🇫🇷Earvin Ngapeth ve Skandallar
📍Ekim 2010 - Milli Takımdan Uzaklaştırma
Henüz 19 yaşındayken, İtalya'da düzenlenen Dünya Şampiyonası sırasında antrenörüne hakaret ettiği ve disiplinsiz davranışlar sergilediği gerekçesiyle Fransa Milli Takımı kampından kovuldu.
📍Aralık 2012 - Gece Kulübü Kavgası
Fransa'nın Montpellier kentinde bir gece kulübünde çıkan kavgaya karıştığı için tutuklandı ve mahkemeye çıkarıldı.
📍Ocak 2014 - Kemerovo'dan Kaçış
Babası Éric Ngapeth'in antrenörlüğünü yaptığı Rusya'nın Kuzbass Kemerovo takımında sadece 1,5 ay oynadıktan sonra, babasına bile haber vermeden sözleşmesini tek taraflı feshederek ülkeyi terk etti. Bu olay sonucu babası ile 3 yıl boyunca konuşmadı.
📍Temmuz 2015 - Tren Kondüktörü ile Kavga
Paris Montparnasse istasyonunda, bir arkadaşının trene yetişmesi için kapıların kapanmasını engellemek isterken bir TGV tren görevlisiyle tartıştı. Görevliye yumruk atarak yaralanmasına sebep olduğu gerekçesiyle yargılandı ve ertelenmiş hapis cezası tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
📍Kasım 2015 - Vurkaç
İtalya'da Modena yakınlarında bir gece kulübünden çıkarken aracıyla üç yayaya çarptı ve durmadan olay yerinden kaçtı. Yayalardan biri ağır yaralandı. Olaydan birkaç gün sonra polise giderek teslim oldu. Kurbanlardan özür dileyerek zararlarını karşılamak üzere mahkeme dışında bir anlaşma yoluna gitmeye çalıştı.
📍Aralık 2017 - Alkollü Araç Kullanma (DUI)
İtalya'nın Modena kentinde polis çevirmesinde kanındaki alkol oranı 1.98 g/L çıktı. İtalya'daki yasal sınırın (0.50) neredeyse dört katı olan bu oran nedeniyle ehliyetine el konuldu ve aracı bağlandı.
📍2018 - Modena'da Antrenör Boykotu
Kulüp başkanı Pedrini'nin antrenör Stoytchev'in tarafını tutarak Ngapeth’in alkollü araç kullanma (DUI) skandalını basına sızdırdığı iddialarıyla başladı; ardından Stoytchev'in kardeşi Swan'a hakaret etmesi üzerine Ngapeth'in hocasının odasını basarak sert bir kavga etmesi ve antrenmanları boykot etmesiyle kriz giderek derinleşti, nihayetinde ise sezon bittiğinde tüm Modena oyuncularının "Barba e Capelli" adlı yerel TV programını davetsizce basıp canlı yayında antrenörün yalanlarını, mobbingini ve takımı sabote edişini ifşa etti. Olay sonucunda Stoychev ile yollar ayrıldı, Ngapeth Rusya'ya transfer oldu
📍Aralık 2019 - Cinsel Taciz Tutuklaması
Brezilya'nın Belo Horizonte kentinde düzenlenen Dünya Kulüpler Şampiyonası sonrasında katıldığı bir partide, 29 yaşındaki bir kadının kalçasına tokat attığı için cinsel taciz suçlamasıyla tutuklandı. Ngapeth, kadını bir arkadaşı sandığını ve şaka yapmak niyetinde olduğunu söyleyerek özür diledi. Ancak kadın özrü kabul etmedi ve Ngapeth kısa bir süre cezaevinde kaldıktan sonra kefaletle serbest bırakıldı.
📍Mart 2026 - Sigara ve Disiplinsizlik
Disiplinsiz davranışları devamında son olarak maç önü sigara içtiği görsellerin yayılmasıyla birlikte Fenerbahçe ile olan sözleşmesi feshedildi.
Por eso te odio tanto J.K Rowling
No importa que haya que "separar al arte del autor". No puedes seguir apoyando a alguien que esta activamente destruyendo la vida de personas reales.
Harry Potter no debe valer más que la vida de las personas trans.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.