insan sürekli olarak duvara karşı konuşursa bir yerden sonra ansızın vazgeçer konuşmaktan. sıkıntısı geçtiğinden değil, bir anlamı olmadığından. konunun duvarla bir ilgisi yok.
sanki orta yerde bir ağrı varmış da, ağrının taşınması için bir bedene ihtiyaç doğduğundan ben var olagelmişim gibi. ağrı, kendisini benim varlığım yoluyla ifade etmiş gibi. ve sanki bundan hiçbir zaman kurtulamayacakmışım gibi.