Genel Başkanımızın hepinize çok selamlarını getirdim. Genel Başkanımızdan aldığımız güçle haklı mücadelemizi başlatmış bulunmaktayız. #EylemseEylemGrevseGrev
Sınırları kaçak akımına kapatmayanlar, Türk kızlarının sokaklarda taciz edilmesini engellemeyenler, Türk gençlerinin dövülmesini, yaralanmasını, öldürülmesini durduramayanlar, bu olayların haber yapılmasını ve eleştirilmesini engellemek için Ergenekon kumpası yöntemleri ile Türkleri susturmak için gazetecileri ve sosyal medyacıları hapse kapatıyorlar. Önce savcı değişiyor. Yeni savcı ne tesadüf mülteci hukuku konusunda kitap yazmış ve sığınmacıları korumak bizim tarihi geleneğimiz diyen bir savcı. Siber suçlar dairesi yaptıkları incelemelerde hiç bir suç tespit etmemişler. Raporlar böyle. Gözaltına alınanların avukatları “Bizden neyi savunmamızı istiyorsunuz? diye sormak zorunda kalıyorlar. Polis ifadelerinden sonra savcı ifade BİLE ALMADAN polis ifadesi ile hakime tutuklanma isteği ile sevk ediyor. Suriyelileri memnun etmek için Türkler TUTUKLANIYOR. Verilen mesaj 13 milyon sığınmacı kaçak konusunda konuşmayacaksınız, yenilerinin gelmesine itiraz etmeyeceksiniz. Atatürk’ün izinde vatanımızı ve ailemizi savunacağız. @zaferpartisi
"İklim Kanunu'na Hayır" diyen Siyasî Partiler... ⤵️⤵️
📌 Vatan Partisi
📌 Yeniden Refah Partisi
📌 Zafer Partisi
Bu mesele;
85 Milyon vatandaşımızın ortak geleceğini, üretim, tarım ve hayvancılığımızı ilgilendiren önemli bir meseledir.
Sürece destek veren tüm siyasi partilere teşekkür ediyorum.
#İklimKanununaHayır
İklim değişikliği kanun taslağı hakkında Zafer Partisinin Açıklaması: Geri Çekilmelidir
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlı��ı tarafından hazırlanan kanun taslağı Avrupa Birliği tarafından hazırlanmış tercüme kokan bir kanun taslağıdır. Öncelikle ifade edelim ki, bu yasanın adı yanıltıcıdır. Bu yasa iklim değişikliği yasası değil karbon piyasası yasasıdır. TBMM bu kanun taslağını asla ve kat’a onaylamamalıdır, geri çevirmelidir. Bu kanun eğer TBMM’nden geçerse oluşturulacak olan Emisyon Ticaret Sistemi ile Türk çiftçisi ve kobiler başta olmak üzere gerçek üretici AB şirketleri karşısında rekabet edebilme şanslarını kaybedecekler ve karbon alım satımı gibi bir piyasa ile ve yeni bir vergileme usulü ile baş başa kalacaklardır.
Kyoto Protokolünü imzalamış olan Türkiye’nin sera gazı emisyonları bağlamında tarihi bir sorumluluğu mu vardır? Türkiye kişi başı emisyonları bakımından ortalamanın çok altındadır. Türkiye’nin ek dışı ülke olarak iklim değişikliği ile mücadelede daha etkin katkı sağlayacağı inancı daha önce uluslararası camiada paylaşılmış olmasına rağmen şimdi alelacele tamamen dışarıda hazırlandığı anlaşılan bir kanun çıkarılarak Türk ekonomisi üzerine yeni bir yük bindirilmesi kabul edilemez.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kazdağları yok edilirken, İliç’te devasa siyanür havuzunun çevreyi tahribatı ve meralarımızı yok etmesi bütün dünyanın gözü önünde cereyan ederken, Akbelen’de karbon emilimi bakımından asırlık özelliği ile en etkin ormanlarımız yok edilirken, asbestli gemiler Aliağa önlerine gelirken, Türkiye’nin birçok yerinden iklim değişikliği ile mücadelede yapılması gerekenleri yapmayıp emisyon ticaret piyasası ile kurulacak müphem bir kurul hangi sorunu çözecektir? Üstelik bu kurulda hiçbir çiftçi kuruluşu ve gerçek üretici yoktur. Ergene havzası kirletilirken ve Ergene üzerindeki atık arıtma tesislerinin işlevi yerine getirilmeden dünyanın en önemli iç denizi Marmara’mızın kirletilmesine bu piyasa spekülasyondan başka ne katkı sağlayacaktır?
HERKES BİLMEKTEDİR Kİ; karbon emiliminde ve sera gazı emisyonları bağlamında okyanuslarda sıcaklığın artması, yağmur ormanlarının katledilmesi, kutupların erimesi gibi sorunlar küresel asıl sorunlardır. Küresel sorunlara karşı küresel bir mücadele verilmesi gerektiği fikri milliyetçiliğin tek adresi olan Zafer Partisi’nin inkâr ettiği bir mesele değil bizatihi katıldığı ve katkı vermek istediği bir meseledir. Su ve toprak kaynaklarımızı korumak, üreticimizin yanında yer almak, tarım alanları amaç dışı kullanılırken çiftçilerimizle omuz omuza mücadele vermek, Develi’de madencilerimiz zehirlenirken onların davasını üstlenmek yanında Zafer Partisi elbette iklim değişikliği ile mücadelede ve küresel ısınmanın getireceği yeni göç dalgalarına karşı tedbir almak adına insanlığın verdiği mücadelenin yanındadır.
Hazırlanan Kanun taslağı ile iklim değişikliği ile mücadelede ne gibi eylem planları ortaya konduğu muğlaktır. Devlet Planlama Teşkilatı kapatılmış bir yönetişimin bu kanun ile işlevi doğru dürüst tanımlanmamış bir üst kurul marifetiyle iklim değişikliği ile mücadele yürütmesi mümkün değildir. Bu kurulun bu iktidar zamanında çevresel adaleti yerine getirme ihtimali sıfırdır. Kanunda hakkaniyet kavramı yoktur.
Ticareti yapılan her ürünün pazarı da olacağı için ETS üzerinden zaten kırılgan olan ekonomimiz üzerinde yabancı firmaların karbon alım satım ve kredileme marifetiyle yönlendirmesine açık bir ortam oluşacağı kesindir. Avrupa ile daha yoğun ticaret yapan bazı firmaların ve kuruluşların bu kanun taslağına verdiği desteğin sebebini az çok anlayabiliyoruz. Fakat şurası da muhakkak ki, Avrupa’nın Türk firmalarına karbon vergisi uygulamasından çekinerek adı geçen kuruluşların bu kanuna destek vermesinin bir de kimi yabancı yatırımcıların karbon kaçağı olan ülkelere yöneleceğinı hatıra getirmeleri gerekir.
Bugün aşıyı üreten firmanın CEO’su bile sorulara cevap veremiyor, kaçacak yer arıyor. Bize hakaret eden, linç kampanyaları düzenleyen, küfreden, “köpek gibi aşılanacaksınız” diyen aşı pazarlamacıları da adalet önünde hesap verecek! Nasıl paniğe kapıldıklarının farkında mısınız?
Chemtrails anlaşmasını Rusya 🇷🇺 fesh etmiştir💬Bu güneşi perdeleme adı altında yapılan kimyasal hava operasyonunu TÜRK 🇹🇷 MİLLETi
olarak istemiyoruz,Rusya 🇷🇺gibi anlaşmanın iptalini istiyoruz 💬
@Osmanunsal58 Kılıçdaroğlunu savunmak için demiyom ama zamanında millet vekili adayı olduğunuz partinin genel başkanı 14 asır önce gelen hükümler şimdi geçerli olmaz demişti