Kahramanmaraş’ta yaşanan katliam sonrası o okulun aile birliği başkanından itiraf gibi açıklama geldi. Katil, müdür yardımcısının takibindeymiş zaten. Çantasını hergün kontrol edermiş. Ama 1 ay önce Norm Fazlası diye okul müdürü, 2 yardımcısı ve 2 öğretmen başka okula verilmiş.
devam ediyor: "Ben işleri yapacak, daktiloları yazacak, tashihleri düzeltecek, akşam erken yatıp sabahleyin erken kalkacak ve başka bir şeye karışmayacaktım. Ne giyip ne çıkaracağıma, kollarımın ne kadar uzun, yakamın ne kadar açık olduğuna varıncaya kadar Aziz karar verecekti.."
aziz nesin'in eşi meral çelen, anılarında evliliğini neden boşandığını anlatmış uzun uzun, her türlü emeğini kullanma ve üstüne bir de bitmeyen eleştiri ve kontrol vd: "Beni en çok yaralayan şeylerden biri de hiçbir konuda kimseye danışmadan karar vermesiydi."
Cioran'ın eşi Simone Boué da onun bütün metinlerini daktiloya geçiyormuş vuruş hatası falan yaparsa çok kızıyormuş hatta Cioran efendi. Romantize edilen sinsice işleyen patriyarkal biçimler. Yeter ki erkekler kendini gerçekleştirsin.
Ursula K. Le Guin'e soruyorlar Rowling'in yazma stilini nasıl bulduğunu 👇🏾
R.'in translara yönelttiği kendi içsel fenalığının izleri yazısında gizliymiş, bilge bir göz çok önceden tespit etmiş.
"Üslup açısından vasat, tahayyül açısından taklitçi ve etik açıdan ziyadesiyle fesat"
sevgili @basibozukbirisi beni bu ay başıbozuklar substack’inin “yazmaktan sebep”bölümüne konuk etti, hem de ne güzel sözlerle ağırladı 🫠 yazmaktan, niye yazdığımızdan, kime yazdığımızdan ve hayallerimizden bahsettim. okumak isteyenleri şöyle alalım 💜
https://t.co/i7GU3QBR12
Birikim, Handan Koç’un Tanıl Bora’nın “Cereyanlar” kitabında ’80 sonrası feminist hareketten bahsedilen bölümdeki yanlışlara dair yazısını yayımlamayı reddetmiş -antientelektüelizm diye mi? 🙃 Yazı mühim, mutlaka okuyun derim. Yazarının eline sağlık. https://t.co/p9ItVzLSDy