suçsuzluğumuz, adil ve tarafsız mahkemeler önünde tescillenecek.
İnanıyorum ki hakikat, yolunu adalet mücadelemizle bulacak.
İftiralar, kumpaslar, yargıda görülmemiş saldırı ve tacizlerle yürüttükleri hukuksuz soruşturma sonucunda 237 gün sonra iddianameyi hazırlayabildiler.
Öyle bir iddianame ki; iş aylardır üstünde tepindikleri sözde yolsuzluk ve rüşvet iftiralarından çıkıp, Cumhuriyetimizin kurucusu CHP’yi hedef almaya varmış. Size yazıklar olsun.
Yazdığınız iddianame; İnsanları tehdit ederek, rehin alarak, baskıyla iftiraya zorlayarak, kuyruk kuyruğa dizip bağladığınız yalanlardan ibarettir.
Gerçekten cesaretiniz var mı? Hodri Meydan!
Duruşmayı canlı yayınlayın, herkes yalanlarınızı, iftiralarınızı görsün! Toplumun vicdanına, milletin adalet duygusuna bir kez olsun güvenin. “Biz mi suçluyuz, yoksa bu hukuksuz soruşturmayı yürütenler mi?” kararı millet versin!
Millet iradesinin temsilcisi, toplum vicdanının simgesi Gazi Meclisimizi göreve çağırıyorum.
Mahkemenin TRT ekranlarından ve diğer kanallardan yayınlanabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi harekete geçsin. Milletin temsilcileri, milletin geleceğini ilgilendiren bu yargı sürecini milletten gizlemesin!
Alnımız ak, başımız dik! Bizim bu aziz millete hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yok!
@WorldSBK@nbulega By promoting unfair wins, you are ignoring the main value of sport, sportsmanship. This will only make dirty racers braver in the future. What a shame and robbery!