Trollerin bu memleketin çocukları et yemiş mi yememiş mi umrunda değildir. Trollerin 1 kilo etin bilmem kaç lira olması gram umurlarında değildir.
Zihinleri Arabistan çöllerinde kalmış troller bu memleketin çocukları saf duygularla Manifest dinleyip dans edince karınlarına ağrı girer. Bu memleketin çocuklarının gülmesini, eğlenmesini istemezler. Bu memleketin çocukları asırlar öncesinde kalmış Arabistan çöllerinin davaları uğrunda ölsün isterler.
Asırlar boyunca kalmış Arapların uyduruk hikayeleri bugün olmasa bile yarın mutlaka silinecektir.
Dövme modası yaygınlaşırken önce havalı tipler yaptırmaya başladı. Sonra dövme tüm ezik kesime yayıldı. Bir de baktık ki asıl zengin ve gerçek havalı tipler dövme yaptırmıyor. Dövme fakirlerin üstüne kaldı. Köpek besleme işi de öyle olacak. Zenginler köpek beslemeyi terk edecek.
Bu kareler aynı zamanda Türkiye toplumundaki "dincileştirme" hareketinin öncesinde, Anadolu'dan Almanya'ya gidenlerin kültürünü gösteriyor...O zamanlar işçiler, büyükelçiliğin din adamı gönderme isteğine, "Bize haklarımızı savunacak avukat lazım," cevabını vermişti.
10 yaşındaki B.D.Y. verdiği ifadede din dersinin olduğunu, dersin işlendiğini, cumhurbaşkanına da hakaret edilmediğini söylemiş. İfadeyi alan eğitim müfettişlerinin imzalarının yanında minik B.D.Y. önce el yazısı ile adını yazmış, sonra belki de hayatında ilk kez imza atmış.
https://t.co/AzTUdfUlRA
Kimsenin açıkça cevaplayamadığı soru şu:
Tanrı evreni neden yarattı?
“İbadet edilsin diye” denirse ihtiyaç sahibi olur.
“İnsanları sınamak için” denirse sonucu önceden bilmiyor gibi görünür.
“Merhametini göstermek için” denirse acı ve kötülük açıklanamaz.
Vaizlerin sunduğu ayetler ise çoğu zaman “neden yaratıldı?” sorusunu değil, başka konuları anlatıyor.
Belki de en dürüst cevap şudur:
Dinler Yalan
Peki daha tehlikeli olan hangisi?
İyi bir dinsiz olmak mı, Tanrı adına kötülük yapan bir dinci olmak mı?
Evrim teorisini savunanların verdiği emek, sarfettiği gayret, çaba, araştırma, inceleme, onca uğraş, yanlışlanan bilgileri eleyip yerine doğrularını koyma, sürekli bir didinme hali... öyle değil mi?
Peki, buna karşın, yaratılış teorisine inananların yaptığı bir tek bilimsel çalışma var mı? Evrimci biyolojiye "öyle değil" demekten başka ne var mesela? "Esbap (sebepler) dairesi" dedikleri nedenselliği gösteren bir şema? Sıfır değil mi?
"Tanrı dilediğine dilediğini verir, Tanrı imtihan eder, Tanrı her şeyi bilir denildiğinde tüm eşitsizlikler, tüm haksızlıkları meşrulaştıran bir maske haline getirilmiş olur.
Tanrıyı kim ki her şeye gücü yeten olarak görüyorsa bilin ki onun tasarımcısı politikacıdır.
Felsefecilerin tanrısı ile halkı kandıran, sömüren gördünüz mü?
Dine ne kadar felsefe katarsan din ve Tanrı o kadar yücelir."
Bak bizdeki muhafazakar kesim niye kültür yaratamıyor hikayesindeki temel sorun da bu. Kör göze parmağa içki içip kumar oynayan laikler vs helal ekmek yiyen gariban Müslümanlar dışında bir şey çıkaramıyorlar
B.Y. oradaymış sahneden görüntüleri de var ama o kim belli değil.
Daha tuhafı sözde “genel başkan” yanında böyle bağırabiliyor çünkü o da biliyor ki Kılıçdaroğlu’nun CHP’de bir vasfı yok.
Bu tipler güce taparlar. Kadıköy Belediyesi buna verilmedi diye başlamıştı. Genel başkan olacağını ve CHP’yi yöneteceğini umuyor. Bu ve bunun gibi vasatlığa yıllarca “GARİBAN ANADOLU ÇOCUĞU” etiketiyle katlandık, katlandırıldık.
Eğitimsiz kimse “garibanlıkla” kendine bu ülkede bir alan açtı. Bu alanın izleyicisi oldukça da kendini geliştirmek şurda dursun, daha da “eğitimsiz” olmayı, normalleştirip “DOĞALLIK” diye kakaladı. Şarkıcısı da böyleydi, siyasetçisi de…
Aşırı ve extra extra zeki ''Boğaziçili'' bir arkadaşım G.T denilen adama siyaset danışmanlığı yapıyordu.
G.T buna ''Senin boyun çok uzun, fotoğraf ve video çekimlerinde benden uzakta dur.'' demiş.
Ben de ''danışmanlık yapma o zaman'' demiştim.
''Ben parama bakarım.'' demişti. 1-2 hafta sonra parasını vermeden yol vermiş G.T denilen, G.T.
Siz bu G.Tlere oy verdikçe G.Tlerden başınız kurtulmayacak.
CHP’deki figüran skandalının mimarlarının Gürsel Tekin, Berhan Şimşek ve Barış Yarkadaş olduğu öğrenildi.
Ajanslardan birinin Barış Yarkadaş’ın arkadaşının olduğu, gündüz TV programlarına izleyici organize eden diğer ajansları da o ajansın organize ettiği ortaya çıktı. Ajansların ücretlerinin reklam çekimi adı altında CHP İstanbul İl Başkanlığı bütçesinden ödendiği öğrenildi.