@TekYolFener İki maç üst üste oynayamayacak futbolcu ve oynatamayacak hocanın bu takımda ne işi var?? İnsanlar hergün günde sekiz (8)saat ağır işte çalışıyor ve sürekli. Bu mantık çok saçma
SEVR Anlaşması da bir 'Barış' anlaşmasıydı.
10 Ağustos 1920.
Osmanlı Devleti imzaladı.
Atatürk yok, 'Atatürk'ün Partisi' yok, millî irade yok!
Kısa süre sonra Atatürk sahneye çıktı ve dayatılan 'Barış' anlaşmasını yırttı attı...
EMEKLİLERDEN TÜM SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI….
Tüm emekli dostlarımla birlikte, emekli hakları konusunda yaptığımız mücadelenin verdiği ha ve cesaretle bu çağrıyı yapıyoruz.
Yeni kurulan Parti dahil YÜM SİYASİ PARTİLERE çağrımızdır:
Bu gün gelinen nokta itibariyle başta açlık sınırının altında maaş alan emekliler olmak üzere 17 milyon civarında emeklinin kahir ekseriyeti derin yoksulluk içerisinde yaşam mücadelesi vermektedirler.
Adete açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.
Emeklilerin içine düştüğü bu durum dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Bu duruma hemen, derhal, ivedi olarak çözüm bulunması gerekmektedir.
Bu sebeple, tüm siyasi partiler birlikte hareket ederek emeklilerin sorunlarına TBMM’de ortak bir çözüm üretmek zorundadırlar.
Bu konuda tüm siyasi partileri samimi olarak işbirliği yaparak sorunu çözmeye davet ediyoruz.
Emekliler olarak siyasi partileri bu konuda takip ediyoruz, izliyoruz ve gözlüyoruz.
Unutulmamalıdır ki; emeklilerin de seçimlerde oy kullanmaktan kaynaklanan çok etkili ve önemli bir gücü vardır.
Hiç bir siyasi partinin kuşkusu olmasın ki emekliler ilk seçimde bu gücünü şimdiye kadar olduğum çok daha etkili şekilde kullanacaklardır.
@Akparti@yenipartiyiz@DEMGenelMerkezi@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi
Sosyal güvenlikte sinsi değişiklik TBMM'de kabul edildi!
"Devlet katkısı" kalktı yerine "açığı kapatma" yolu geldi.
Böylece "SGK açığı" şimdikinden kat kat daha fazla görünecek!
Şimdi gelsin "SGK batıyor" ve "kara delik" demagojileri!
Şimdi gelsin sosyal güvenlikte hak ve adalet taleplerine karşı "açık çok fazla" ve "kaynak yok" masalları.
Bu değişiklik hem emekli aylıklarında hem de emekliliğe erişimde adalet isteyenlerin önüne dikilecek ciddi bir engel!
"Haklısınız ama açık çok çok kaynak yok, ne yapalım" denilecek! Asıl maksat buydu. Yoksa bir muhasebe tekniği değil.
Detaylar aşağıda👇🏾
⭕️ SOSYAL GÜVENLİKTE SİNSİ BİR DEĞİŞİKLİK:
⭕️ SOSYAL GÜVENLİKTE DEVLET KATKISININ KALDIRILMASI NE ANLAMA GELİYOR?
AKP tarafından hazırlanan ve TBMM Genel Kurulunda görüşülmekte olan bir torba kanun teklifiyle SGK’ye devlet katkısı uygulamasına son verilmesi öngörülüyor. Kuvvetle muhtemel bu akşam yasalaşacak teklifle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesini değiştiriyor.
81. maddenin "Prim oranları ve Devlet katkısı" başlığından "ve Devlet katkısı" ibaresi çıkarılıyor.
Ayrıca devletin, SGK'nın her ay tahsil ettiği malullük, yaşlılık, ölüm ve genel sağlık sigortası priminin dörtte biri (yüzde 25) oranında kuruma katkı yapmasını öngören üçüncü fıkra madde metninden çıkarılıyor. Hüküm 1 Ağustos 2026'dan geçerli olacak.
Bu katkı 2008'de yasal güvenceye alınmış, formüle bağlı (primin ¼'ü) ve Hazine tarafından ödenen otomatik bir aktarımdı.
⭕️ Sinsi bir değişiklik!
Hükümetin gerekçesi teknik/muhasebe esaslı bir sadeleştirme olarak sunuluyor. Gerekçeye göre, "devlet katkısı" ile "açık finansmanı" adı altında yapılan benzer ödemelerin tek kalemde toplanması ve böylece bütçe kalemlerinin daha izlenebilir hâle gelmesi amaçlanıyor. Nakit olarak Hazine'den SGK'ya giden toplam kaynağın azalmayacağı iddia ediliyor.
Hükümet, desteğin hiçbir eksilme olmadan Kurumun gereksinimi kadar sürdürüleceğini söylüyor. Ne var ki "eksilme olmayacak" güvencesi nakit tutara ilişkindir. Kaldırılan şey ise primin dörtte biri oranındaki formüle bağlı, yasal, otomatik yükümlülüktür.
Nakit büyüklük aynı kalsa bile, kuralın niteliği, "güvenceli bir yükümlülük"ten "ihtiyaç kadar takdiri transfer"e dönüşüyor. Bu, salt muhasebenin ötesinde gerçek bir yapısal değişikliktir ve gerekçedeki "sadeleştirme" dili bunu görünmez kılıyor.
⭕️ Bir Meşruiyet Operasyonu
Bu bir meşruiyet operasyonudur. Bugüne kadar devlet katkısı SGK'nın gelir kalemi olarak kaydediliyordu. Bundan sonra aynı para açık kapatma transferi olarak kaydedilecek.
Sonuçta SGK'nın mali tablolarında “açık” daha yüksek görünecek. Nitekim 889 milyar liralık devlet katkısı sayesinde 2025'i teknik olarak 35 milyar lira fazlayla kapatan SGK, 2026'da 1 trilyona ulaşan bir “açık” miktarıyla karşılaşacak.
Eski düzende katkı, formüle bağlı, yasayla güvence altına alınmış, koşulsuz bir yükümlülüktü. Yeni düzende transfer, ihtiyaç oldukça yapılan, takdiri bir açık finansman yöntemine dönüşüyor.
SGK geçmiş alacaklarını tahsil eder ya da mal varlığını satarak gelir elde ederse, o ay Hazine'den destek yapılmayacak. Bu, devletin sosyal güvenliğe kural-temelli, otomatik taahhüdünü, konjonktürel ve koşullu bir kaleme indirgiyor.
⭕️ Katkı Yerine Açık ve Kara Delik Demagojisi!
Teknik muhasebe perspektifinden bakıldığında, "devlet katkısı" ile "açık finansmanı" arasındaki ayrım zaten büyük ölçüde yapaydır — ikisi de bütçe transferidir ve devletin sosyal güvenliği fonlama kapasitesi bu muhasebe etiketinden bağımsızdır. Dolayısıyla değişikliğin parasal özü değil, siyasal-söylemsel işlevi belirleyicidir.
Aynı parayı "gelir" saymaktan vazgeçip "açık" olarak yeniden tanımlamak, ekonomik bir kötüleşme değil, bir yeniden-etiketlemedir. "Açık büyüdü" cümlesi bu nedenle işin püf noktasıdır.
Değişiklik nakit/ekonomik düzeyde nötr olabilir ama asıl dönüşüm hukuki-kurumsal düzeydedir — formüle bağlı yasal güvencenin takdiri transfere indirgenmesi ve bunun sosyal güvenliğe taarruz için hükümete açtığı meşruiyet alanıdır önemli olan.
Kalemi "gelir"den "açık kapatma"ya çevirmek, SGK'yı yapısal olarak "batık", "sürekli zarar eden" bir kurum gibi gösterir, “karar delik” demagojisini yeniden başlatır. Bu, sosyal güvenliğin bir hak değil bir "yük" olduğu şeklindeki ana akım ve ortodoks anlatıyı besler ve gelecekteki kısıtlamalar/parametrik reformlar (emeklilik yaşı, aylık bağlama oranı vb.) için zemin döşer.
Açığın büyümesi söylemiyle emeklinin zam talepleri veya emeklilikte iyileştirmeler (kademe veya intibak) "açık çok büyük, para yok" denilerek daha kolay geri çevrilebilecek.
⭕️ O yüzden bu değişiklik sadece teknik bir muhasebe işlemi değil sinsi bir zihniyet değişikliğidir ve faturası ağır olabilir.
Erol Mütercimler:
Emeklilere kimse babasının kesesinden para ödemiyor‼️
#EmeklilerCanPazarında#CanıBurnunda5000Kısminin@erolmutercimle1
İlyas Yalçıntaş Haluk Levent
Süleyman Soylu Sıla Gençoğlu
Hakan Safi Levent Üzümcü
Ece Güner Fatih Aksoy
Ayşe Nur Balcı Amasya'nın Merzifon
#EmeklilerAçBirazUtanç
ERGÜN: "EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI, AÇLIK SINIRINA KARŞI HER GEÇEN YIL ERİYOR..."
2006'da açlık sınırının %82,94'ünü, 2016'da %93,99'unu karşılayan en düşük emekli aylığı; Haziran 2026'da yalnızca %55,93'ünü karşılayabiliyor. Bu tablo, emeklinin alım gücündeki dramatik kaybı açıkça ortaya koymaktadır.
#EmeklilerAçBirazUtanç
ERGÜN: "EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI, AÇLIK SINIRINA KARŞI HER GEÇEN YIL ERİYOR..."
2006'da açlık sınırının %82,94'ünü, 2016'da %93,99'unu karşılayan en düşük emekli aylığı; Haziran 2026'da yalnızca %55,93'ünü karşılayabiliyor. Bu tablo, emeklinin alım gücündeki dramatik kaybı açıkça ortaya koymaktadır.
Şamil Tayyar, üye sayılarıyla öğünen büyük emekli dernekleri yöneticilerinden çok daha fazla emekli haklarını savunuyor.
Kendisini büyük bir emekli derneğinin başında görmek istiyoruz. @samiltayyar27
✍️Emeklinin maaş zammı daha açıklanmadan, zam ilk sağlıkta geldi!
✍️SGK, muayene katılım paylarına bir gecede %250'ye varan artış yaptı.
✍️26 TL olan ücretler 50 TL ve 90 TL'ye çıkarıldı.
✍️Aynı branşa 10 gün içinde yeniden başvurmanın bedeli ise 5 TL'den 30 TL'ye yükseltildi.
✍️Emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaş maaşına ne kadar zam geleceğini beklerken; sağlık hizmetine erişimin maliyeti şimdiden artırılıyor.
✍️Bu nasıl bir sosyal devlet anlayışıdır? Hastalanmak vatandaşın tercihi değil, tedavi olmak ise en temel haktır.
✍️Maaşlar açıklanmadan sağlık giderlerini artırmak, geçim mücadelesi veren milyonlara yeni bir yük yüklemektir.
✍️İnsaf diyorum…
✍️Vatandaşın cebini değil, derdini görün!
@Akparti
Bir yanlışı düzeltelim…
Emekliye zam yapılmıyor.
Emekliye yalnızca altı aylık enflasyon farkı yansıtılıyor. Yani cebinden çıkan alım gücünün bir kısmı gecikmeli olarak geri veriliyor.
Zam; enflasyonun üzerinde yapılan refah artışıdır.
Enflasyon farkını “zam” gibi sunmak, emeklinin kaybettiğini kazanç gibi göstermektir.
#EmeklininFeryadıArşaulaştı #Emekli #Emeklilik #SGK #ZaferPartisi #ÜmitÖzdağ #Enflasyon #TÜİK
@nurhancetinkaya Deniz çupra ve levreğinde bağırsak vardır çiftlik olanlarında yoktur.. Balık olan masada senin bildiğinin aksine yoğortlu tarotor olur.. Saygıyı rakıya bağlıyorsan balık sana olan saygısını yitirmiştir..