Genel Başkanım, ulaştırma çalışanlarının sigortasıdır. Kendisinden Allah razı olsun. Üyelerinin en ufacık sorunuyla bile hassasiyetle ilgilenir takip eder. Bu yıl tüm kurumlarda yetkiyi alacağız seneye de iş kolunda yetkiyi alıp çalışanın hakkını çalışana vereceğiz.
@GAltunkas
@benguturktv Genel Başkanım, ulaştırma çalışanlarının sigortasıdır. Kendisinden Allah razı olsun. Üyelerinin en ufacık sorunuyla bile hassasiyetle ilgilenir takip eder. Bu yıl tüm kurumlarda yetkiyi alacağız seneye de iş kolunda yetkiyi alıp çalışanın hakkını çalışana vereceğiz.
Türk Ulaşım-Sen’in sendikal geçmişini bilmeye yaşı yetmeyenler, bebeler, çocuklar dinleyin bakayım bizleri. Bizler sendikal mücadelede çile çekip yargılanırken, oradan oraya sürgün edilirken ve ceza alırken, bugün bu sendikanın temeli bizim omuzlarımızda atıldı. O yüzden, kalkıp ahkâm kesmeden önce haddinizi bileceksiniz. Biz meydanlarda bedel öderken, siz daha kısa pantolonla kısa Don ile patlak topla oyun oynayanlardınız.
Önüne gelene iftira atan, algı peşinde koşan, sendikacılığı dedikodu zannedenlere açık söylüyoruz: Türk Ulaşım-Sen, 1989 yılında başlayıp, 1992'den bu yana dimdik ayakta duran, ilkeleriyle yol çizen, bedel ödeyerek büyüyen 600 bin üyesi olan bir iradedir. “Önce ülkemiz” diyen bu hareket, devletine ve milletine bağlılığı tartışmaya açacak kadar küçülmez, küçülenlerle de aynı hizaya düşmez.
Asıl sorun sizsiniz!
Bu ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içip, sonra dönüp bu millete ve değerlerine sırt çevirenlersiniz.
Ortadoğu’da Müslüman kanı akarken, zalimlere destek verenleri etiketleyip “birlikte güçlüyüz” diyecek kadar şuursuzlaşanlarsınız.
DHMİ Çalışanlarını "Diğerleri" diyerek bölüp parçalayarak kendi küçük hesaplarınıza malzeme edenlersiniz.
Devletinin yanında duran bir sendikayı hedef alacak kadar savrulan, çizgisini kaybetmiş yapılarsınız.
Bulunduğu makamı kibir abidesi aracına çevirip insanlara tepeden bakmayı alışkanlık haline getirenlersiniz.
Yabancı hayranlığıyla kendi milletine yabancılaşanlarsınız.
Ve en açık haliyle, karanlık hesapların taşeronluğunu yapan sözde sendikal yapılarsınız!
Kısacası kendine sendika diyen yapılarsınız.
Ülkemizin duayen Gazetecilerinden Cem Küçük'ün köşesinde sizleri anlatan yazısını okuyanlar zaten biliyor kim olduğunuzu.
Şunu herkes iyi bilsin: Türkiye Kamu sen ve Türk Ulaşım-Sen’in feraseti de yeter, iradesi de yeter, mücadelesi de yeter! Sizin kurduğunuz kirli düzenleri başınıza yıkmaya fazlasıyla yeter!
Biz; devletimizin, milletimizin ve alın teriyle yaşayan çalışanlarımızın yanındayız.
Siz kimin yanında saf tutarsanız tutun…
Bizim duruşumuz nettir, yolumuz bellidir, mücadelemizden de geri dönüş yoktur! Yönümüz Devletimizin yanıdır 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Yahu ayıptır. Çıkın dil sürçmesi, 100 yıl değil hesabı yanlış yaptık filan deyin kardeşim!!!
Narkoz diye örnek gösterdiğiniz olayların çoğunun üzerinden 100 yıl mı geçti?
1 milyondan fazla üyesi olan bir sendikanın sorumluluğu ve ciddiyeti ile konuşun.
Mustafa Sabri'yi öven paylaşımlarınızı da unutmuş değiliz, elbette.
Türk tarihi ile barışın! Cumhuriyet dönemini ayırmadan, tabii ki.
Milli bayramlarda Atatürk'ün adını anmaktan korkmayın. 10 Kasımda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Atatürk'e rahmet dilemekten çekinmeyin.
Vefasızlık yapmayın!
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR
Sözde yetkili sendikanın başkanı çıkmış,
“Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor…” diye konuşuyor.
Biz de soruyoruz:
Kimi kastediyorsun? Hangi narkozdan bahsediyorsun?
Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı!
Yedi düvele karşı imanla, cesaretle, kanla ve canla mücadele ederek bağımsızlığını kazandı!
Cumhuriyet’i kurarak yeniden dirildi!
Sizin “narkoz” dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır!
Aslında mesele belli…
Süslü cümlelerin arkasına gizlenen bir Cumhuriyet hazımsızlığı, bir Atatürk rahatsızlığı…
Bunu ilk defa mı görüyoruz? Hayır!
23 Nisan’da Meclis’i anarsınız ama o Meclis’in ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmazsınız.
30 Ağustos’ta zaferi konuşursunuz ama Başkomutan’ın adını ağzınıza almazsınız.
29 Ekim’de Cumhuriyet’i kutlarsınız ama kurucusunu hatırlamazsınız.
10 Kasım’da ise suskunluğunuz her şeyin özeti olur.
Ve sonra çıkıp bu millete tarih anlatmaya kalkarsınız!
İşin en trajik tarafı, siz bir de Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu devletin memurlarının hakkını savunduğunuzu iddia edersiniz. Devletini, tarihini ve geçmişini kabullenmeyenlerden bu devletin çalışanına bir hayır gelmeyecegi de açıktır.
Ey aklıevveller!
Türkiye Cumhuriyeti, bir kopuş değil; bu milletin bin yıllık devlet aklının devamıdır.
Cumhuriyet’i kuran irade, bu milletin bağrından çıkan kurmay akıldır.
Biz devletimizi yıkmadık; daha güçlü, daha çağdaş bir yapıyla yeniden inşa ettik.
Sizin rahatsızlığınız işte tam da buradadır.
Cumhuriyet’tedir, Atatürk’tedir, milli egemenliktedir, Anadolu’daki Türk varlığının sarsılmazlığındadır!
Ama bilin ki;
Bu milletin iradesini örseleyemeyeceksiniz!
Tarihimizle bağımızı koparamayacaksınız!
Cumhuriyet’i bu topraklardan silemeyeceksiniz!
Atatürk’ü bu milletin gönlünden çıkaramayacaksınız!
Çünkü biz;
1923’te ayağa kalkmış,
O günden bugüne yürüyüşünü sürdüren,
Her türlü ihanete rağmen dimdik duran büyük bir milletiz!
Ve bu millet;
dün olduğu gibi bugün de yarın da
kendi tarihine, kendi devletine, kendi değerlerine sahip çıkmaya devam edecek,
21. yüzyıla Türk mührünü vuracaktır.
MEMUR SEN ÜYESİ CUMHURİYETİ SEVEN MEMURLARA SESLENİYORUM:
Cumhuriyet düşmanı MEMUR SEN üyeliğine son verin.
Narkozlu Ali Yalçın ile yürümeyin.
M.KEMAL ATATÜRK'ün CUMHURİYETİ'ne sahip çıkın.
#memursenistifa
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR
Sözde yetkili sendikanın başkanı çıkmış,
“Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor…” diye konuşuyor.
Biz de soruyoruz:
Kimi kastediyorsun? Hangi narkozdan bahsediyorsun?
Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı!
Yedi düvele karşı imanla, cesaretle, kanla ve canla mücadele ederek bağımsızlığını kazandı!
Cumhuriyet’i kurarak yeniden dirildi!
Sizin “narkoz” dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır!
Aslında mesele belli…
Süslü cümlelerin arkasına gizlenen bir Cumhuriyet hazımsızlığı, bir Atatürk rahatsızlığı…
Bunu ilk defa mı görüyoruz? Hayır!
23 Nisan’da Meclis’i anarsınız ama o Meclis’in ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmazsınız.
30 Ağustos’ta zaferi konuşursunuz ama Başkomutan’ın adını ağzınıza almazsınız.
29 Ekim’de Cumhuriyet’i kutlarsınız ama kurucusunu hatırlamazsınız.
10 Kasım’da ise suskunluğunuz her şeyin özeti olur.
Ve sonra çıkıp bu millete tarih anlatmaya kalkarsınız!
İşin en trajik tarafı, siz bir de Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu devletin memurlarının hakkını savunduğunuzu iddia edersiniz. Devletini, tarihini ve geçmişini kabullenmeyenlerden bu devletin çalışanına bir hayır gelmeyecegi de açıktır.
Ey aklıevveller!
Türkiye Cumhuriyeti, bir kopuş değil; bu milletin bin yıllık devlet aklının devamıdır.
Cumhuriyet’i kuran irade, bu milletin bağrından çıkan kurmay akıldır.
Biz devletimizi yıkmadık; daha güçlü, daha çağdaş bir yapıyla yeniden inşa ettik.
Sizin rahatsızlığınız işte tam da buradadır.
Cumhuriyet’tedir, Atatürk’tedir, milli egemenliktedir, Anadolu’daki Türk varlığının sarsılmazlığındadır!
Ama bilin ki;
Bu milletin iradesini örseleyemeyeceksiniz!
Tarihimizle bağımızı koparamayacaksınız!
Cumhuriyet’i bu topraklardan silemeyeceksiniz!
Atatürk’ü bu milletin gönlünden çıkaramayacaksınız!
Çünkü biz;
1923’te ayağa kalkmış,
O günden bugüne yürüyüşünü sürdüren,
Her türlü ihanete rağmen dimdik duran büyük bir milletiz!
Ve bu millet;
dün olduğu gibi bugün de yarın da
kendi tarihine, kendi devletine, kendi değerlerine sahip çıkmaya devam edecek,
21. yüzyıla Türk mührünü vuracaktır.
Teşkilatımızın her bir ferdi canla başla güzel Türkiye'mizin her yerinde hakkı, hakikati anlatmaya devam ediyor.
Allah'ın izniyle hedeflerimize her an daha da yaklaşıyoruz. Allah hepsinden razı olsun.
Ya birlikte kazanacağız, ya birlikte kazanacağız...
VAROLSUN TÜRK ULAŞIM-SEN!..
Havacılıktaki lider konumumuzu pekiştirmeye, Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz.
Türkiye, EUROCONTROL'ün verilerine göre 15 Haziran 2024 tarihinde 5573 uçuş ile 41 ülke içinde Avrupa’da hava sahası en yoğun kullanılan 3. ülke oldu.
Ayrıca havalimanlarımıza iniş kalkış yapan uçak sayısı 4227’ye ulaşarak 2023 yılının aynı gününde gerçekleşen 3587 uçak trafiğine göre %17,8’lik önemli bir artış kaydedildi.
Rakamlar, diğer tüm alanlarda olduğu gibi hava seyrüsefer alanındaki başarılarımıza her geçen gün yenisini eklediğimizin önemli göstergesi...
Avrupa'nın en yoğun hava sahalarının başında gelen Türk hava sahasının ve havalimanlarımızdaki trafiğin hizmet kalitesinden ödün verilmeksizin yönetilmesini sağlayarak ülkemizin başarısına katkıda bulunan, tüm birimlerimizde hiçbir aksaklığa mahal vermemek için özveriyle 7/24 görevlerinin başında olan çalışma arkadaşlarıma bu vesile ile bir kez daha teşekkür ediyorum.
Birlikte daha güçlüyüz her zamanki gibi!