MOBBİNG VE HUKUKSUZLUK CEZASIZ KALMADI
Eşini üniversitede yer alan enstitüde sekreter yapan, daha sonra 'adrese teslim' ilan açarak Personel Daire Başkanlığı kadosuna getiren Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ hakkında Anadolu Eğitim Sendikası olarak başvurumuz üzerine soruşturma açılmış ve görevden uzaklaştırılmıştı. Ardından YÖK disiplin cezası vererek rektörlük görevinin kanunen son bulduğunu açıklamıştı.
Sadece rektörlüğü görevinin alınması yeterli değildi, yaptıkları hukuksuzluk kimsenin yanına kar kalmamalıydı.
Pamukkale Üniversitesinde sendikamızın müdahil olduğu ve 9 yıldır süren çeşitli hukuki süreçler sonuç verdi. Üniversitenin eski Rektörü Hüseyin Bağ tarafından üyemize uygulanmaya çalışılan hukuksuzlukların ve mobbingin karşılığı mahkûmiyet olmuştur.
Buradan bir kez daha belirtiyoruz ki her türlü hukuksuz uygulama ve tavır, Anadolu Eğitim Sendikasının mücadele azmi karşısında eriyecektir.
Üniversiteler eğitimin ve bilimin yuvalarıdır. Kimse üniversiteleri çiftliği zannetmemelidir. YÖK, rektörlerin keyfi uygulamalarına ve hırsları yüzünden akademik ortamı bozmalarına izin vermemelidir.
Öğretmenler “Kalsın” Diyor, MEB “Kaldıralım”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ara tatillerin kaldırılmasına yönelik açıklamaları eğitim camiasında ciddi bir tartışma başlatmıştır.
Daha önce yaptığımız çalışmada, sahanın gerçek sahipleri olan öğretmenlerimizin görüşlerini almıştık.
Ortaya çıkan sonuç açıktır. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu ara tatillerin devam etmesini istemektedir.
Ara tatiller; öğrenciler için dinlenme, öğretmenler için toparlanma imkânı sunan ve eğitim sürecinin verimliliğini destekleyen önemli bir uygulamadır.
Sayın Bakan’ın “takvim kaymayacak, sadece yer değiştirecek” açıklaması, meselenin yalnızca süre değil, eğitim sürecinin niteliği olduğunu değiştirmemektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrımızdır: Eğitim politikaları sahadaki öğretmenlerin görüşleri dikkate alınarak belirlenmelidir.
Aynı uygulamayı bir dönemde getirip başka bir dönemde kaldırmak reform değil, istikrarsızlıktır.
Eğitimde karar süreçleri ortak akılla yürütülmelidir.
#aratatil #öğretmen #öğrenci
Toplumu geleceğe hazırlayan eğitim sistemidir ve eğitimde yapılan hataların bedeli hemen değil, yıllar sonra ödenir.
Okullarda yaşanan sürecin elbette birçok boyutu var. Ama bilinmelidir ki biz bu noktaya bir günde gelmedik.
Biz ne yaptık?
➡️ Eğitimi öncelikle eğitimcilere emanet etmedik. Milli Eğitim Bakanlığını eğitimci olmayanlara teslim ettik.
➡️ Eğitimin her safhasında plansız, “yaptım oldu” anlayışıyla hareket ettik.
➡️ Çocukları düşünen, sorgulayan bireyler olarak yetiştirmek yerine adeta robotlaştırdık.
➡️ Öğretmeni; saygı duyulan, yol gösteren bir eğitimci olmaktan çıkarıp parmak sallanan, itibarsızlaştırılan bir bakıcı rolüne indirgedik.
➡️ Eğitimle ilgili alınan kararlarda eğitimcilere kulak vermedik. Sahadan kopuk, masa başı kararlarla sistemi yönettik.
➡️ Liyakati bir kenara bırakıp "benim adamım, bizim sendikadan" anlayışıyla kadroları doldurduk. Eğitim gibi hayati bir alanı ehliyetsizliğe teslim ettik.
➡️ Eğitimi geri plana ittik, sadece öğretime ve sınavlara odaklandık.
Beceri eğitimini, insan yetiştirmeyi ihmal ettik.
➡️ Herkesin öğretmen olabileceği algısını oluşturduk. Eğitim fakültelerini kontrolsüzce büyüttük, yetmedi formasyon dağıttık.
Sonuç olarak bir milyona yakın atama bekleyen öğretmen biriktirdik.
➡️ Toplumdaki ayrışma yetmedi;
öğretmen odasını da böldük:
ücretli, Piktesli, sözleşmeli, kadrolu, uzman, başöğretmen...
Aynı işi yapan insanları statülere ayırarak adaleti zedeledik.
➡️ Her 24 Kasım’da “eli öpülesi öğretmen” dedik, çiçeklerle, sözlerle günü kurtardık.
Ama ertesi gün yine aynı değersizliği yaşattık.
➡️ “Öğretmen çok tatil yapıyor” algısını yaydık. Toplum nezdinde itibarı aşındırdık.
➡️ Sınıfta ve okulda öğretmenin otoritesini zayıflattık. Ders geçmenin, kanaat puanının etkisini kaybettirdik. Öğretmene öğrenciyi okulda oyalama rolü verdik.
Öğretmenini görünce elini öpen nesilden, öğretmenini döven nesile geldik...
Ve daha nice yazamadığım sebepler...
Bugün gelinen noktada yaşanan şiddet, saygı kaybı ve çöküş; bu yanlışların kaçınılmaz sonucudur.
Büyük çoğunluk bu gerçekleri görmek istemese ve bu olayları sadece sanal oyunlara bağlasa da artık görmezden gelme lüksümüz yok!
Eğitimi yeniden inşa etmek zorundayız. Çünkü eğitim giderse, gelecek de gider.
Mehmet Alper ÖĞRETİCİ
Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı
Anadolu Eğitim Sendikası İnegöl temsilciliğinin çağrısıyla tüm sendikalar bayrak, flamaları olmadan velilerle birlikte eylem yaparak Türkiye’ye örnek oldu. https://t.co/9VO5ETHcjY
İstifa etmekte bir erdemdir.
Bu bir zafiyettir.
Bu vahşetin oluşmasında kimlerin en küçük bir ihmali ve kusuru varsa istifa etmelidir.
Size yakışan da bu olmalıdır.
#saldırı
Artan şiddet olaylarına karşı tepkimizi MEB önünde haykırdık!
Anadolu Eğitim Sendikası olarak okullarda artan şiddet olaylarına tepkimizi göstermek, çocuklarımızın, eğitim çalışanlarının ve okullarımızın geleceği için; Milli Eğitim Bakanlığı önündeydik.
Eğitim çalışanları olarak Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde, ülke genelinde ise eş zamanlı olarak İl Milli Eğitim Müdürlükleri önünde çocuklarımızın, eğitim çalışanlarının ve okullarımızın geleceği için HAYKIRDIK!
Artık söyleyecek söz kalmadı!
15-16 Nisan tarihlerinde aldığımız iki günlük İŞ BIRAKMA kararını 3 güne çıkararak 17 Nisan tarihinde de işe gitmiyoruz!
Artık ölmek istemiyoruz! Bu hafta okullara gitmiyoruz. Tüm velilerimiz de bu hafta daha duyarlı olmalı ve üzerlerine düşeni yapmalıdır.
#Kahramanmaraş
TÜM SENDİKALARA ÇAĞRI
Böyle vahim bir olayda eğitim sendikalarına düşen görev BİRLİKTE hareket etmektir.
Hayatı elinden alınan öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz hepimizindir.
Bu hafta hiç bir öğretmenimiz güvenli olmayan okula gitmemelidir.
Bu sadece öğretmenlerin ve öğrencilerin sorunu değildir!
Velilerimiz de bu tedirginlikten çıkabilmemiz için üzerine düşeni yapmalı ve çocuklarını bu hafta okula göndermemelidir.
Şu an MEB önünde Eğitim İş, Eğitim Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Anadolu Eğitim Sendikası olarak birlikteyiz. Bu birlikteliği genişletmeliyiz.
Sendika genel başkanları olarak bu tarihi sorumluluğu almalıyız.
Mehmet Alper ÖĞRETİCİ
@_aliyalcin_@TalipGeylan06@kademozbay_@KemalIrmak_@leventkuruoglu@oguzozat
#EgitimdeŞiddeteHayır
#Kahramanmaraş
Genel Başkanımız Mehmet Alper ÖĞRETİCİ bugün Şanlıurfa Siverek'teki bir okulda yaşanan şiddet olayı ile ilgili açıklama yaptı. Başkanımızın açıklaması şu şekilde;
"Şanlıurfa Siverek'te yaşanan bu olay okullarımızın ne kadar güvensiz olduğunun ne yazık ki kanıtıdır.
10 öğrenci ve 4 öğretmenin yaralı olduğu bilgisi valilik tarafından paylaşıldı.
Elini kolunu sallayanın, en değerlilerimiz olan çocuklarımızın bulunduğu okula girmesi kabul edilemez!
Bu durum kınamakla çözülecek bir olay değildir!
Dün açıkladığımız anketimizde öğretmenlerimizin %87'si kendini okulda güvenliki hissetmiyor demiştik.
Her okula g��venlik görevlisi şarttır!
Öğrenci ve öğretmenlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum."
Şanlıurfa Siverek'te yaşanan bu olay okullarımızın ne kadar güvensiz olduğunun ne yazık ki kanıtıdır.
10 öğrenci ve 4 öğretmenin yaralı olduğu bilgisi valilik tarafından paylaşıldı.
Elini kolunu sallayanın, en değerlilerimiz olan çocuklarımızın bulunduğu okula girmesi kabul edilemez!
Bu durum kınamakla çözülecek bir olay değildir!
Dün açıkladığımız anketimizde öğretmenlerimizin %87'si kendini okulda güvenliki hissetmiyor demiştik.
Her okula güvenlik görevlisi şarttır!
Öğrenci ve öğretmenlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum.
NE DEPO OKUL, NE GEZİCİ ÖĞRETMEN!
ÇÖZÜM: Teşvik becayiş ile birlikte adil ve öngörülebilir atama sistemi
Bakanlığın norm fazlası öğretmenler için ortaya koyduğu modeller, sistemsizliğin yükünü öğretmene yüklemekten başka bir anlam taşımamaktadır.
“Depo okul” uygulamasıyla @tcmeb
Anadolu Eğitim Sendikası olarak 4329 öğretmenimize yaptığımız anket sonucuna göre;
Öğretmenlerimiz emekli olduktan sonra da çalışmak zorunda.
Emekli olduktan sonra ek gelire ihtiyacınızın olur mu? Sorusuna öğretmenlerimiz % 1,2 hayır % 98,8 evet cevabını verdi. Sınıfta ders anlatan öğretmenlerimiz ya pazarda ya başka işlerde çalışmak zorunda kalarak zor günler yaşayacağını görüyor.
Emekli öğretmenlerimiz çalışan öğretmenlere ‘Sakın emekli olmayın.’ diyor.
Çevrenizde emekli olan eğitimciler yaş sınırını beklemeden emekli olmanızı tavsiye ediyor mu? sorusuna öğretmenlerimiz %98,5 hayır %1,5 evet cevabını verdi. Emeklilik şartlarının ağırlığını yaşayan öğretmenlerimizin bu feryadı içler acısıdır.
https://t.co/iW5mS4VaRU…
*ÖĞRETMENLERİMİZ NEDEN EMEKLİ OLAMIYOR?
*EKONOMİK DURUMLARI NEDİR?
*OKULLARINDA GÜVENDELER Mİ?
Bu sorulara ışık tutacak anketimize desteğinizi bekliyoruz.Bu anket sorunların daha somut hale gelmesini sağlayacak.Geleceğimizi daha iyi planlayabilmek için dolduralımve paylaşalım.
İstiklal Marşı’mızın Kabulünün 105. Yılı Kutlu Olsun🇹🇷
Bugün İstiklal Marşı’mızın Milli Marş olarak kabulünün 105. yıl dönümü. Büyük Türk milletinin Mustafa Kemal öncülüğünde bağımsızlık meşalesinin alevlendiği, esaret zincirlerini koparmak, ayağa kalkmak için kendisinde var olan gücüne inancının arttığı bir gün.
23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığında ülke toprakları işgal altındadır. Mondros Ateşkes hükümleri çerçevesinde İstanbul Hükümeti orduyu terhis etmiştir. Meclis yeni bir ordu kurmak için gayret etmekte, orduya moral vermek için gazetelerle halkı direnmeye, birlik olmaya davet etmektedir. Gazeteler cephelere gönderilerek ordunun cesaretlenmesi sağlanmaya çalışılmaktadır. Mitingler yapılmakta, camilerde vaazlar verilmektedir. Ancak bu mücadele bir marş ile taçlanmalıdır. Gazetelere duyurular yapılır ve Milli Marş yazma yarışması düzenlenir. Son şiir gönderme tarihi olan 23 Aralık 1920’ den sonra Milli Eğitim Bakanlığı güfteleri incelemiş ancak içlerinde İstiklal Marşı olabilecek bir eser bulamamıştır. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, Mehmet Akif’in marşa ödül koyulması nedeniyle katılmadığını öğrenince şaire yazdığı mektupta ödül konusunun uygun bir şekilde çözümlenebileceğini belirtir ve yarışmaya katılmasını ister. Böylece 724 şiirin arasından para ödülünün kaldırıldığı bilgisi üzerine yarışmaya katılan Mehmet Akif’in Türk ordusuna ithaf ettiği şiir birinci seçilir. İstiklal Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hakimiyet-i Milliye’de yayımlanır. İlk yayınından 12 gün sonra da Konya’ da Öğüt gazetesinde yayımlanır. İstiklal Marşı Anadolu’da büyük ses getirir. 12 Mart 1921 Cumartesi günü Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta alkışlanarak dinlendikten sonra saat 17:45’te ulusal marş olarak kabul edilir.
İstiklal Marşı, varlık-yokluk mücadelesi veren bir milletin can suyu olmuş, dağılmaya yüz tutmuş milletin aynı hedef doğrultusunda birleşmesini sağlamıştır. Bağımsızlığı bir ruh olarak tarihte var olduğu günden bu yana yaşatan Türk milleti, esaret zincirlerini paramparça ederek, kükremiş bir sel gibi önüne konan bentleri aşmıştır. Bunu yaparken adeta milli bir yemin ederek İstiklal Marşı’nın sözlerinde hayat bulmuştur. “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bu marş bizim inkılabımızı anlatır, inkılabımızın ruhunu anlatır. Bunu ne unutmak ne de unutturmak lazımdır. İstiklal Marşı’nda, istiklal davamızı anlatması bakımından büyük bir manası olan mısralar vardır. Benim en beğendiğim yeri de burasıdır: ‘Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl!’ Benim, bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar, işte bunlardır. Hürriyet ve istiklal aşkı bu milletin ruhudur.
Tarihe bakın, bütün milletlerin bir esaret ve hürriyetsizlik devri geçirdikleri bir hakikattir. Dünya tarihinde, fasılasız, hürriyet ve istiklalini muhafaza ve müdafaa etmiş bir millet vardır: Türkler İstiklal Marşının bu pasajını oluştururlar. Asırlar boyunca söylenmeli ve bütün yar ve ağyar anlamalıdır ki; Türk’ün Mete hikayesinde olduğu gibi her şeyi hatta en mahrem hisleri bile tehlikeye girebilir; fakat hürriyeti asla! Bu pasajı her vakit tekrar ettirmek, bunun için lazımdır. Bu demektir ki efendiler, Türk’ün hürriyetine dokunulamaz.” sözleri İstiklâl Marşı’mızın milletimiz için ne anlam ifade ettiğini belirten sözlerdir.
Hepimizin göğsünü kabartan bugünde ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın’ diyerek sonsuza kadar sürecek bir bağımsızlık aşkının, Türk milletin gönlündeki duyguların tercümanı olan Mehmet Akif Ersoy’u, İstiklal mücadelemizin kahramanı Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyoruz.
Anadolu Eğitim Sendikası Genel Merkezi
#12MartİstiklaMarşınınKabulü
Her geçen gün büyüyen bağımsız sendikal mücadelemize, etiketlenmeden , siyaseten bağımsız mücadelemize tüm eğitim çalışanlarını davet ediyoruz.
21 yıldır çizgisini bozmayan, tüzükte değil gerçekte bağımsız mücadelemize sen de katıl.
Sen Yoksan 1 Eksiğiz!
https://t.co/lenMnSSsXn
AES: 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
“Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.”
Mustafa Kemal Atatürk
8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Grevde can veren kadın işçilerin anısını yaşatmak ve verdikleri emek mücadelesini hatırlatmak için her 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında fedakârlıklarıyla yeniden devlet kurma yükünü paylaşan Türk kadınının dünyaya örnek teşkil edecek şekilde yetişmesi ve toplumsal hayat içerisinde yerini alması için döneminin en ileri adımlarını atmıştır. Türk kadınına verilen haklar Cumhuriyetimizin önemli kazanımlarından biri olmuştur
Kadın haklarına verilen önem, bir toplumun medeniyet düzeyinin en önemli göstergelerinden biridir. Kadının toplumsal hayatın her alanına güçlü bir şekilde katılabilmesi, toplumların gelişimi ve daha hızlı kalkınması bakımından temel bir gereksinimdir.
Anadolu Eğitim Sendikası insan olmanın önemini vurgular.
Anadolu Eğitim Sendikası kadınlarımız yaşadığı sorunların, ayrıştırıcı dil kullanarak değil kadın-erkek omuz omuza örgütlü mücadele vererek çözüleceğine inanır.
Anadolu Eğitim Sendikası Türkiye’nin aydınlık yüzü olan kadınlarımızın sesinin sadece 8 Mart’ta değil, her gün duyulması gerektiğini bilir ve bunun için çalışır.
Çalışan, üreten, yetiştiren, hayallerinin peşinden cesaretle giden, hayatın ağır yüklerini omuzlarında taşıyan, elinin emeğini gözünün nuru ile birleştiren, kalplerine kocaman sevgileri sığdıran ve asla pes etmeyen umut kaynağı olan kahraman kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyoruz.
Anadolu Eğitim Sendikası
#8martdünyakadınlargünü
Bugün meslektaşımız Fatma Nur Çelik Öğretmenimizi memleketi Konya’dan ebediyete uğurladık. Yüreğimiz yanıyor…
Bir öğretmeni kaybetmek; bir sınıfın ışığını, bir çocuğun umudunu, bir toplumun vicdanını kaybetmektir. Eğitim ortamlarında artan şiddet artık görmezden gelinemez. Öğretmenin güvenliği sağlanmadan eğitimin niteliğinden söz edilemez.
Anadolu Eğitim Sendikası olarak bir kez daha çağrımızı yineliyoruz:
Okullarımızda güçlü ve kalıcı güvenlik önlemleri alınmalı,
Öğretmenin itibarını zedeleyen uygulamalara son verilmeli,
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı caydırıcı ve hızlı yaptırımlar uygulanmalıdır.
Fatma Nur öğretmenimizin cenaze törenine katılarak son görevimizi yerine getirdik.
Aziz hatırası önünde sözümüzdür; başka canımızı kaybetmemek için öğretmenin itibarını savunmaya daha güçlü devam edecek, şiddete asla sessiz kalmayacağız.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Ailesine ve tüm eğitim camiamıza sabır diliyorum.
#ÖğretmenSahipsizDeğildir
#Öğretmeneşiddetehayır
Milli Eğitim Bakan Yusuf TEKİN, 180 iş günü hedefine ulaşmak için ara tatillerin revize edilebileceğinin sinyalini verdi.
Bir öğretmen olarak görüşünüz nedir?
Sizce ara tatiller kaldırılmalı mı?
#meb#öğretmen#aratatil
📌 MEB Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 9 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
📊 Hizmet puanı hesaplamasından il içi sıra tayinine kadar birçok alanda değişiklik var.
❗️Ancak "ROTASYON GELDİ" ifadesine dikkat etmek lazım.
Bu madde zaten eski yönetmelikte de vardı, sadece uygulanmıyordu. Yeniymiş gibi algılanmasın.
🔍 Yönetmeliği ilgili birimlerimiz detaylıca inceleyecek, yakında kapsamlı bir değerlendirme paylaşacağız.