Yıllarca, Aziz İhsan Aktaş'ın zırhlı aracına binen ve siyasi faaliyetlerinin finansman kaynaklarına hiç bir şey diyemeden, arınmadan ve ahlaki üstünlükten bahsediyor.
Esenboğa Havalimanındaki büyük skandal!
Açılışı 19 Ocak 2026’da CB Erdoğan’a yaptırılan 3.piste, yolcu uçakları neredeyse hiç iniş yapamıyor!
Zira 3.pist bölgesine usulsüz olarak dökülen 1 milyon metreküplük (50.000 adet kamyon) hafriyatın;
Kara ve hava arasındaki sinyalizasyonu bozması nedeniyle;
Yolcu uçaklarının 3.piste;
🔴 Güneybatı yönünden hiç iniş yapamadığını,
🔴 Kuzeydoğu yönünden ise sadece 1-2 uçağın iniş yapabildiğini,
tespit ettik.
Günde ortalama 150 uçağın iniş yaptığı Esenboğa Havalimanındaki bu hafriyat kepazeliği nedeniyle;
Uçakların %99’u 1. ve 2.piste (eski pistler) iniş yapmak zorunda kalıyor.
3.piste ise (yeni pist) uçakların sadece %1’i iniş yapabiliyor!
Zira 3.pistteki ILS sistemleri ve VOR cihazının sinyal oluşum alanına serilmiş olan hafriyat miktarı ve yüksekliği dehşet verici seviyede!
Durum rezalet⬇️
🔴ILS sistemindeki Glide Path cihazı sinyal alamadığı için, uçaklar inişte %3’lük süzülme açısını yakalayamıyor❗️
🔴ILS sistemindeki Localizer cihazı sinyal alamadığı için, uçaklar pisti ortalayamıyor❗️
🔴VOR cihazı sinyalleri salınım yaptığı için, bu nedenle uçakların adeta navigasyon sinyali kesiliyor❗️
Skandalın ispatı niteliğindeki Devlet Hava Meydanları İşletmesinin resmi belgelerine ulaştık.
Bu belgelere göre;
🔴 VOR cihazına ait 600 metre yarıçaplı alan içerisine hafriyat serilmemesi gerektiği,
🔴 ILS sistemlerine ait hassas ve kritik sahaların olduğu gibi korunması gerektiği,
🔴Bu sahaların katiyen ihlal edilmemesi gerektiği,
belirtiliyor.
❗️Buna rağmen bu alanlara hafriyat döküldüğü tespit ediliyor.
🔴 Dökülen hafriyatın kaldırılması isteniyor.
🔴 VOR cihazının uçuş kontrolden geçtiği durumuna getirilmesi isteniyor.
❌ Fakat hafriyatın kaldırılması konusunda herhangi bir faaliyetin başlatılmadığı belirtiliyor.
Ve yine uyarıyor!
🔴 3.pistin ILS sistemleri ve VOR cihazı sinyal oluşum sahasına serilmiş hafriyatı kaldırın diyor!
Sonuç⬇️
Hiç utanmadan sıkılmadan; 1 milyon metreküp hafriyat hala 3.pist bölgesinde duruyor.
ILS ve VOR cihazlarının sinyalleri hafriyat tepeleriyle kesildiği için uçaklar yeni piste neredeyse hiç iniş yapamıyor.
3.piste, Pursaklar yönünden gelen hiçbir uçak iniş yapamazken, Çubuk yönünden gelen uçaklar ise tek tük iniş yapabiliyor.
O da yağmur, kar, sis, bulut yoksa hava açıksa, adeta planör uçuşuyla…
Havayolu güvenliği açısından hayati olan bu sistemlerin çalışabilmesi ve pistin inişlere uygun hale getirilmesi için;
Derhal hafriyatın kaldırılıp, en yakındaki belediye döküm sahasına taşınması gerekiyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na sesleniyorum!
CB Tayyip Erdoğan’a bir zahmet açıklayın⬇️
6 ay önce açılışını yaptığı pisti, siz adeta bir hafriyat döküm sahasına çevirdiğiniz için;
3.piste yolcu uçakları doğru düzgün iniş yapamıyor.
NATO zirvesi için gelecek uçakların 3.piste inemeyeceğini bilsin ki, boşa düşmesin!
Siyasete alet edilen futbolun hazin sonu..
Hangi sıfatla etrafına federasyon başkanını, teknik direktörü, bakanı vs topluyor.
Başarısızlığın kaynağı sportif alanı da kirleten kaba siyasettir.
Özel uçaklarla Amerika’ya gitmeye hazırlananların şimdi saklanmalarına izin vermeyelim!
“AKP, kamuya ait taşınmazların satışına doymuyor. Antalya, Eskişehir, Kırklareli, Kocaeli ve Manisa’da bulunan çok sayıda taşınmazın satışı onaylandı. Muğla’daki Yatağan ve Menteşe ilçelerindeki taşınmazlar ise acele kamulaştırıldı “
Butlancı lavuklar kendi ağızları ile direk itiraf ediyorlar.
Kayyum gelseydi 45 gün içinde Kurultay olur.
Kılıçdar, canlı yayında ne dedi: “kayyum olmayı asla kabul etmem sadece mutlak butlan olursa kabul ederim.” (Pazarlık yaptığını ağzından kaçırdı.)
Bu mutlak butlan ile gelip kurultay yapmayacağım demenin politik yolu. Değişimciler ne yaparlarsa yapsınlar kurultay olmayacak.
Tedbir kelimesinin ardına saklanıp ipe un serecek.
Asgari ücretin de altında maaşlara çalıştırılan Özel Sektör Öğretmenleri ve derece yaptıkları halde atanmayan Öğretmenleri günlerdir Ankara'da dövülüyorlar...
Güvencesizliğe isyan eden ve hakları için günlerdir Ankara'da nöbet tutan öğretmenleri NATO önlemleri gerekçesiyle yaka paça yerlerde sürüklüyorlar!
Yuh olsun..
Kılıçdaroğlu’nu bu dönemde yayına çıkarmak hataydı ama madem çıkarıldı, Atatürkçü ve kararsız seçmen kitlesine yansıtılması gereken, Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Devrimi’ne uzaklığı ve CHP için ideolojik yanlışlığıydı. 2023’te üzeri örtülen de buydu!
Ama biliyorum; bunu yapmak için CHP içindeki diğer kanadın da ideolojik açıdan farkının olmadığını görmek gerekiyor.
Çeşitli basın yayın organlarında "Buğra Gökçe'nin 'zorla emniyete getirildi' iddiasını tutanaklar yalanladı" başlıklı bir haber yayınlanmakta olup, haberde "Bazı çevreler tarafından gündeme getirilen, "görüntü alınması amacıyla emniyete defalarca girip çıkarıldığı" yönündeki iddiaların da kayıtlarla desteklenmediği öğrenildi. Emniyet kaynakları, soruşturma sürecindeki tüm işlemlerin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü ve söz konusu iddiaları doğrulayacak herhangi bir bulguya rastlanmadığını belirtti" denilmektedir.
Aşağıda yer alan ekran görüntüsünde gözüktüğü üzere belirli basın organlarında “Buğra Gökce yakalandı” başlıklı bir haber yayınlanmış olup, haberde yer alan fotoğraf da duruşmada bahsettiğim şekilde çekilen fotoğraftır. Görüntü alınmacı amacıyla emniyete defalarca girip çıkarıldığıma yönelik kayıt ulusal basın organlarında bulunmaktadır.
“Buğra Gökce yakalandı” başlıklı haberleri 22 Mart 2025 tarihinde yalanlamıştık. O tarihte ne yazık ki bir açıklama yapıldı. Ancak bugün yapılan açıklamada önemli bir bölüm bulunuyor. Deniyor ki: “Emniyet birimlerince hazırlanan tutanaklarda, Gökçe’nin polis eşliğinde zorla getirilen bir şüpheli olmadığı, avukatıyla birlikte emniyete gelerek teslim olduğu açık şekilde yer aldı.”
Bu gerçeğin ortaya çıkmasından memnun oldum. Yalnız hala bir soru var. Bu halde kendi ayağıyla emniyete giden ben neden “Kaçma şüphesi” ile tutuklandım?
Takdiri aziz milletimize bırakıyorum.
Saygılarımla
En son Osmanlı Ocakları diye bir dernek vardı. Genel Başkanı Kadir Canpolat, “Kefenli liderin kefenli askerleriyiz” diye ortalıkta geziyordu. Derken dolandırıcılıktan tutuklandı. Çıkınca, abisini de dolandırmaya kalktığı iddiasıyla abisi tarafından vuruldu.
Öğretmen karşındaki öğretmen!
Hak ettiği kadroyu, hak ettiği maaşı almak için 7 gündür aç acına sokakta yatan öğretmen!!!
Bu ne rezalet!?
Bu neyin işkencesi!
Bu neyin hırsı!
Gücünüz özel okul patronlarına yetmeyince hırsınızı öğretmenlerden mi alıyorsunuz!
Uzadı mı boyunuz!!!
@TC_icisleri
2 gün önce gazetecilere, televizyonlara ve sosyal medyaya 755 milyon verilmiş yalanını servis eden işbirlikçi kayyumların yalanı dün kayyum Kemal tarafından deşifre edildi, bugün aynı işbirlikçiler 34 bin trol hesap tespit ettikleri yalanını servis ediyorlar. Her eleştireni trol hisseden zavallılar, sokağa çıkın o trol dediğiniz milyonlar yüzünüze tükürmek için sabırsızlıkla bekliyor…. Utanmaz yaratıklar
Fatih Altaylı’nın eski bir yayınında gündeme getirdiği İbrahim Hacıosmanoğlu’nun milli takım oyuncularına “villa hediyesi” meselesine “villa hüllesi” demek daha doğru olur.
Milas Güllük’te yapılması planlanan 4000 villa projesi Net Holding ile Ali Ağaoğlu ortaklığıyla başladı.
Proje su kaynakları alanı ve kuşların geçiş güzergahı olması nedeniyle yargı kararıyla iptal edildi. Projenin yapılması durumunda doğal yaşam alanları etkilenecek ve belki de geri dönüşü olmayan sorunlar ortaya çıkacaktı.
Projeye izin çıkmayınca Ağaoğlu’nun akrabası Hacıosmanoğlu devreye girdi ve ortak oldu.
2026 Dünya Kupası’na gidilmesi halinde oyunculara kendi cebinden villa vereceğini açıkladı. Bu da yaklaşık 30 villaya denk geliyordu. Hacıosmanoğlu “4000 villadan 30’u oyunculara düşer herhalde” demişti.
Ancak ortada ne villa ne de onaylanan bir proje vardı.
Üstelik yargı kararlarının yanı sıra 2021 tarihli ve 4167 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile “Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edilmişti.
Belli ki Hacıosmanoğlu Dünya Kupası’nda gelecek bir başarıyla bunları aşacağını düşündü.
Milli takım turnuvaya erken veda etti, o bölgeye izin çıkması da zor görünüyor. Ama Hacıosmanoğlu bir kere söz verdi. Orası olmazsa başka yerden verir herhalde. Bakalım Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanan oyunculara ne zaman anahtarları teslim edecek?