İçten içe gideceği günden hep korktum. Bugün o günmüş meğer. Hafızamızı kaybettiğimiz gün. Yeri dolmayacak bir değer, bir okyanus. Bize kattıklarınız için teşekkür az kalır. Sizi daima sevgiyle, saygıyla anacağım. Nur içinde yatın.
Alperen Şengün, 2002 doğumlu.
Bir başka tabirle Ak Parti kuşağı.
Tüm yaşamı boyunca Erdoğan’dan başka bir lider görmedi.
Giresunlu. Dindar bir aileye sahip. Annesi tesettürlü bir hanımefendi.
Alperen ismi “büyük oranda” Muhsin Yazıcıoğlu ve Büyük Birlik Partisi’ne yakın ailelerin çocuklarına koydukları bir isim.
Daha geniş çerçeveden bakarsak milliyetçi&mukaddesatçı camialara yakın kişiler çocuklarına bu ismi koyar. Gayet tabii istisnaları da olabilir.
Alperen’in de çeşitli konuşma ve davranışlarından inançlı bir Müslüman olduğunu anlayabiliyoruz.
Bununla birlikte belli ki zaman zaman alkol de tüketen, kız arkadaşıyla eğlenen, İslamiyete göre “günah” kabul edilen eylemleri olabilen bir “genç”
Tıpkı Türkiye’de yaşayan milyonlarca kişi gibi.
Sırf bir tanıtım programında arkadaşlarıyla rakı içtiğini gösterdi diye saatlerdir yemediği hakaret kalmadı.
Halbuki aynı hesaplar; Alperen’in maçlardan önce dua ettiği, cümlelerinde Allah’ı andığı noktaları örnek gösterip sahip çıkıyorlardı.
Neymiş efendim, “milli sporcu alkolü özendirmezmiş”
Asıl dertlerinin bu olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu linçleri organize edenlerin asıl karın ağrıları, Alperen’in TR’deki siyasi konjonktürü umursamadan doğal halini gösterme cesaretini bulabilmesi.
Alperen ateist de olabilir aşırı derece de İslamcı olabilir. İkisinden birisi de olsa Alperen’i çok sevmeye devam etmeliyiz.
Ancak ikisi de değil. Müslüman ama seküler tercihleri de olan bir genç. Türkiye gibi.
Dünyanın en müstesna basketbol arenasında herkesi kendine hayran bırakan başarılı bir sporcumuz olması ona sahip çıkmamız için yeterli.
Yolun hep açık olsun Alpi.
Değerli arkadaşlar ben Özgür Turhan. Güzel ülkemizde komedyenlik yapıyorum. Yarın Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili hakaret davasında ifade vereceğim. Cumartesi günü ise, Galatasaray tarafından şahsıma dava açıldığı için karakola imza vermeye gideceğim, yaklaşık 9 aydır gidiyorum. Yaşadıklarımla beraber, almış olduğum tehditler, yapmış olduğum işi engellemeler ise şu an burada bahsi geçirilmeyecek kadar hafif geliyor.
Eti atmış olduğum tweetten dolayı, yayınlanmayan reklamlarında oynadığım için zarara uğradıklarını söyleyerek sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Tarafıma reklamdaki zararlarını karşılamak için tazminat davası açtılar. Reklam setinde içtikleri kahvelerden, beyran çorbalarına kadar benden talep ettikleri tutar, bütün masraflar yaklaşık olarak 5 Milyon TL. Dava anlayamadığım bir şekilde aleyhimde sonuçlandı.
Pazar günü yapacağımız gösteri çekimimizden önce ne suç ne değil diye söylediğimiz bütün kelimeleri gözden geçirdik. Yasalarımıza göre herhangi bir suç işlemediğime kesinlikle emin olduğum gösterimde, eşim dostum ne zaman içeri gireceğim diye gün sayıyor.
Arkadaşlarım, tanıdıklarım yalnızca espri yaptığı için tutuklular, davaları var.
Ben komedyenim, bu ülkede yalnızca esprilerimi sizlerle paylaştığım için başıma bunlar geliyor.
Artık çok yoruldum. Ülkemizin geldiği duruma üzülüyorum, çocuklarımızın geleceğine üzülüyorum, kendime üzülüyorum. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmediğim garip bir durumdayım.