@birsenaltuntas1 Bir solukla izledik Mert ve Cemroşumuz mükemmel bir uyum yakaladılar umarım başka projelerde de ikisini görürüz ayrıca Mert hayranı olmama da ramak kaldı 🫠🫠🫠 #CemreBaysel#MertYazıcıoğlu
Gerçekten iyi anlaştıklarına adım gibi eminim Merti Cemre kadar iyi tanımıyorum ama o da çocuk ruhlu belli ki çok tatlı biri
#CemreBaysel#MertYazıcıoğlu
@operaarya Gizli pick me çünkü çekimlerde de çatladı ilgilenmiyorum havalarına girdi Mert fandomunu da anlamıyorum normalde kılı kırk yararlar şuna yalakalık yapmaktan başlarını alamıyolar Mert Cemreyi bile takip edemedi korkusundan
Yıl 1933.
Türkiye o zaman 15 milyon nüfuslu. Yüzde 80’i köyde yaşıyordu.
Sadece Yüzde 5’i (800 bin nüfuslu) İstanbul’da ikamet ediyordu. İnanılmaz bir yoksullukla baş etmeye çalışıyordu köylüler.
Fotoğraftakiler İstanbul ve Ankara’nın bir eli yağda bir eli balda koketleri, züppeleri, ülkenin kaymağını yiyen sözde elitleri.
Milli mücadelede sırtında top ve mermi taşıyan cefakar köylü kadınları bir dilim ekmeği kemirir ve süpürge sapı kaynatırken yemek yerine, İngiliz işgalinde İstanbul’da kıçıyla fındık kıranlar Cumhuriyet’in de tüm nimetlerinden yararlanmaktaydı.
Eşi Binbaşı Derviş bey gibi Milli mücadele kahramanı olan Kara Fatma ise açlıktan bir Rus kilisesinin küçük ve soğuk odasına sığınmış, yanındaki torununa bakmak için sokaklarda dileniyordu. Ona çöpçülük işi bile verilmemişti.
Bu tür fotoğrafları dönemin modernizminin ve “gelişmişliği” nin simgesi olarak görüp iç çekmek, tarihin karanlık odalarına giremeyenlerin at gözlüğü.
https://t.co/O82TTatSlp