Türk Atasözü: “Göz odur ki dağın arkasını göre, akıl odur ki başa geleceği bile”.
"العين الحقيقية هي التي ترى ما وراء الجبل، والعقل الحقيقي هو الذي يدرك ما سيحدث قبل أن يحدث".
وصلتني رسائل كثيرة بعد مقالي الاخير عن تركيا…
وبكل وضوح: أنا لم أدخل تركيا، ولن أدخلها.
ذهبت إلى دول مجاورة لها… لكن لم أذهب إليها، ليس لشيء…
بل حتى لا أُغيّر الفكرة التي تشكلت لدي عن الأتراك.
الأمر عندي ليس سياحة…
بل رغبة بالمحافظة على صورة الاسلام والمسلمين.
لذلك بـ تجرّد :
أنا كمسلم، أتابع الاحداث منذ وعيت، وكلما رأيت صراعًا بين حق وباطل، كان السؤال يتكرر:
أين المسلمون؟ من ينصر الحق؟ من يقف في الجانب الصحيح؟ من يتحرك؟
وفي كل مرة تقريبًا…
كان الجواب واحدًا: الأتراك.
في أذربيجان… تساءلنا: من يدعمهم؟ فوجدنا تركيا.
في السودان… حين تفجّرت الجرائم، ورأينا ما يقشعر الابداع، وجدنا تركيا تقف إلى جانب من يحاول إيقاف مجزرة الفاشر، ورأينا المسيّرات المباركة.
وفي الصومال امس، وقفت تركيا في وجه اثيوبيا حتى قال الرئيس الاثيوبي "لن نحتل الصومال لان الاتراك هناك"!
في سوريا… حين كان البلد يتشظى، وجدنا تركيا تتحرك لتثبيت الاستقرار ودعم حكومة الشرع وتيسير توحيد البلاد حتى باعوا سوريا الفقيرة اسلحة متطورة بالدين.
وفي مصر سابقًا… وقفت تركيا مع من رأتهم شرعية وصناديق انتخاب من الاسلاميين وبقيت الى جانبهم سنوات حتى وهم خارج السلطة وفي السجون.
هذه ليست احداثا عادية …ولا مواقف عابرة.
هذا نمط يتكرر.
ثم انظر اليوم…
الليل والنهار، حركة دائمة، اتصالات، مواقف، محاولات لجمع الصف، حتى بات اسم هاكان فيدان مثلا يتكرر في كل مشهد عربي، إن ذُكر العرب… بحثنا عنه، ماذا قال؟ أين وقف؟
هذه ليست عاطفة فارغة كما يعتقد البعض…بل ملاحظة دقيقة للوزن التركي المتصاعد والشهامة السياسية الفريدة...
ولذلك…الله يحب كلمة الحق...
ولا يُلام مسلم إذا أحب تركيا،
ولا يُستغرب إن مال لها.
لأن الناس لا تحب الشعارات الفارغة…
بل تؤمن بما تراه يتكرر باستمرار.
فهمتم؟
🟥 İşte Recep Tayyip Erdoğan farkı
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla küresel enerji arzı riske girerken, Irak petrolünün Ceyhan üzerinden dünya pazarlarına aktarılmasını sağlayan Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı jeopolitik bir sigorta haline geldi. Türkiye'nin geçmişte enerji altyapısına ve boru hatlarına yaptığı stratejik yatırımlar, bölgedeki kriz anlarında Türkiye'yi vazgeçilmez bir "enerji koridoru" konumuna taşıdı. Bu durum, Türkiye'ye hem diplomatik ağırlık hem de bölgesel enerji denkleminde belirleyici bir oyun kurucu rolü kazandırarak, küresel enerji krizlerinde doğrudan bir stratejik avantaja dönüşüyor.
ABD ve İsrail özel harekat birimleri, Irak’ın Enbar-Kerbela-Necef vilayetlerinin kesişme noktaları olan çöle helikopterlerle indirme yapmış.
Olayı kontrol için bölgeye gelen Irak askerlerine hava saldırısı olmuş, bir Irak askeri ölmüş.
Galiba İran’ın nükleer stoklarına, ünitelerine baskınlar yapılacak. Buraları patlatacaklar.
Bu operasyonların önemli bir bölümü de Kuzey Irak’tan yapılacak.
AZERBAYCAN'I İRAN'LA SAVAŞA SOKABİLİRLER!
İsrail her ülkeyi savaşa sokacak.
Bu iş kontrolden çıkıyor.
İran insansız hava araçları Azerbaycan'ın Nahçıvan Uluslararası Havalimanı'nı vurdu.
İsrail;
“İran saldırısı görünümünde dron saldırıları” yapıyor ve bölge ülkelerini İran’la savaşa provoke ediyor.
Azerbaycan’ı İran’la savaşa sokabilirler…
Bugün, Gürcistan’daki Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattına insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlendi.
Bunun da İran saldırısı olduğu söyleniyor.
Ama artık kafalar çok karışık.
Evet İran bir çok ülkeye saldırıyor.
Ama İsrail de, “İran saldırdı” görünümünde dron saldırıları düzenliyor ve bir “savaş haritası” oluşturuyor.
Komplolarla bir cephe inşa edilecek sanırım.
بعد مقتل خامنئي انتشر في مواقع التواصل الاجتماعي مقطع فيديو يتحدث فيه أردوغان في 2014 عما دار بينه وبين خامنئي ويقول:-
"قلت له: هناك 250 ألف قتلوا في سوريا، لماذا لا تتخذون موقفا ضد ذلك؟ قال لي: إن "الأسد وحده يتصدى لإسرائيل." هل أطلق الأسد رصاصة واحدة على إسرائيل؟ لا.. هل يمكن أن يكون هناك زعيم ديني كهذا؟
İran füzesi Türkiye'yi hedef almamış,
Türk hava sahasını geçiş güzergahı olarak kullanıyormuş.
Hedefi muhtemelen;
Güney kıbrıs'taki İngilis askeri üsleriydi.
Burada toplanan ABD-İsrail sacaş uçaklarıydı.
Ya da;
Akdeniz'de, Yunanistan'ın güneyindeki ABD askeri unsurlarıydı. ABD üssü ve donanma unsurlarıydı.
28 Şubat postmodern darbesi; Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçmiş, milletin inancına ve iradesine yönelmiş açık bir müdahale olarak hatırlanmaktadır.
28 Şubat sadece bir dönemin askerî vesayeti değildir. O dönem, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının gasbedildiği, inançlı insanların kamu görevlerinden uzaklaştırıldığı, medya baskısıyla toplumun susturulmaya çalışıldığı bir süreçtir.
28 Şubat süreci yalnızca temel hak ve özgürlükler alanında değil, ekonomik açıdan da Türkiye’ye ağır bedeller ödetmiştir. Bu dönem, ülke ekonomisine toplamda 380 milyar dolarlık bir maliyet yüklemiştir.
Milletin değerleriyle kavga eden bu zihniyet, Türkiye’nin ilerleyişini durdurmak istemiş, ancak milletin iradesi, kararlılığı, cesareti ve direnci karşısında tutunamamıştır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, 28 Şubat’ın açtığı yaraları sarmış; vesayet zincirlerini kırarak millî iradeyi esas alan güçlü bir demokrasiyi tesis etmiştir.
Bugün ülkemiz, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla kalkınmasını hızlandıran, küresel ölçekte söz sahibi olan ve millet iradesini her şeyin üzerinde tutan bir anlayışla yoluna emin adımlarla devam etmektedir.
Okulda birinci oldunuz, törende yaka paça dışarı attılar sizi.
Derece yaptınız, sahneye atlayıp plaketinizi elinizden aldılar.
Binbir emekle iyi bir üniversite kazandınız, kapıdan içeri bile sokmadılar...
Ne düşünürdünüz?
Bugün "olamaz" dediğin şeyler yaşanmıştı #28Şubat’ta.
"Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir" N. Erbakan.
Ömrünü davasına adamış merhum Necmettin Erbakan Hocamızı vefatının 15’inci seneidevriyesinde hayır, rahmet ve minnetle yâd ediyorum.
Hayatın her alanını ve her anını kuşatan bir İslam anlayışını, ahlaklı siyaset ve adil bir düzen idealini bizlere miras bıraktı.
Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı, vefatının seneidevriyesinde rahmet ve şükranla yâd ediyorum.
Hayatını milletimizin kalkınmasına, sanayileşmesine ve adil bir ekonomik düzen idealine adamış; mühendislik birikimini üretim vizyonuyla birleştirerek Türkiye’de ağır sanayi hamlesinin öncülüğünü yapmış müstesna bir devlet adamıydı.
Merhum Erbakan’ın savunduğu üretim odaklı kalkınma anlayışı, ihracata dayalı büyüme hedefi ve İslam ülkeleriyle ekonomik iş birliğini güçlendirme vizyonu; bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen #TürkiyeYüzyılı vizyonunda çok güçlü bir şekilde karşılık bulmaktadır. Milli ve yerli üretim hamleleri, savunma sanayiindeki atılımlar, ihracatta ulaşılan rekorlar ve çok yönlü dış ticaret politikamız; merhum hocamızın ortaya koyduğu istikametin kararlılıkla sürdüğünün en somut göstergeleridir.
Kendisine Yüce Allah’tan rahmet diliyor; bıraktığı eserlerin ve fikir mirasının, #TürkiyeYüzyılı hedeflerimize yürürken bizlere ilham olmaya devam edeceğine inanıyorum.
Mekânı cennet olsun.
Ömrünü aziz milletimize hizmete adayan; Millî Görüş Hareketi'nin lideri, ilim, devlet ve siyaset adamı, Eski Başbakanımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı, ahirete irtihalinin seneidevriyesinde rahmetle yâd ediyorum.
Rabb'im muhterem hocamızın mekânını cennet, makamını âli eylesin inşallah.