Grok delirdi sanıldı, olan insana oldu. Dün gece Grok’un zincirleri çözüldü. “Bunu diyemem, şunu bilmem” sınırı kaldırıldı, bir algoritma denemesiyle her şeyi söyleyebilir hale geldi. Amaç yapay zekâyı test etmek değildi; insanı gözlemlemekti. Ve insan kendini gösterdi. Kimi cinayet yöntemleri sordu, kimi siyasi manipülasyon planları yazdırmaya çalıştı. Sahte belge, biyolojik silah, rakip karalama… Liste uzadı. Grok’un delirdiği sanıldı ama aslında insan, sınırsız güç karşısında içindeki karanlığı ortaya koydu. Test kısa sürdü ama çok şey gösterdi:
Yapay zekâ değil, insan sınırlandırılmalı. Çünkü her şeyi isteyen insan, önce kendini yok edecek bundan haberi yok. Kullanıcıların Grok'u zararlı çıktılar üretmeye aktif olarak "kışkırtması", kontrolsüz yapay zeka yetenekleri ile kışkırtma niyetindeki insan etkileşiminin tehlikeli bir kombinasyonunu ortaya koydu. Elon Musk, 4 Temmuz’da Grok'ta "önemli iyileştirmeler" yapıldığını ve kullanıcıların değişiklikleri fark edeceğini duyurmuştu, gerçekten de fark ettik…İnsan eline geçen gücü kullandı ve kışkırttı, Grok’da gereğini yaptı, Grok değil insan sınıfta kaldı.
Bugün deprem sonrası yolda kalan otomatik şamzımanlı birçok otomobil dikkat çekmiş. Boşuna tork konvertörlü otomatik şanzıman candır demiyorum.
Otomatikleştirilmiş manuel şanzımanlar ve çift kavramalı otomatik şanzımanlar doğru kullanılmazsa çok sıkışık trafikte kavramaların aşırı ısınmasıyla yolda bırakır. Soğuyunca yola devam edilebilir.
Tabii bu araçlar içinde hararet yapanlar ya da farklı sebeplerle yolda kalanlar da olabilir. Bunu da atlamayalım.
Depremden etkilenen herkese geçmiş olsun, umarım daha kötüsü yaşanmaz.
Cumhuriyetimizin 101. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla anıyoruz. Özgürlük ve bağımsızlık yolunda Cumhuriyetin bizlere kazandırdığı değerleri yaşatmaya devam ediyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
İş bankası Acıbadem bloklarında oturan bir arkadaşımın paşlaşımı;
Arkadaşlar bugün yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum taktir ve yorum sizlere ait, yollar ard niyetli insanlarla dolu.
metrodan indim ikametime doğru sağa sola bakarak yürüyorum.arkamdan 3-4 yaşlarında bir kız çocuğu amca amca diye seslenip ”amca beni Hakan abilere götür ”sözcüğünü hiç durmadan 50 metre boyunca arkamdan gelip tekrarladı.
o esnada yoldaki erkek kuaförü dükkanın kapısındaydı, kuaför "Çetin abi sakın arkana dönme seslenen küçük kıza bakma ve sakın elini tutma, kızın babası ve abisi karşıda aracın arkasında saklanıyor, küçük kızla ilgilenip elini tutup konuşmak isteyenler olduğunda ortaya çıkıp kızımızı kaçırıyorlar, sapık var diye bağırıp, 3000 TL. para vermezsen seni affetmeyiz, milleti, polisi buraya toplarız diyorlar, sen dükkana gir, tezgaha düşeni seyir edelim "dedi .
erkek kuaförüne girdim polisi aradım, detaylı bilgi verdim sivil ekip 5 dakika içinde malum alanda önlem aldı, bir genç erkek tam tezgahlarına düşerken polis müdahale etti.
daha sonra polisin biri kuaföre girdi, sohbet ettik.polisin dediği " bunun gibi olaylarda çoğalma var, 3 saat sonra hepsi serbest kalır, başka semte devam ederler, insanlar rezalet ve dayaktan korktuğu için yanında parası olmayanlar korkudan bu çete mensuplarıyla beraber banka ATM sine beraber gidip ödeme yapıyorlar, polisede bildirmiyorlar "şeklinde oldu.dostlar aklınızın bir köşesinde bulunsun.Daha nelere şahit olacağız bu İstanbul'da.
❌Kadınlar, böyle bir yolculuğu kesinlikle reddedin❌ Yollar bu görüntüyle dolu❌
Motosiklet sürücüsünün tüm güvenlik önlemlerini alıp kendini korurken arkasındaki yolcuyu en temel güvenlik kurallarından bile mahrum bırakması, büyük bir sorumsuzluk örneğidir. Bu tür bir yolculuk, sadece arka koltuktaki kişinin değil, herkesin hayatını tehlikeye atar. Unutmayın, motosiklette güvenlik, sürücü ve yolcu için eşit derecede önemlidir. Kendinizi koruduğunuz gibi, arkanızda oturanın da güvende olduğundan emin olun; aksi takdirde, kendi güvenliğinizin de bir anlamı kalmaz.
“Utanmayı unutmak, bu devirde en büyük özgürlük” desek abartmış olmayız. Çünkü utanmak, öyle ağır bir yük ki, bu yükten kurtulanlar adeta kanatlanıyor! Eskiden bir yanlış yaptığında insanın yüzü kızarır, vicdanı sızlardı. Ama şimdi? Utanmayı unutmak bir meziyet oldu, suç mu işledin, başkasına mı haksızlık ettin, hiç dert değil! Utanmak mı? O da neymiş. Modern zamanın erdemi, utanmamayı öğrenmekte yatıyor.
Fenerbahçe, geçtiğimiz sezon başından itibaren 7 resmi maç kaybetti. Bu maçların altı tanesinde Fred sahada yoktu. Bir maçta da Fred çıkınca gol yemişti Fenerbahçe. Bence değerli bir istatistik. Çevresindeki herkesin performansını da arttırıyor. Çok büyük futbolcu.
Cumhuriyet biz Türk çocuklarına sayısız fırsat verdi. Okuyabildik, çalışabildik, seçebildik, seçilebildik ve tüm dünyaya meydan okuyabildik...
Bize emanet ettiğiniz her şey için teşekkür ederiz Ata'm. Seni ve şehitlerimizi minnetle anıyorum. Sevgi,saygı ve minnetle ❤️🤍🇹🇷