@bosunatiklama İki yol da nizami. Biri ücretli diğeri ise ücretsiz/eski yol. Kaynak/hak yemek yok. Asıl sorun yol kesmek/şiddete başvurmak! ve yine bir kadın ve cocuğa karşı!
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
İBB Basın Danışmanlığı, İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında ortaya atılan iddialara 7 başlıkta yanıt verdi:
"YALAN: Lüks içinde yaşıyordu, haksız kazançla elde ettiği paralarla satın aldığı milyonluk villada gözaltına alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu, ailesiyle birlikte, mülkiyeti İBB’ye ait olan Sarıyer’deki başkanlık konutunda yaşamaktadır. Daha önce bir vakfa tahsis edilen bu taşınmaz, Ekrem İmamoğlu tarafından İBB’ye kazandırılmış ve kendisinden sonraki başkanların da kullanabilmesi için, başkanlık konutu olarak düzenlenmiştir. Tıpkı 2019 öncesinde, iktidar partisinin belediye başkanlarına tahsis edilen ve içerisinde lüks villaların bulunduğu Florya’daki yerleşkenin, Ekrem İmamoğlu'nun direktifiyle İstanbul Planlama Ajansı’na (İPA) tahsis edilmesi ve İstanbul halkının kullanımına açılması gibi.
YALAN: Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden usulsüz ihaleler yapıldı, bazı kişilere özel işler verildi; projeler ya tamamlanmadı ya da yarım bırakıldı.
GERÇEK: Her iki İBB iştirak şirketi de defalarca Sayıştay denetiminden geçmiştir. Müfettişlere tahsis edilen odalar sürekli dolu olmuş, yapılan tüm incelemelerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiştir. Açık hava reklam mecralarına ilişkin ihaleler, hizmet alımları ve sözleşmeler defalarca denetlenmiştir. Mülkiye ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan ayrı incelemelerde de herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.
ANCAK; Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kendisinden önceki dönemle ilgili yapılan iç denetimler sonucunda tespit edilen yüzlerce milyar TL’lik usulsüzlük dosyalarına, İçişleri Bakanlığı tarafından el konulmuştur. Bu dosyalar, İBB’ye ait arazilerin düşük bedellerle belli kişilere satılıp, sonrasında yüksek fiyatlarla İBB tarafından tekrar satın alınması, kişilere özel milyon dolarlık burslar, özel araç tahsisleri ve siyasi faaliyetlerde yapılan harcamaları gibi yolsuzluklar içermektedir. Ancak bu dosyaların akıbeti halen bilinmemektedir.
YALAN: Terör örgütüne yardım edildi, örgüt mensupları ve sempatizanları İPA ve BİMTAŞ bünyesinde işe alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB, bu tür suçlamalarla daha önce de karşı karşıya kalmış, tüm yargı süreçlerinden aklanarak çıkmıştır. İBB'de "700 terörist var" iddiası öne sürülmüş, ancak bu kapsamda sadece 41 kişi yargılanmış ve tamamı beraat etmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı, bu iddiaları "Siyasi olarak yapmak zorundaydık" diyerek itiraf etmiştir. İBB’de işe alımlar, büyük bir titizlikle yürütülmekte olup, adaylardan yalnızca sabıka kaydı değil, güvenlik soruşturması da talep edilmektedir. Valilik onayı olmadan hiçbir personel işe alınmamaktadır.
YALAN: Belediye encümeninden zorla karar çıkartarak bazı iş insanlarına şantaj yapıldı.
GERÇEK: Encümen kararları, İBB Meclisi’nin denetimine tabidir. Bu konuda bugüne kadar muhalefet partileri tarafından herhangi bir itiraz ya da iddia ortaya atılmamıştır.
YALAN: Medya A.Ş yöneticisi yurtdışına kaçtı.
GERÇEK: Medya A.Ş Yöneticisi E.G, yıllık izin formunu doldurarak, annesiyle birlikte yurt dışına tatile gitmiştir. Operasyon haberinin ardından, dönüş biletini erkene alarak ülkeye dönme kararı almıştır ve ifade vermeye hazırdır.
YALAN: İBB imkânlarıyla kişisel veriler hukuka aykırı şekilde toplandı ve şantaj için kullanıldı.
GERÇEK: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kamu sorumluluğunu en hassas şekilde gözetmiş ve en küçük konuda dahi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında hareket edilmesini istemiş, bu konuda hassas bir yöneticidir. Adli makamların talep ettiği durumlar haricinde, hiçbir veri paylaşılmamıştır.
YALAN: İPA paralel bir yapı kurarak istatistikleri manipüle ediyor.
GERÇEK: İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) düzenli olarak yayınladığı yaşam maliyeti araştırmaları İTO’nun açıkladığı verilerle örtüşmekte olup İstanbul özelinde yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Bilimsel metotlarla hazırlanan çalışmalar, alanında uzman akademisyenlerin yönetiminde gerçekleştirilmektedir."
Murat Ongun’un evinde çıkan para diye paylaşıyorlar
Ali Nuhoğlu’nun evinde çıkan para diye aynı görselleri paylaşıyorlar
Yine kumpas dönemini yaşıyoruz
Ekrem İmamoğlu’na ilk önce bunlarla başladılar.
"Cami yaptım, imam vermediler.
Okul yaptım, açılışını yapamazsın dediler.
Karakol yaptım, açılışını yapmaya gittik, ortada polis yok; boş karakolu açtık.
Niye yapılıyor biliyor musunuz?
Partizanlık.
Allah kahretsin partizanlığı."
Mansur Yavaş:
"Melih Gökçek hakkında 100'e yakın yolsuzluk ve suç dosyasını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim ettik, savcılık Gökçek'i ifadeye bile çağırmadı!"
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
AKP yeni MKYK'sı çok konuşuldu ama aslında Kongre'nin en önemli anı Erdoğan'ın "toksik demokrasi"dediği kavramı tanımlamasıydı. Erdoğan şu cümleyi kullandı:
Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken, muhalefeti dönüştürme görevimizi de, adım adım yerine getirmekten kaçınmayacağız
Siyasette olan biteni anlamak için başkaca bir şeye bakmaya artık gerek yok
Ekrem İmamoğlu:
“300 yeni otobüs için 3 yıl ödemesiz 12 yıl vadeli düşük faizli kredi bulduk. Cumhurbaşkanı 5 yıldır imza atmıyor.
Beylikdüzü Metrosu'nun kaynağı hazır, projesi hazır, 3 yıldır bir imza atılmıyor. Para istemiyoruz, sadece imza istiyoruz.”