30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünde,Yeni Parti İzmir İl Başkanlığımızın Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk sunma törenine katıldık.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu büyük zaferi bizlere armağan eden tüm kahramanlarımızı saygı,minnet ve rahmetle anıyoruz.
26 Ağustos 🇹🇷
1071’de Malazgirt’te açılan kapı, 1922’de Büyük Taarruz’la zafere uzandı.
Anadolu’yu bizlere vatan kılan Sultan Alparslan’ı, bağımsızlığımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.🇹🇷
HAYIR DİYORUM,
ÇÜNKÜ;
Siyasi hayatım boyunca, parlamentonun üstünlüğünü savunageldim.
Bu sebeple, süreç başladığından beri,
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun bir üyesi olarak, Cumhuriyetin niteliklerine dair hassasiyetlerimi de atlamadan büyük bir samimiyetle siyasetin üzerinden silahın gölgesinin kalkması, böylelikle de hepimiz için güvenli ve müreffeh bir ortak gelecek inşasına ve ihtimaline katkı sunmaya çalıştım.
Yapılan onca mesaiye ve tartışmalara rağmen üzülerek ama maalesef şaşırmadan görüyorum ki; bu yasa her şeyden önce Mili Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na koyulan isme
ve uzun uğraşlarla varılan mutabakata, yazılan rapora aykırıdır.
Daha da önemlisi bu yasa,
kasıtlı olarak, mevcut otoriter düzenin kalıcılaşmasına ve kökleşmesine doğrudan ve dolaylı hizmet edecek şekilde tasarlanmıştır.
Yasanın bu haliyle;
ne Türk milletinin beraberliğine,
ne toplumsal barışa,
ne Kürtlere,
ne milli dayanışmaya,
ne demokrasiye,
ne de Cumhuriyetimize
herhangi bir hayır getireceği kanaatindeyim.
Bu sebeple yasanın parlamentodan geçmesine
bir milletvekili olarak DESTEK OLAMAM.
Ancak altını çizmeliyim ki;
başta Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel olmak üzere Yeni Parti’de birlikte mücadele verdiğimiz milletvekilimiz ile şu an zindanlarda tutsak edilmiş arkadaşlarımızın bunca kuşatmaya, zorbalığa ve baskıya ve sistematik adaletsizliğe rağmen, ülkemize ufacık da olsa demokratik bir kazanım getirir inancı ve beklentisiyle
yasal sürece evet diyor olmalarını, sadece takdir edebilirim.
Belki ben onlar kadar diğerkam değilimdir.
Bildiğim ve inandığımla bir kere daha altını çizmeliyim ki,
karamsar değilim.
Bilakis kitabın ortasından konuşuyorum:
Bu otoriter siyasal enkaz ortadan kalkmadan, hiçbir cumhuriyet ferdi, yalancı bir bahar bile göremeyecektir.
ASLOLAN ŞUDUR:
Türkiye’nin tüm meselelerinin çözülmesi ve ortak gelecek inşası mümkündür.
Bunun için lazım olan tek koşul; SİYASAL İKLİMİN DEĞİŞMESİDİR.
Öncelikli ve hatta yegane vazifemiz; BUGÜNKÜ OTORİTERLİĞİN DERİNLEŞMESİNE DİRENMEKTİR.
Yeni Parti işte bunun için var.
El ele vermekten başka,
bu köhneliği defetmekten başka çaremiz yok.
Ezcümle:
HAYIRIM, BARIŞ VE DEMOKRASİYE DEĞİL,
TÜM İYİ NİYETLERİ ÇÜRÜTEN BUGÜNKÜ OTORİTER KAFAYADIR.
Siyaset, “evet” demek kadar, neden “evet” dediğini açıklayabilmektir.
Siyaset, başkasının çizdiği sınırlar içinde değil; millet için doğru olanı savunabilme cesaretidir. 🇹🇷
Bugün, Aziz Kocaoğlu ve Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır ile birlikte YENİ Parti’deyiz.
Demokrasiye, hukuka ve liyakate olan inancımızla; ortak akıl ve güçlü kadrolarla ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz.
Çıkmış olduğumuz bu yol ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.
Değerli büyüğümüz, Sayın Bakanımız Lütfullah Kayalar ile güzel bir akşamda ülkemizin gündemini, demokrasiyi ve Türkiye’nin geleceğini değerlendirdik. Daha güzel yarınlara kavuşmak dileğiyle…🇹🇷
💥 Beşiktaş’ta “Kapalı” ya ambargo sorununda iki önemli adım;
📍 Yönetim mağduriyetin giderilmesi için teknik çalışmanın tamamlandığını, sistemin normale döndüğünü açıkladı.
📍 Beşiktaşlı avukatlar: Yapılan resmi sorgulamalar neticesinde; sorgusu yapılan ilgili taraftarlarımız hakkında yasal olarak verilmiş herhangi bir "seyirden men" veya benzeri mahkeme kararının bulunmadığı tespit edildi.
📌 Bu arada tribün birliği ve ahengi konusunda, yönetim ve taraftar grubu temsilcileri arasında “YAPICI” görüşmelerde mesafe alındı.
Denizlerde bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin simgesi olan Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 100. yılını gururla kutluyoruz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu tarihi kazanımda emeği geçen herkesi saygı ve minnetle anıyorum.
Sevgili tribün büyükleri umarım bir zamanlar tribün tabanı yerine sosyal medyada biraz daha tanınayım diye götünü kaldırdığınız internet fenomenlerinin ve satılık kalemlerin kapalı tribün, bizler ve bu durum hakkındaki yorumlarını okurken biraz olsun utanıyorsunuzdur.
Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Ardında unutulmaz filmler ve hafızalardan silinmeyecek izler bıraktı. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.