Jandarmadan kaçan alkollü sürücü AKP’li belediye başkanı çıktı!
Ankara'da jandarmanın "dur" ihtarına uymayarak kaçan ve belediyeye ait resmî araçla kaza yapıp 1'i çocuk 2 kişiyi yaralayan şahsın, Saadet Partisi'nden AKP'ye geçen Muş'un Yaygın Belde Belediye Başkanı Selahattin Yalçin olduğu ortaya çıktı.
Kaza sonrası yapılan hastane testlerinde 1.99 promil alkollü olduğu belirlenen AKP'li belediye başkanı, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez’in X hesabı üzerinden duyurduğu arınma bildirgesinin altında, AKP milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın da imzası yer alıyor.
İsim isim saat saat Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarının görüş saatlerinin cezaevinden “devlet memurlarınca” sızdırılmasının açıklanabilecek bir durumu yoktur, bu gazetecilik değildir. Kişisel verileri sızdırdığı iddia edilen İBB memurları 1 yıl tutuklu yargılandı, bu kişiler devlet kurumundan, gizli kalması gereken defterlerden insanların bilgilerini, görüş saatlerini sızdırmaktadır.
Bu paylaşım, hiçbir avukatın mesleki özgürlüğünün kalmadığının, hatta can güvenliklerinin bile tehlikede olduğunun ispatıdır. Avukatlık, hukukçuluk, hukuk, kanun, hak ayaklar altındadır. Konuşacak, tartışacak hiçbir şey kalmamıştır.
Türkiye’nin mevcut düzeninde mahkeme kararına sadece muhalefet uymak zorundadır. Mahkemeler sadece muhalefeti bağlamaktadır.
AYM’nin Can Atalay kararına Meclis, Tayfun Kahraman kararına alt mahkeme uymadı.
AİHM’in Demirtaş ve Kavala kararlarına da anayasa hükmüne rağmen uyulmuyor.
Mevcut Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta Başbakanlık olarak yapılıyordu, Danıştay inşaatı durdurma kararı aldı, o karara da uyulmadı.
İçişleri Bakanı muhtarlara “sen gece yık, mahkeme kararı arkandan gelsin” dedi.
Memlekette kaçak olduğu için mahkemelerin durdurma kararı verdiği kaç inşaat var, belirsiz. Ama durduramadıkları sayısız.
Üstelik mahkemelere bağımsızdır diyen hukukçu da kalmadı.
Örnekler saymakla bitmez.
2022 yılında DEM Parti’nin Gülistan Doku için Meclis’te araştırma komisyonu kurulması önerisine, AKP Diyarbakır milletvekili Oya Eronat, şu tepkiyi vermiş:
‘Yeter artık. Her aşk intiharını burada mı konuşacağız? Belki HDP onu dağa kaçırmış."
2022’de TBMM’de, Gülistan Doku için verilen önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti.
İşte AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar’ın muhalefeti suçladığı konuşma:
“İstismar ve provokasyon olsun diye her şeyi yapıyorsunuz. Tunceli Valiliği ailenin bir dediğini iki etmemiş.”
Bu nedir ya bu nedir? Rezalet bir görüntü şu. İnsanların hayatıyla oynamak bu kadar kolay olamaz biz hala hukuk devletiyiz ya. Densiz konuştular diye asın bir de isterseniz?? İslamcı gruplar "oh olsun polise" diye yorumlar attı yaralanan polis için, gücünüz beyaz yakaya mı yetti?
Elazığ'da görevdeki bir komiser, trafikte sıkışıklığa sebep olan sürücüyü megafonla uyardı. Ardından sürücünün sigara içtiğini gören komiser, bu konuda da uyarı yaptı. Uyarının ardından sürücünün sigarayı yere atması üzerine komiser söz konusu aracı durdurdu.
Durdurulan kadın sürücü, 'Ben hakimim' diyerek karşılık verdi. Komiser ise kimliğini görmek istedi. Sürücü kimliğinin yanında olmadığını ancak savcının kendisini teyit edeceğini söyleyerek bir savcıyı aradı. Savcı, kadın sürücünün hakim olduğunu teyit etti. Bu esnada taraflar arasında tartışma yaşandı.
Olaydan sonra hakim olan kadın sürücünün şikayetçi olması üzerine Elazığ Valiliği, açılan soruşturma kapsamında komiseri açığa aldı. (Sözcü)
Petlas alma / aldırma!
Bu şekilde ithalat yasağıyla istediği fiyattan mal satmaya çalışan firmalar moda oldu. Enflasyonun sebebi bu firmalar. Rekabete aykırı davranış suçtur @ticaret@PetlasGlobal
Sayın yetkililer şoför esnafı artık nefes alamıyor.
Artan cezalar ve üzerimizdeki ağır baskı sosyal bir yaraya dönüştü.
Bizler bu ülkenin yükünü taşıyanlarız. Bir defaya mahsus ehliyet affı ve cezaların kaldırılması artık bir lütuf değil zorunluluktur.
#ŞoförUYANDI#EhliyetAffı
Bir insan nasıl sırasıyla iletişim başkanı, insan hakları kurumu başkanı ve Vatikan Büyükelçisi olabilir?
Ne bu adam iletişimci mi, hukukçu mu, diplomat mı?
Bu memleketin makamları, sizin ödül/ceza sisteminizin bir parçası ya da “çok yönlü kariyer deneme tahtası” mı?