Oyuncuların kollektif mental bir birliktelik, uyum yakalaması gerekiyor bunu aşmak için.
Öyle dünden bugüne olacak şey değil.
Bu Td ve oyuncular 11 seneden mesul değil, bu seneden mesullar.
Korumak içgüdüsü öne çıkıyor. Onu baskılamak adına topa basıp oynamaya da çalıştılar 2-1 öne geçince. Kalan zamanın büyük çoğu da öyle geçti. Fakat 2 duran top verdik ikisi de tehlike oldu.
Demek ki duran top, hava topu, bunların koordinasyonu gibi konularda da zayıfız.
Tribüne kızanlar olmuş dün. Tribünlerin suçu yoktu hiç. Ama bu maç özelinde öyle. Sezon genelinde farklıydı.
Hadi tribünü geçtim, 11 senelik yük herkese ağır geliyor.
Bunu ancak yüksek uyum, bağlılık, birliktelik aşarsın.
Herşeyi Yakıp yıkarak değil. Devam edip, üstüne koyarak, eksikleri düzelterek. Kenar ortalardan goller yedin demek ki havadan savunucun eksik, hücumda kenar ortalara vuramadın demek ki hücumda yüksek toplarda becerili vurucun eksik hatta savunurken mesela havadan iyi bir santrafor seni dünkü gibi durumlardan da kurtarır.
Dzeko, En Nesyri varken bu ikisini hocalar ön direğe koyuyordu top onlardan arkaya geçmiyordu pek. Buna çok dikkat eden oldu mu bilmiyorum. Dün son dk o son topa da Dzeko çıkar vururdu. Şaka değil. Gerçek.
Santraforlar sürekli çok uzak mesafeden gelen toplara, topun düşeceği yere göre kendini ayarlayıp çıkıp vuruyor. uzmanlıkları var.
Bunca yılın yüküne, bu kadar başarıya hasrete, bunca kaosa, bunca gam, bunca kedere taş olsa çatlardı yemin ediyorum. Biz hala peşinde divane. Korkun Fener sevgimizden.
The Response..
The internet is cheap and talk is even cheaper.
Your best answer to a critic is always your personal success.
But remember, there’s no “i” in team...except First Team.
#cha11engeaccepted
En sinir olduğum olay bu
Fb 2006de denizli yaşadı ertesi sene şampiyon oldu
2010da Bursaya verdi ertesi sene 17de16 yaptı şampiyon oldu 2012 süper finali verdi ertesi sene uefada yarı final oynadı sonraki sene nisanda şampiyon oldu
Ne zaman twitter ağlaklığı başladı özgüven gitti
FENERBAHÇE PES ETMEZ!
Son günlerde futbol takımımızın aldığı olumsuz sonuçların ardından, bir takım platformlarda ismimin kullanıldığına üzülerek şahit olmaktayım.
Öncelikle belirtmeliyim ki, futbol takımımızın şu sıralar sergilemiş olduğu performans, her taraftarımız gibi beni de mutsuz etmektedir. Ancak camiamızın kesinlikle unutmaması gereken husus, henüz hiçbir şey için geç olmadığıdır. Geçmiş dönemlerde, örneğin 2003-2004 sezonunda futbol takımımız, en yakın rakibinin 8 puan gerisine düşerek şampiyonluk iddiasından uzaklaşmıştı. Ancak o günlerde camiamızın birlik ve beraberliğini korumasıyla hep birlikte şampiyonluğa ulaşmıştık.
Şanlı tarihimizin en değerli şampiyonluklarından biri olan 2010-2011 sezonunda da yine 9 puan geriden gelerek şampiyon olduk ve sonrasında 3 Temmuz Kumpası’nı yaşadık.
Bu yıl, futbol takımımız o günkü durumdan daha kötü durumda değildir. Puan farkı, o günkünden daha fazla değildir. Fenerbahçe’nin geçmişi, birlik ve beraberliğin ön planda olduğu bir çok başarı hikayesiyle doludur. Çünkü Fenerbahçe pes etmez.
Bugün, o gündür. Bugün birlik olma, tüm gücümüzle takımımıza destek verme, enerjimizin tamamını bu yolda harcama günüdür.
Başarıyı övmek kadar başarısızlığı eleştirmenin de her Fenerbahçelinin hakkı olduğuna inanıyor ve eleştirileri saygıyla karşılıyorum. Fakat, Fenerbahçe’yi henüz 15. haftada kulüp iç siyasetine malzeme kılmayı bir Fenerbahçeli olarak uygun bulmuyorum. Bu çerçevede, adımın kulüp içi siyaset mülahazaları içerisinde yer almasından üzüntü duyuyorum.
Fenerbahçe’nin bugün seçilmiş bir başkanı ve yönetimi vardır ve hiç şüphesiz ki tüm iyi niyetleriyle mesailerini, takımımız için harcamaktadırlar.
Bize, dünyanın en eşsiz camiası olan Fenerbahçelilere düşen görev, kulübümüze destek olmak, takımımızın şampiyonluk mücadelesine zarar verebilecek her türlü davranış biçiminden uzak durmaktır.
Ben ve ailem böyle düşünüyor, böyle yaşıyoruz. Değerli Fenerbahçeli kardeşlerimden ricam da benimle bu duygu ve tutumu paylaşmaları olacaktır.
Bugün oynayacağımız İstanbul Başakşehir karşılaşmasının, şampiyonluğumuza giden yolda bir dönüm noktası olmasını ümit ediyorum. Yaşı küçük kalbi büyük Fenerbahçeli kızım Yaz da bu maçta seremonide olacak. Galibiyetimizin, onun heyecanını mutlulukla taçlandırmasını temenni ediyor, takımımıza kalan tüm maçlarında başarılar diliyorum.
Aziz Yıldırım