Bizim diyanet en azından audi'ye biniyor.
Papazlar direkt insanlara biniyor.
Bize medeniyet öğretmeye çalışan medeniyetsizler işte bunlar...
X siliyor ben geri yüklüyorum.😃
OKUL MU DEVŞİRME MERKEZİ Mİ?
İstanbul Erkek Lisesi mezuniyet töreninde öğrencilerin okul müdürünü sırtına dönerek konuşturmaması ve velilerin küfürlü protestoları sonrasında törenin iptal edilmesi çok konuşuldu.
Alman vakıflarından fonlu medyaya göre “Atatürkçü gençler gerici müdürü” protesto etmişti. Yaşananlar ülkenin en parlak öğrencileriyle, onlara gerici bir anlayışı dayatan müdürün şahsında Millî Eğitim Bakanlığı arasındaydı.
Öyle ya, ülkede ne kadar güzel şey varsa “dinci-gerici Atatürk düşmanı iktidar” ona düşmandı.
Oysa gerçek, otel odalarında basılan hırsızların peştamallarıyla örtemediği suçlar kadar ortada. Hakikat, maskelerle perdelenemeyecek kadar başka.
Bu okul İttihatçı Mehmet Nadir tarafından Numune-i Terakki adıyla 1884’te kurulmuştu. II. Abdülhamid’e darbe teşebbüsünde okulun merkezi bir rol üstlendiği ortaya çıktığında ise kapatılıp devletleştirilmişti.
Yani Türk Devleti’yle kan uyuşmazlığının tarihi kuruluşuna kadar gidiyor. Geçtiğimiz yıl okulun yatakhanesinin camından “İttihatçılar ölür İttihatçılık ölmez” yazılı pankartın sallandırılması aslında okulda fiilen hâkimiyet kuran “çetenin” neler yapabileceğini gösteriyordu.
Okulda Almanların etkisi 1950’lerde başladı. Fakat ülkenin en başarılı öğrencilerinin girebildiği liseye Alman Devleti’nin adeta çöreklenmesi 1997’de başladı. Ne tesadüf ki, bu sırada ülkede 28 Şubat darbesi yaşanıyordu.
Almanya ile yapılan anlaşma sonucu öğrenciler mezun olduklarında aldıkları “Abitur diploması” sayesinde Almanya’da istedikleri üniversiteye sınavsız girebileceklerdi. Böylece gençler sadece Alman kültürüyle hemhal olmakla kalmayacak, aynı zamanda devletin imkânlarıyla yetişip tüm birikimlerini Alman Devleti’nin hizmetine sunabileceklerdi.
Liseye giriş sınavlarında her yıl tam puan yapacak kadar zeki ve başarılı 150 Türk genci bu okuldan mezun olduktan sonra soluğu Almanya’da alıyor. Zaten Türkçe ve Tarih gibi birkaç istisna dışında tüm dersler Almanca olduğu için Türkiye’deki üniversite sınavlarında başarılı olma şansları oldukça düşük. Bunun için Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji ve Sosyoloji gibi derslere Türkçe olarak ayrı bir mesai harcamak zorundalar.
Kavga da tam bu noktada patlak veriyor. Bakan Yusuf Tekin Abitur uygulamasının öğrencilerin yarısını kapsamasına dair bir çalışma başlatınca Alman Büyükelçiliği telaşa kapılıyor. Dışişleri Bakanlığı’nı atlayarak doğrudan okul idaresiyle görüşüyor ve uygulamanın aynen devam etmesini istiyorlar.
Yani törendeki protestonun arkasındaki asıl mesele bu.
Yusuf Tekin devletimizin yetiştirdiği çocukları kaptırmak istemiyor; Almanlar ise adeta bedavaya elde ettikleri bu insan gücünden vazgeçmek istemiyor.
Fonladıkları medya ve yetiştirdikleri monşerler aracılığıyla okulda adeta çete gibi hareket eden yapıyı öne sürmeleri bu yüzden.
İşte İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ve Okul Müdürü Hikmet Konar, bu çeteye boyun eğmeyip dik durarak devletimizin itibarını korudular.
Almanya’nın ülke dışında benzer statüye sahip yaklaşık 140 okulu var. Fakat sadece Türkiye’deki İEL “devlet lisesi”. Diğerleri oldukça pahalı özel liseler.
Yani bu ülkelerde parası olana Almanya’da üniversite kapısı açık. Oysa biz devletin tüm imkanlarını seferber edip yüksek burslar verdiğimiz çocuklarımızı kendi ellerimizle bir başka devletin hizmetine gönderiyoruz.
Atatürk maskesi ise her yerde olduğu gibi burada da toplumu manipüle etmenin bir aracı. Oysa Atatürk bunun gibi tüm yabancı okulları çıkardığı Tevhid-i Tedrisat Kanunuyla devletimizin uhdesine almıştı.
O gün de başta Fransa olmak üzere, İngiltere, İtalya ve ABD Türkiye’ye ültimatom gönderip “müfredata karışma” diyordu. Atatürk hiçbirisini dinlemedi. Bir gecede kapattığı sadece Fransız okullarının sayısı 38'di. Okullar ancak yabancı bayraklar ve haç gibi dini semboller binalardan kaldırılıp MEB’e “tamamen” bağlandıktan sonra yeniden açılabildi.
Ey eski çağların cihangir Asya ordularının kahraman askerlerinin torunları olan muhterem din kardeşlerim!
Beş yüz senedir yattığınız yeter!
Artık Kur'an'ın sabahında uyanınız.
Yoksa Kur'an-ı Kerîm'in güneşinden gözlerinizi kapatarak gaflet sahrasında yatmakla, vahşet ve gaflet sizi yağma edip perişan edecektir.
Tarihçe-i Hayat
SOYAĞACI GERÇEĞİ
ERDOĞAN'ın ,
MÜTHİŞ OYUNU📌
YAHUDİ ASILLI'LAR NASIL DEŞİFRE EDİLDİ ?
■ Uzun yıllardır Başbakanlık arşivinde çalışan bir hocamla sohbet ederken , Sn Recep Tayyip Erdoğan'ın arşiv merakından bahsetmiş...
"Asıl amacı devletin geçmişini öğrenmek" demişti.
■ Öncelikle 1934 yılında yapılan soyadı kanununu ele alalım.
■ Arasıra benim de faydalandığım Başbakanlık arşivi halka açılmadan önce, Erdoğan soyağacı ve soyadı ile ilgili tüm arşivleri araştırıp dijital ortama aktarılmasını tamamlattı.
■ Tabi ki bu Türkiye’deki SOYSUZLARI HEM RAHATSIZ ETTİ, HEM DE PANİKLETTİ.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Yunanistan ve Avrupa‘daki 100.000 lerce Yahudiyi Türkiye’ye getirip bunlara Ahmet, Mehmet , Ali , Zeynep, Fatma ... isimlerini vererek, bizlerden birileri gibi kamufle edip, başta İstanbul ve Batı illeri ağırlıklı olarak Türkiye’ye yerleştirip yaydılar.
Bir de soyadı kanunu ile bunlara Türk ve İslamî soyadları vererek gizlediler..
■ Türk Sanayisini , en verimli toprakları ve en güzel semtleri de bunlara teslim ettiler.
90 yıldır da Türk Sanayisi bunların elinde.
Hiç bir şekilde kendilerine rakip olacak milli sanayicilere izin vermediler.
Hem kendi güçlerini kullandılar; hem de Devletin gücünü kullanarak milli ve yerli sanayiyi hep kontrolde ve alt seviyede tuttular..
■ İkincisi Üniversitelerimiz ve Medya hep bunların kontrolleri altında kaldı.
■ Bu sayede Türk toplumunu hep kontrolleri altında tuttular.
■ Ta ki ARŞİVLER AÇILINCAYA KADAR.
Sn Erdoğan'ın Soyağacı çalışması bunları çokça rahatsız etti..
■ Tüm Kripto Yahudiler iyot gibi ortaya çıktılar... iki göbek öncesi yahudi oldukları ortaya çıktı.
Bu da bunların çıldırmalarına yetti.
■ Aslında bu olaydan sonra Sn. Erdoğan'a birçok kez meydan okudular.
Artık kendilerini gizlemeye gerek duymuyorlar sanki, biz daha güçlüyüz imasını açıkça belirtiyorlar.
■ SON TÜSİAD başkanlık seçimi bunun açık bir örneğidir.
Artık gizlemiyorlar. Hatta Türk bile olmayan Avrupa lı bir Yahudiyi TÜSİAD a başkan seçerek açıkça meydan okuyorlar.
Neyse biz konumuza dönelim.
■ Erdoğan bu durumu öğrendikten sonra ne yaptı :
1-) Bunların egemenliğindeki Medyayı sessiz ve sakince ellerinden aldı, medya güçlerini azalttı.
2-) Ellerindeki sanayi gücüne karşı yeni bir milli sanayi gücü oluşturdu.
3-) Savunma sanayindeki hiç bir çalışmayı bunlara teslim etmedi.
Gün geçtikçe etkilerini azalttı ve azaltmaya devam ediyor. ..
Bir de siyasi bir hamle yaparak tüm bu bilgi ve belgeleri Sn.Devlet Bahçeli'ye açarak Milli ve Güçlü bir cephe oluşturdu.
■ İŞTE BU DURUM İÇERDE VE DIŞARDA SİYONİST YAHUDİLERİ ÇILGINA ÇEVİRDİ.
Ellerinden gelse bu ülkeyi yakıp yıkacaklar ama güçleri yetmiyor...
■ En büyük hayal kırıklığı da Türkiye'nin Başkanlık sistemine geçmesiyle oldu.
■ Şimdi bu hainler ve içerideki piyonlarının tek ümitleri vardı. Şuan bunların Hepsi paket oluyor.
Ülkemiz Türkiye'ye Gezi kalkışmasının maliyeti 200 milyar $,
📍15 Temmuz'un maliyeti 350 milyar $
📍Pandeminin maliyeti 150 milyar $,
📍EYT'nin maliyeti 200 milyar $,
📍Depremin maliyetı 400 milyar $,
📍Terörün maliyeti 150 milyar $,
📍Toplam 1 trilyon 450 milyar $,
Bütün bunlar 10 yıl içerisinde gerçekleşti.
El insaf el Vicdan bu kadar ağır bir Yükün altından Hangi iktidar kalkabildi? Ya Chp iktidarda olsaydı ne olurdu?
Bu Ülkenin ve Milletin halini hiç
düşündünüz mü?
🚨Osmanlı tarihini çok araştırdım.
Ama şu 6.5 dakikanın
verdiği hazzı hiçbirinde bulamadım
Elin yabancısı
Osmanlıyı öyle bir anlatmış ki
İzledikten sonra
"Zulüm 1453'te başladı" diyenleri
Silkeleyesi geliyor insanın
Mutlaka izleyin..
Tam arşivlik..👇
🇹🇷Mutlaka Paylaşalım🇹🇷
Kur’an-ı Kerim okunmasının yasak olduğu dönemlerden, Ayasofya Camî'de Kur’an okuyan Cumhurbaşkanı dönemine…
Üstad Bediüzzaman'ın dediği gibi:
"Evet ümidvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sadâ, ��slâm'ın sadâsı olacaktır!"
Tarihçe-i Hayat - 133.sayfa 📕📖🕋
İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümünde, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferi ve bu kutlu müjdenin muzaffer kumandanı Fatih Sultan Mehmet Han’ı rahmet, minnet ve dualarla yad ediyoruz.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) asırlar öncesinden müjdelediği bu fetih; yalnızca bir şehrin surlarının aşılması değil, imanla yoğrulmuş bir medeniyetin dünyaya mühür vurmasıdır. İstanbul’un fethi; azmin, inancın, ilmin, cesaretin ve Allah’a tevekkülün tarihe altın harflerle yazılmış destanıdır.
Ecdadımız, fetihle birlikte adaletin, merhametin ve hoşgörünün bayrağını da İstanbul semalarına dikmiş; bu aziz şehri medeniyetlerin merkezi haline getirmiştir. Bizlere düşen görev ise bu büyük mirası korumak, gelecek nesillere aynı şuur ve sorumlulukla taşımaktır.
Fatih Sultan Mehmet Han başta olmak üzere, Akşemseddin Hazretleri’ni, İstanbul’un fethine omuz veren kahraman neferleri, alperenleri ve tüm ecdadımızı rahmetle yad ediyor; Rabbimden milletimizin birlik ve beraberliğini daim kılmasını niyaz ediyorum.
Merhum Adnan Menderes çok kibar bir insandı, onların yetiştiği ortamda yetişen, belki davranışlarında çok defa onlara benzeyen de bir insandı. Fakat onun o günün alçaklarından bir farkı vardı; imanı. Bu da onlar için onun darağacında sallanmasına yeterli bir sebepti. Bugün de Erdoğan'a CHPli Kemalistlerin, soysuz sanatçı müsveddelerinin ve İslâm düşmanı faşistlerin bu kadar kin ve öfke duyuyor olması ne ses tonundaki yükseklikten, ne de sert tavırlarındandır, tek sebep imanıdır. Dolayısıyla Erdoğan'daki iman, onların onu da hayallerinde, fırsat bulduklarında gelecekte darağacında sallandırmaları için yeterli bir sebeptir. İster yumuşak karakterli olsun, ister sert, bu iman onda olduğu sürece bu kirli zihniyet onu asla kabullenmeyecek.
#27Mayıs #KurbanBayramımızMübarekOlsun
#AdnanMenderes
#HasanPolatkan
#FatinRüştüZorlu
Sabah erken kalkan Müslüman ülkelerle ilgil veri yayınlıyor. Bu veriler başka şeyler söylüyor:
Dünyadaki en yüksek fahişelik oranları:
1-Tayland (Budizm)
2-Danimarka (Hıristiyanlık)
3-İtalyan (Hıristiyan)
4-Alman (Hıristiyan)
5-Fransız (Hıristiyanlık)
6-Norveç (Hıristiyan)
7-Belçika (Hıristiyan)
8-İspanya (Hıristiyanlık)
9-İngiltere (Hıristiyanlık)
10-Finlandiya (Hıristiyan)
🟥 Dünyadaki en yüksek hırsızlık oranı:
1-Danimarka ve Finlandiya (Hıristiyan)
2-Zimbabwe (Hıristiyan)
3-Avustralya (Hıristiyan)
4-Kanada (Hıristiyan)
5-Yeni Zelanda (Hristiyan)
6-Hindistan (Hinduizm)
7-İngiltere ve Galler (Hıristiyan)
8-ABD (Hıristiyan)
9-İsveç (Hıristiyan)
10-Güney Afrika (Hıristiyanlık)
🟥 Dünyanın en yüksek alkol bağımlılığı:
1) Moldovya (Hıristiyan)
2) Belarus (Hıristiyan)
3) Litvanya (Hıristiyan)
4) Rusya (Hıristiyan)
5) Çek Cumhuriyeti (Hıristiyan)
6) Ukrayna (Hıristiyan)
7) Andorra (Hıristiyan)
8) Romanya (Hıristiyan)
9) Sırp (Hıristiyan)
10) Avustralya (Hıristiyan)
🟥Dünyadaki en yüksek cinayet oranı:
1-Honduras (Hristiyan)
2-Venezuela (Hıristiyan)
3-Belize (Hıristiyan)
4-El Savador (Hıristiyan)
5-Guatemala (Hıristiyan)
6-Güney Afrika (Hıristiyanlık)
7-Saint Kitts ve Nevis (Hristiyan)
8-Bahamalar (Hıristiyan)
9-Lesotho (Hıristiyan)
10-Jamaika (Hıristiyan)
🟥 Dünyanın en tehlikeli çeteleri:
1. Yakuza (din yok)
2-Agberus (Hıristiyan)
3-Wah Singh (Hıristiyan)
4-Jamaika Patronu (Hıristiyan)
5-Primero (Hıristiyan)
6. Aryan Kardeşliği (Hıristiyan)
🟥 Dünyanın en büyük uyuşturucu çeteleri:
1-Pablo Escobar - Kolombiya (Hıristiyan)
2-Amado Carrillo - Kolombiya (Hıristiyan)
3-Carlos Leider Germain (Christian)
4-Griselda Blanco - Kolombiya (Hıristiyan)
5-Joaquin Guzman - Meksika (Hristiyan)
6-Rafael Caro - Meksika (Hristiyan)
Sonra İslam dünyadaki şiddet ve terörün sebebidir deniliyor ve inanmamızı istiyorlar.
Birinci Dünya Savaşı ' nı kim başlattı?
Müslümanlar değil..
İkinci Dünya Savaşı'nı kim başlattı?
Müslümanlar değil..
20 milyon yerli Avustralyalıyı kim öldürdü?
Müslümanlar değil..
Japonya 'da Nagasaki ve Horshima' ya kim nükleer bomba attı?
Müslümanlar değil..
Güney Amerika ' da yaklaşık 100 milyon kızılderili'yi kim öldürdü?
Müslümanlar değil..
Kuzey Amerika ' da yaklaşık 50 milyon kızılderili'yi kim öldürdü?
Müslümanlar değil..
Kim 180 milyondan fazla Afrikalıyı Afrika kölesi olarak kaçırdı, % 88 ' si öldü ve okyanuslara atıldı?
Müslümanlar değil..
Terörün veya terörün başlangıcı gayrimüslimler tarafından tanımlanmalıdır.
Müslüman olmayan bir terörist eylemi yapıyorsa suçtur ama müslüman tarafından işleniyorsa terörizmdir..
Çifte standart bırakılmalı..
O zaman sözlerimin hedefine ulaşabilirsin.. İslamımla gurur duyuyorum..
Müslüman olduğum için gurur duyuyorum..
İslam dinini terörizmle bağdaştırmak, kendi terörünü saklamaktır...