Kızcağızım koştuğunu görüyor ve bilerek hızlı bir şekilde kapıyı kapatıyor.
Bunun adı namu**uzluktur, bunun adı şere*sizliktir; bunlar da haysiyetsizliktir!
Kanı beş para etmeyen, sivilde hiçbir şekilde hiçbir boka yaramayan kişileri devlet kadrosuna alırsanız, böyle kendilerini bir bok zannederler.
Kapıyı kapattığında ne oldu, soysuz yav*ak?
Abdülkerim Durmaz’dan “Cenab-ı Allah nasip etmedi” diyen İbrahim Hacıosmanoğlu’na sert tepki:
• Bu cümlenin futbolla alakası ne şimdi?
• Zaten dini literatür açısından da yanlış.
• Allah, Mert Müldür’ün kafasının direkten dönmesine karar vermez.
• Gücü yetmez değil, karar vermez. Sen iyi oynarsın, Allah nasip etmiş olur.
• Başarısızlık bu şekilde mi anlatılır?
• Montella’yı da kendilerine benzetmişler, ‘kader’ falan anlatıyor.
• Siz kötü oynadınız, kötü hazırlandınız. Allah nasip etsin istiyorsan adam gibi hazırlanacaksın.
Barış Yarkadaş, Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Okumadım, bilmiyorum" dediği belediyelere yönelik iddianamelerin içeriğini aslında bildiğini ancak partiye zarar vermemek için konuşmadığını öne sürdü.
"Ne desin televizyonda? 'İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanım üç villayı 15 milyon liraya almış, hülleli bir satışla kendi üzerine geçirmiş' mi desin?
Adam anlatmak istemiyor, efendiliğini bozmuyor. 'Okumadım' deyip geçiştiriyor.
Kemal Bey, Ekrem İmamoğlu'nun evine gidince evinin içini görünce 'Vay anasını' demiş. Her şeyi anlattırmayın."
(tv100)
Sen Erdoğan'la katılacağın ilk programda "efendim bu tempoya rağmen nasıl oluyor da bu kadar zinde kalabiliyorsunuz" gibi sorular sorarak gerçek gazetecilik nasıl olurmuş tüm Türkiye'ye tekrar gösterirsin.
Tamam canım çalışma çaba şeref etme eğitimi alma bir dua bir namaz tamam yaniii dahil olsaydı bütün İslam ülkeleri ağır sanayide eğitimde kültürde sporda aklına gelir her branşta önde olurlardı bana saysana bir tane
Daha önce CHP'den ayrılan partiler tutmadı, bu doğru. Ama şöyle büyük bir fark var; yeni parti CHP'den ayrılmıyor, AKP'den ayrılıyor. Çünkü mevcut CHP yönetimi AKP'nin temsil heyetidir, muhalefetten sorumlu kişiler olarak CHP'ye atadığı bir kadrodur. Bunun halk da gayet farkında.
Bahar Feyzan: “Özgür Özel’e yapılan büyük iyilik otobüsü almaları olmuş.
Halk sürekli otobüsten ‘bağıran’ adamı hatırlamaz. Ama birebir sohbeti unutmaz… Hele de kadınlar…”
KK'nın @szctelevizyonu programında herkes bir şeye takılmış.
Aslında konuşmasının tamamına takılmak mümkün.
Benim favorim bu.
Mutlak butlan kararının temel dayanağı "maddi çıkar karşılığında, delege iradesi sakatlandı."
Sakatlayanlardan birisi de Veysi Uyanık.
İtiraf etmiş, "para verdim delegeyi Özgür Özel lehine satın aldım" demiş.
Delege "almadım" diyor.
Uyanık KK, delegenin iradesini satın aldığını kabul eden Veysi Uyanık'ın gerçeği söylediği için masum olduğunu kabul ediyor, almadım diyene sahtekar diyor.
Birisi, aynı kurultayda "KK lehine oy vermeleri için delegelere milyon dolarlar dağıttım ama delegelerin çoğunluğunu ikna edemedim" dese ne diyeceğiz?
Kaybeden adaya verilen rüşvet, rüşvetten sayılmaz.
KK, tamamıyla böyle düşünüyor.
Buna da "ahlaki üstünlük" diyor.
Beşiktaş’ın futbol cahili Önder Özen:
“İrfan Can Kahveci + 5 milyon, Oulai için fazla olur.”
Trabzon Düşmanlıkları hiç bir zaman bitmeyecek bu soytarıların, bu salaklar yüzünden Türk futbolu bir adım ilerlemiyor.
Kılıçdaroğlu'nun 2.5 saatlik batışını artık konuşmayayım diyordum, ama bunu görünce yazmak farz oldu.
Sorunun cevabını dinlemeden ikinci, üçüncü soru soruldu yazmış @drmadiguzel . Öyle değil.
Kılıçdaroğlu o kadar anlamsız cevaplar verdi ki gazeteciler soruların anlaşılıp anlaşılmadığından emin olamadıkları için tekrar tekrar sormak, soruları netleştirmek zorunda kaldılar.
Kılıçdaroğlu tüm ama tüm sorulara bir safsatayla, bir savuşturmayla karşılık verdi. Döngüsel mantık, yanlış ikilem, whataboutism gibi safsataları defalarca kullandı. "Parayı veren de söylüyor, almadım diyen de kanıtlıyor" derken itirafı da inkarı da kanıt saydı. Öyle bir durum ki tura gelse Kılıçdaroğlu kazanır, yazı gelse öteki kaybeder.
Bu kadar çok safsatanın, bilişsel çarpıtmanın, yön değiştirmenin kullanıldığı bir başka konuşma ancak bir absürd komedi filminde olabilirdi, zaman zaman kendimi Sacha Baron Cohen filmi izliyor gibi hissettim.
Ve Kılıçdaroğlu neredeyse gazeteciler kadar çok soru sormuş. Transkript çıkarıp baktım, cümlelerinde 316 kez soru kalıbı var. Bazıları direkt, bazıları retorik soru. Üç gazetecinin tamamında 199 soru var. "Siz niye şunu sormuyorsunuz, siz gazeteci değil misiniz" kalıbını tam 36 kez kullanmış. Birisi saldırdıysa saldıran Kılıçdaroğlu. Sesi de sürekli yüksek perdedendi zaten.
Kılıçdaroğlu tam 19 kez iddianameleri okumadığını, bilmediğini söyledi. Yüzlerce CHP'liyi tutuklatan, milyonlarca seçmenin iradesini gasbeden bu davaların iddianamelerini, bir CHP yöneticisi olarak okumadım dedi. Bir vatandaş ve seçmen olarak yazıyorum @drmadiguzel Utanın, ne diyeyim, utanın. O da utansın siz de utanın.
Ve el insaf. 260 kez yargı, hukuk, dava, mahkeme dedi. Sürekli bunların arkasına saklanıyor. Sürekli gidip aklansınlar diyor. Başında Akın Gürlek'in olduğu bir adalet sisteminde mi aklanacak bu insanlar? El insaf.
100 küsur kez arınma, temizlik, kirlilik, ahlak gibi kelimeleri obsesif bir şekilde tekrarladı. 90 kez "söyledim, defalarca söyledim" diyerek sürekli hesabı geçmişe iade etti. Bu kadar çok obsesif bir şekilde aynı kelimeleri tekrar etmenin anlamını ben artık söylemeyeyim ne biçim psikolog derler sonra. Konuyu okuyucuların vicdanına bırakıyorum.
Sonuç şu: İki buçuk saat boyunca tek bir mantıklı söz yok. Üstüne çıplak aramaya maruz kalmış bir kadının ifadesi, Demirtaş'ın hapse yollanması gibi konulardaki utanç verici cevapları var. Özetle 2.5 saat parti içi iktidarı kaybettiği için hırsından kendini kaybetmiş ve iktidarla işbirliğine girmiş bir adamın arınma temalı obsesyon operasını izledik.
İnsanlar aptal değil. Bu ülkede çocuk yetiştirmeye çalışan bir anne olarak sizi allaha havale ediyorum, ama havaleyle de kalmam nefesim yettiğince de yapabileceğim her yerde size karşı duracağım. Biliyorum yalnız değilim.